Yaşlılar Huzurevi İçin Ölüm Sırası Bekliyor: Kapasite Yetersizliği Derin Sorun Yaratıyor
Türkiye'de 8,7 milyon yaşlı nüfusa karşılık sadece 38 bin huzurevi kapasitesi bulunuyor. Kamu kurumlarındaki yerler için ölüm sırası beklenirken, özel huzurevlerinin yüksek ücretleri aileleri çaresiz bırakıyor.

Türkiye'de yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte huzurevi ihtiyacı da giderek büyüyor. Ancak mevcut kapasite, talebi karşılamaktan çok uzak. Ülkemizde yaklaşık 8,7 milyon yaşlı vatandaş bulunurken, toplamda 450 civarında olan huzurevinin kapasitesi yalnızca 38 bin kişiyi ağırlayabiliyor. Bu durum, yaşlıların barınma ve bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında ciddi sorunlara yol açıyor.
Kamu Huzurevlerinde Yer Bulmak İmkansız Hale Geldi
Devlete ait 170 huzurevinde yer bulabilmek, adeta bir ölüm sırasını beklemeye dönüştü. Vatandaşlar, bu kurumlara kabul edilmek için bir başka sakinin vefat etmesini beklemek zorunda kalıyor. Kamu huzurevlerine kabul edilenlerden aylık yaklaşık 20 bin lira civarında bir ücret talep ediliyor. Bu miktar, birçok emeklinin maaşının tamamına denk geliyor. Bazı yaşlılar, yer bulabilmek için evlerini veya tarlalarını bağışlama yoluna gitse de, sıra bir türlü gelmiyor.
Özel Sektörün Yüksek Ücretleri Aileleri Zorluyor
Devlet kurumlarında yer bulamayan vatandaşlar için özel sektör huzurevleri bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ancak bu kurumların aylık ücretleri, aileleri büyük bir mali yük altına sokuyor. Özel huzurevlerinde aylık fatura, oda tipine ve sunulan hizmetlere göre 100 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu astronomik rakamlar, pek çok aileyi çaresizlik içinde bırakırken, bazıları babalarının bakımı için evlerini satmak zorunda kalıyor.
Ankara'da yaşayan 66 yaşındaki Gülin Hanım, 93 yaşındaki annesi için hem maddi hem de fiziksel olarak zorlandığını belirtiyor. Annesinin huzurevine yerleşmesi için başvurduklarını ancak yer bulamadıklarını söylüyor. "Ben 66 yaşındayım. Artık kaldır, oturt, yemek yedir, yıka... Gerçekten zorlanıyorum. Anneme bakmak daha zor. Huzurevlerinde yer, sıra bulamadık. Önce sağlık raporu istiyorlar. Hal böyle olunca da geriye sadece özel huzurevleri kalıyor. Özellerin fiyatı da ateş pahası," diyerek yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor.
Bakıma Muhtaç Yaşlılar İçin Çözüm Yok
Özellikle bakıma muhtaç hale gelen yaşlılar için durum daha da vahim. Hastanede kalamayan ancak huzurevlerinin de bakım kapasitesinin yetersiz kaldığı durumlarda, aileler çaresizce çözüm arayışına giriyor. Özel huzurevleri, bakıma muhtaç kişilere yönelik daha yüksek standartlarda hizmet sunsa da, bu hizmetin bedeli birçok aile için karşılanamaz düzeyde.
İstanbul'da yaşayan Hilmi Bey, Alzheimer hastası babası için özel bir huzureviyle görüştüğünü ve aylık 100 bin lira civarında bir ücretle karşılaştığını anlatıyor. Maddi imkanlarının olduğunu düşünse de bu rakamın beklentilerinin çok üzerinde olduğunu ifade eden Hilmi Bey, "Babam için Ankara'daki evimizi sattık. Zaten onun emeğiyle alınmıştı ama kalsa kalırdı yani, hatıralarımız falan vardı. Şimdi Ankara'da babamı defnettik, bir şey kalmadı. Hadi bizim imkanımız vardı, dayandık ettik. Ya olmayanlar?" diyerek benzer durumda olanların yaşadığı zorluklara dikkat çekiyor.
Huzurevlerinde de Huzur Bulmak Zor
Huzurevlerine yerleşebilenler için de süreç her zaman güllük gülistanlık olmuyor. Aysel Hanım, pandemi döneminde huzurevine girmeyi reddettiğini ancak şimdi başvurduğunda en erken 3 yıl sonra sıra gelebileceği bilgisini aldığını söylüyor. Yaşlıların akranlarıyla bir arada olması, sosyal aktiviteler gibi olumlu yönleri olsa da, ilerleyen yaşın getirdiği sağlık sorunları ve yaşamın zorlukları huzurevi ortamını da psikolojik olarak yıpratıcı hale getirebiliyor.
Türkiye'de yaşlanan nüfusun barınma ve bakım ihtiyacının acil bir şekilde ele alınması gerekiyor. Mevcut politikaların, artan yaşlı nüfusun taleplerini karşılayacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi ve hem kamu hem de özel sektörde daha erişilebilir ve nitelikli huzurevi hizmetlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.



