Son Dakika

Bankacılık Sektörü Geleceğe Hazır: Dijitalleşme ve Üretim Odaklı Krediler Ön Planda

BDDK Başkanı Kavcıoğlu ve TBB Başkanı Çakar, bankacılık sektörünün geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Dijitalleşme, yapay zeka ve üretime yönelik kredi kullanımı öne çıkarken, enflasyonla mücadele vurgusu yapıldı.

Yönetici3 dakika okuma0 görüntülenme
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu konuşma yaparken
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu konuşma yaparken
Paylaş:

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı'nda konuşan BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu ve TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün mevcut durumu ve geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Küresel belirsizliklere rağmen güçlü yapısını koruyan sektörün, gelecek dönemde sorumluluklarının ve fırsatlarının artacağını belirten Kavcıoğlu, tasarrufları yatırıma ve kaynağı üretime dönüştürmenin temel mekanizması olarak bankacılık sisteminin rolüne dikkat çekti.

Sektörün Direnci ve Sorumlulukları

BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu, küresel ve bölgesel olumsuzluklara rağmen bankacılık sektörünün güçlü sermayesi ve risk yönetimi tecrübesiyle ekonominin önemli dayanaklarından biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Sektörün sağlamlığını korumak için zayıflayan noktaları zamanında tespit etmenin gerekliliğini vurgulayan Kavcıoğlu, reel sektör ve hane halkının finansal güçlüğe düşmesini önlemek amacıyla gelişmeleri yakından izleyeceklerini ve gerekli politika adımlarını atacaklarını belirtti. Kavcıoğlu, gelecek dönemin bankacılık sektörü için hem sorumluluğun hem de fırsatların arttığı bir dönem olacağını söyledi. Tasarrufu yatırıma, kaynağı üretime dönüştüren temel mekanizmanın bankacılık sistemi olduğunu hatırlatan Kavcıoğlu, sektörün sadece fon sağlamakla kalmayıp, doğru projeyi, doğru üreticiyi ve verimli yatırımı önceleyen bir yönlendirme işlevi üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. Büyümeyi destekleyici ve istihdamı artırıcı alanlarda kredi kullanımının önemine değinen Kavcıoğlu, kaynağın üretime, ihracata ve verimlilik artışı sağlayan yatırımlara yönelmesinin hem büyüme hem de aktif kalitesi açısından belirleyici olacağını vurguladı.

Dijitalleşme ve Yapay Zeka Dönemi

Sektörün dönüşüm gündeminde dijitalleşme ve yapay zekanın ilk sırada yer aldığını belirten Kavcıoğlu, yapay zekayı artık geleceğin konusu değil, bankacılık sektörünün günlük işleyişinin bir parçası olarak görmenin gerektiğini söyledi. Kredi süreçlerinden dolandırıcılık tespitine, müşteri deneyiminden risk analizine kadar birçok alanda bu teknolojinin kullanıldığını ifade eden Kavcıoğlu, teknolojik gelişimin bankacılıkta güven duygusunu artırması ve olası tedirginlikleri ortadan kaldırması gerektiğini kaydetti. Hız kazanırken alınan kararların açıklanabilirliğinin, veri güvenliğinin korunmasının ve denetlenebilirliğin kaybedilmemesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Uluslararası Uyum ve Sürdürülebilirlik

Kavcıoğlu, Türk bankacılık sektörünün uluslararası seviyede söz sahibi olduğunu ve mevzuatlarının Basel standartlarına uyumlu bulunarak uluslararası alandaki güvenilirliğinin tescil edildiğini belirtti. İstanbul Finans Merkezi vizyonu kapsamında uluslararası düzenlemelerle uyumu önemsediklerini kaydeden Kavcıoğlu, hedeflerinin AB ile eş zamanlı ilerleyen bir uyum sürecini hayata geçirmeye devam etmek olduğunu söyledi. Finansal sektörde sürdürülebilirliğin de gelecek dönemin önemli gündemlerinden biri olacağını hatırlatan Kavcıoğlu, AB'nin sınırda karbon düzenlemesinin Türkiye için doğrudan rekabet gücü meselesi olduğunu ifade etti. Kurum olarak bu dönüşümü ölçülebilir kılmak için Yeşil Varlık Oranı düzenlemesi gibi adımlar attıklarını anlattı.

Enflasyonla Mücadele ve Büyüme Hedefi

TBB Başkanı Alpaslan Çakar, dünya ekonomisindeki belirsizliklere, jeopolitik gerginliklere ve korumacılığın yükselmesine dikkat çekti. Bu gelişmelerin küresel ticarette yavaşlamaya, emtia fiyatlarında bozulmalara ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtığını belirtti. Türkiye ekonomisinin Orta Vadeli Program ile finansal istikrarı sağlama yolunda önemli adımlar attığını vurgulayan Çakar, ülkenin şoklara karşı daha dirençli bir yapıya ulaştığını, enflasyonun düşme eğilimini sürdürdüğünü ve risk priminin iyileştiğini gözlemlediklerini söyledi. Ekonomi yönetiminin hızlı ve koordineli reaksiyon vererek kalıcı hasar oluşmasını engellediğini ifade eden Çakar, en önemli sorunları olan yüksek enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesine yönelik dezenflasyonist önlemleri, sürdürülebilir cari dengeyi, bütçe disiplinini ve yapısal dönüşümü hedefleyen politikaları güçlü şekilde desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

Sektörün Finansal Gücü ve Kredi Kullanımı

Çakar, bankacılık sektörünün dengeli bilançosu, yetkin insan kaynağı, etkin ödeme sistemleri ve teknolojik adaptasyon kabiliyetiyle Türkiye'de pozitif ayrışan bir yapıda olduğunu söyledi. Sektörün tasarrufları verimli değerlendirerek büyümenin finansmanına katkı sağladığını dile getiren Çakar, para politikasının tamamlayıcı unsuru olan makro ihtiyati önlemlere tam uyum sağladıklarını ve mevcut ekonomik programa güçlü destek verdiklerini belirtti. Nisan 2026 itibarıyla bilanço büyüklüğünün 50 trilyon lirayı aştığını ve milli gelire oranının yüzde 70 olduğunu aktardı. Sektörün kredi hacminin yıllık bazda yüzde 39 artarak 25 trilyon lirayı aştığını, ticari kredilerin toplam kredilerin yüzde 75'ini oluşturduğunu ve KOBİ'lere kullandırılan kredilerin toplam kredilerin yüzde 27'sini bulduğunu açıkladı. İmalat sanayinin en çok ticari kredi kullanan sektör olduğunu da sözlerine ekledi.

Aktif Kalitesi ve Sürdürülebilirlik

Çakar, sektörün sürdürülebilirlik konusunda da öncü ve destekleyici konumda olduğunu belirterek, sanayiciye sunulan Yeşil Dönüşüm Kredileri'nin toplam ticari portföy içindeki ağırlığının arttığını söyledi. Dış belirsizlikler ve tedarik zincirindeki zorluklara rağmen, Nisan 2026 itibarıyla takip oranının yüzde 2,8 ile makul ve yönetilebilir düzeyde olduğunu ifade etti. Bankaların, tahsili gecikmiş alacaklarını müşterilerinin nakit akışlarına uygun olarak yeniden yapılandırarak yardımcı olduğunu da bildirdi. Sektörün ihtiyatlı yaklaşım sergilediğini ve özel karşılık oranının yüzde 75, genel karşılık oranının ise yüzde 17 seviyesinde olduğunu kaydetti.

Paylaş: