Temmuz Ayı Zamları: Emekçiler ve Emekliler Yoksullukla Karşı Karşıya
TÜİK verilerine göre ilk beş ayda enflasyon yüzde 16,61'i aşarken, iktidarın temmuz ayında milyonlarca emekçi ve emekliye gerçek bir zam yapmamak için çeşitli yollara başvurduğu belirtiliyor. Asgari ücrete ara zam ihtimali ortadan kalkarken, kamu çalışanları ve emekliler enflasyon ve vergi yükü altında ezilecek.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan mayıs ayı verilerine göre, yılın ilk beş ayında enflasyon yüzde 16,61'e ulaştı. Bu durum, milyonlarca çalışanı ve emekliyi yakından ilgilendiren temmuz ayı zam döneminde yaşanacak olası gelişmelere dair endişeleri artırıyor. Hükümetin, çalışanların alım gücünü koruyacak gerçekçi zamlar yerine, enflasyonun altında kalan artışlarla yetinilmesini sağlayacak adımlar atmaya hazırlandığı öne sürülüyor.
Bu çerçevede, asgari ücrete yıl içinde ikinci bir zam yapılmasının kapılarının tamamen kapandığı belirtiliyor. Kamu çalışanları ve emekliler ise, toplu sözleşme süreçleri ve resmi enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığı iddiaları arasında, enflasyon ve vergi kesintilerinin oluşturduğu baskı altında yeni bir ekonomik zorluk dönemiyle karşı karşıya kalabilir.
Emeklilere 'Makyajlı' Enflasyon, Memurlara Enflasyon Altında Zam
Yasal düzenlemeler gereği, her yıl temmuz ayında kamu çalışanlarının maaşları ve emeklilerin aylıkları yeniden belirleniyor. İşçi emeklileri, temmuz ayı başında açıklanacak resmi enflasyon oranında bir artış alacaklar. Ancak bu artışın, hayat pahalılığının etkilerini ne kadar karşılayacağı konusunda soru işaretleri bulunuyor.
Kamu çalışanları ve emeklileri için durum daha da karmaşık bir hal alıyor. Toplu sözleşme hükümlerine göre, maaş artışları genellikle geçmiş dönem zammının mahsubuyla hesaplandığı için, memurların ve emeklilerin alacağı zam oranının resmi enflasyonun yaklaşık 4 ila 4,5 puan altında kalabileceği hesaplanıyor. İlk beş aylık verilere göre, kamu çalışanlarının temmuz ayı artışının yüzde 12,41 civarında kalması bekleniyor. Eğer altı aylık enflasyon yüzde 18-19 bandında gerçekleşirse, bu kesimlerin alacağı artışın yüzde 14-15 seviyesinde kalacağı öngörülüyor. Bu durum, özellikle en düşük kamu çalışanı aylığının ilk beş ayda yaklaşık 10 bin lira eridiği göz önüne alındığında, önemli bir alım gücü kaybına işaret ediyor.
İşçiler Vergi ve Enflasyonun Kıskacında
Yüksek enflasyonun yanı sıra, gelir ve damga vergisi gibi kesintiler de çalışanların eline geçen net tutarı önemli ölçüde azaltıyor. Yapılan hesaplamalara göre, SGK kapsamındaki milyonlarca işçinin vergi ve enflasyon kaynaklı toplam kaybının yılın ilk beş ayında 889 milyar lirayı aştığı belirtiliyor. Bu rakam, geçen yıla göre yüzde 46,8'lik bir artışı temsil ediyor.
Ortalama bir işçi ücretinin, yılın dördüncü ayında ikinci vergi dilimine girilmesi nedeniyle önemli bir kesintiye uğradığı, buna ek olarak enflasyonun yol açtığı alım gücü kaybının da eklenmesiyle toplam kaybın daha da büyüdüğü ifade ediliyor. Hesaplamalar, işçilerin ayın en az 12 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştığını gösteriyor. Farklı gelir seviyelerindeki ücretlerde, vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle yaşanan erimenin payının yüzde 34 ila 41 arasında değiştiği belirtiliyor.
Asgari Ücret 25 Aydır Açlık Sınırının Altında
Yılın başında 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücretin, ocak-mayıs döneminde yaklaşık 4 bin 663 lira eridiği ve açlık sınırının altında kalmaya devam ettiği vurgulanıyor. Kaynaklara göre, asgari ücret son 25 aydır aralıksız olarak açlık sınırının altında seyrediyor. Gıda harcamalarından oluşan açlık sınırının, yıl sonuna doğru 45 bin lira seviyelerine ulaşması bekleniyor. Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmaması halinde, asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın daha da açılacağı ve asgari ücretin, açlık sınırının yüzde 60'ını aşacağı öngörülüyor.
Ara Zam Talepleri Karşılık Bulmuyor
Asgari Ücret Yönetmeliği'ne göre, yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda birden fazla kez artırılması yasal olarak mümkün. Ancak hükümetin mevcut ekonomik politikalarında bir değişiklik öngörülmediği ve temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmasının planlanmadığı belirtiliyor. Bu durum, özel sektör çalışanlarının büyük çoğunluğunun yılın geri kalanında sıfır zamla yetinmek zorunda kalabileceği endişesini taşıyor. Görüşülen yetkililer, asgari ücrete ara zam konusunun gündemlerinde olmadığını açıkça ifade ediyor. Konfederasyonların bu konuda henüz somut adımlar atmadığı, ancak söylem düzeyinde talepleri dile getirdiği gözlemleniyor.



