Politika

Soma'da Madenler İçin Yürüyüş: "Ülkemiz Satılık Değil"

Manisa'nın Soma ilçesinde, madenlerin devletleştirilmesi talebiyle bir yürüyüş düzenlendi. TKP ve madenci dernekleri temsilcileri, özelleştirme politikalarını eleştirerek işçi haklarına vurgu yaptı.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
Soma'da madenlerin devletleştirilmesi talebiyle düzenlenen yürüyüşten genel plan görüntü.
Soma'da madenlerin devletleştirilmesi talebiyle düzenlenen yürüyüşten genel plan görüntü.
Paylaş:

Manisa'nın Soma ilçesinde, “Ülkemiz de Halkımız da Satılık Değil, Madenler Devletleştirilsin” sloganıyla kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. Cengiz Topel Meydanı’nda başlayan ve Maden Anıtı’nda son bulan etkinlikte, madenlerin özel sektörden alınarak kamu kontrolüne geçmesi gerektiği dile getirildi.

“Halk Açlıkla Terbiye Ediliyor”

Yürüyüşte konuşan eski maden işçisi Mehmet Horoz, Soma'da yaşanan büyük işçi katliamının ardından kamu kaynaklarının özel şirketlere peşkeş çekildiğini belirtti. Horoz, mevcut şirketlerin halkı işsizlik ve açlıkla tehdit ederek, geçmişte kazanılan hakları gasbetmeye çalıştığını söyledi. Şirketlerin kamu kaynaklarını sömürerek zenginleştiğini ancak halkın büyük bir kısmının yoksulluk içinde yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Horoz, “Halkın olan madenler, santraller elinizden alınacak ve devletleştirilecek” dedi.

“Özelleştirme Doğrudan Katliam Demektir”

301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak ise özelleştirme politikalarının ağır bedellere yol açtığını vurguladı. Soma, Ermenek ve Şirvan'da yaşanan maden kazalarının özelleştirmenin bir sonucu olduğunu belirten Çolak, “Özelleştirme deyince ilk aklımıza gelen tek şey var: Katliam” ifadelerini kullandı. Kurtuluşun ancak örgütlü mücadeleyle mümkün olacağını belirten Çolak, bu düzene karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

“Bu Ülke Bu Halk Satılık Değil”

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komite Üyesi Savaş Sarı, konuşmasında 15-16 Haziran işçi kalkışmasının tarihsel önemine dikkat çekti. Sarı, 56 yıl önce on binlerce işçinin emeği için ayağa kalkarak Türkiye’nin geleceğini değiştirdiğini hatırlattı. Bugün ise bir avuç azınlığın ülkeyi yağmaladığını, emekçileri ise yoksullaştırdığını söyledi. Sarı, “Milyonlarca emekçi için ne var? Yoksulluk var. İşsizlik var. Ölüm var. Kendi memleketinde, kendi toprağında esaret var, kölelik var” diye konuştu.

Işıklar Madeni’nin Kapatılmasına Tepki

Sarı, son dönemde yaşanan maden işçilerinin hak arayışlarına ve Işıklar Madeni’nin kapatılıp bir holdinge devredilmesine tepki gösterdi. İşçilerin emeklerinin karşılığını alamadığını, hatta işten çıkarılıp tazminatlarını dahi alamadığını belirtti. Bu durumun, Soma katliamına neden olan holdinglere madenlerin yeniden peşkeş çekilmesiyle daha da kötüleştiğini söyledi. Hükümetin bu holdinglere yeni teşvikler vadetmesini eleştiren Sarı, madenlerin ve yer altı zenginliklerinin yağmalanıp talan edildiğini savundu.

“Eşitlikçi Bir Ülke Kuralım”

Sarı, konuşmasını işçileri ve emekçileri örgütlü mücadeleye davet ederek tamamladı. “Onların yeni Osmanlı hayallerini başlarına çalalım, onların yağmacı isteklerini başlarına çalalım” diyen Sarı, bağımsız, eşit ve kardeşçe bir memleket kurma çağrısı yaptı. “Bu ülke, bu halk satılık değil!” diyen Sarı, işçi sınıfının birleşmesi ve emeğine sahip çıkması durumunda, saltanatları yıkıp emekçilerin cumhuriyetini, sosyalist bir Türkiye'yi kurabileceklerini belirtti. Sarı, bu mücadelenin işçi sınıfının ve emekçilerin insanca yaşamak, onurlu var olmak ve memleketine sahip çıkmak için bir görev ve sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi.

Paylaş: