Politika

Tamar Tanrıyar Olayı: AKP İçindeki Çekişmenin Perde Arkası

CHP'lileri hedef alan videolarla gündeme gelen Tamar Tanrıyar'ın AKP'lilere yönelik dolaylı paylaşımları sonrası gözaltına alınıp serbest bırakılması, AKP içindeki güç mücadelesini gözler önüne serdi.

Onur B.2 dakika okuma0 görüntülenme
Tamar Tanrıyar'ın AKP içindeki siyasi çekişmeyle bağlantısı
Tamar Tanrıyar'ın AKP içindeki siyasi çekişmeyle bağlantısı
Paylaş:

Son günlerde adı sıkça duyulan Tamar Tanrıyar, özellikle CHP'li siyasetçilere yönelik paylaşımlarıyla dikkat çekti. Ancak AKP'lilere yönelik iki dolaylı videosunun ardından gözaltına alınması ve hızla serbest bırakılması, olayın arka planındaki AKP içi çekişmeleri gündeme getirdi. soL Haber, bu gelişmeleri AKP içindeki güç mücadelesi bağlamında inceledi.

AKP'deki Kriz ve Tamar Tanrıyar'ın Rolü

Tamar Tanrıyar, daha önce CHP'li birçok vekil hakkında yaptığı paylaşımlarla tanınıyordu. Bu paylaşımlar iktidar çevrelerince desteklenirken, Tanrıyar'ın AKP'ye yönelik dolaylı mesajları sonrası bir anda hedef haline gelmesi dikkat çekti. Bu durumun, AKP'nin içinde bulunduğu ve özellikle 'Erdoğan sonrası' hazırlıklarıyla ilişkilendirilen güç mücadelesiyle bağlantılı olduğu öne sürülüyor.

AKP içindeki farklı görüşler ve ayrışmalar, parti içindeki bazı isimler tarafından da dile getiriliyor. Eski AKP Milletvekili Metin Külünk'ün, bazı çevrelerin Erdoğan sonrası süreci ve olası bir yenilgi zemini hazırladığını iddia etmesi bu durumu destekler nitelikte. Bu bağlamda, savcı Akın Gürlek'e yönelik bir koruma kalkanı ile buna karşı çıkan bir ekibin varlığı konuşuluyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de daha önce Akın Gürlek'e ilişkin belgelerin kendisine ulaştırıldığını ve bu bilgileri paylaştığını açıklaması, parti içindeki bu gerilimi daha görünür kıldı. Özel, savcıların ve yargının AKP'nin iç meselelerine alet edildiği yönündeki iddiaları gündeme getirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da bu duruma karşı uyardı.

Cem Küçük ve Albayraklar Arasındaki Gerilim

Tamar Tanrıyar'ın AKP'lilere yönelik paylaşımlarının ardından, yandaş yazar Cem Küçük'ün bu operasyonlara tam destek vermemesi dikkat çekti. Tanrıyar'ın Cem Küçük'ü hedef alması üzerine Küçük, Tanrıyar'ın kendisini 'mutlak butlan' itirazları nedeniyle tetikçi olarak kullanıldığını iddia etti. Küçük, ayrıca Tanrıyar'ın eşinin kırmızı bültenle aranan bir isimle bağlantısı ve aile serveti hakkında da iddialarda bulundu.

Bu gerilim sürerken, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar'ın açıklamaları dikkat çekti. Tayyar, AKP'deki iç krize ve 'partinin altının oyulduğu'na işaret ederek, Cumhurbaşkanı'nın yükünü alacak güçlü bir isme ihtiyaç olduğunu belirtti. Tayyar'ın Berat Albayrak'ı ima eden çıkışının hemen ardından, Tamar Tanrıyar'ın Berat Albayrak'ın abisi Serhat Albayrak'ın yönettiği Turkuaz Medya grubunu hedef alması, olayın Albayrak ailesiyle de bağlantılı olabileceği yorumlarına yol açtı.

Tanrıyar'ın Turkuaz Medya'yı Sözcü gazetesinin dağıtımı üzerinden uyararak '1 Temmuz'a kadar müsaade' vermesi, olayın ciddiyetini gösterdi. Bu çıkışın ardından yandaş basının bir bölümü Tanrıyar'ı 'linç' etmeye başladı.

Tamar Tanrıyar Bir Araç mıydı?

Sabah yazarı Hilal Kaplan, Tamar Tanrıyar'ın bu operasyonu planlayabilecek bir aktör olmadığını, aksine 'bilerek seçilmiş, dikkatle yerleştirilmiş ve zamanı gelince terk edilmiş bir araç' olduğunu öne sürdü. Kaplan, Tanrıyar'ın ifade verip serbest bırakılmasını 'gemi limana çekildi' şeklinde yorumlarken, asıl meselenin 'kaptanı bulmak' olduğunu belirtti.

Tanrıyar'ın gözaltına alınıp hızla serbest bırakılması, arkasının sağlam olduğu yorumlarını güçlendirdi. Kaplan'ın, devletin elindeki istihbaratların Tanrıyar'a ulaştırıldığını ifade etmesi, bu bilgilerin AKP içindeki güç mücadelesinden kaynaklandığı ve Tanrıyar'ın bu mücadelenin bir parçası olarak kullanıldığı iddialarını destekler nitelikte.

Sonuç olarak Tamar Tanrıyar olayı, sadece bir magazinel figürün yarattığı bir gündem değil, aynı zamanda AKP içindeki derin siyasi çekişmelerin ve güç mücadelesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Paylaş: