Politika

SIPRI Raporu: Nükleer Silah Stoklarındaki Azalma Tehlike Çanları Çalıyor

Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI) tarafından yayımlanan son veriler, dünya genelindeki nükleer silah stoklarının azaldığını gösterse de, bu durumun olumlu bir gelişme olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, azalışın nedeninin 'modernizasyon' olduğunu ve bunun tehlikeyi artırdığını belirtiyor.

Yönetici1 dakika okuma1 görüntülenme
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI) logosu veya nükleer silahları temsil eden soyut bir görsel.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI) logosu veya nükleer silahları temsil eden soyut bir görsel.
Paylaş:

Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan son veriler, dünya üzerindeki stoklanmış nükleer silah sayısında bir düşüş olduğunu ortaya koydu. Ancak SIPRI Direktörü Kerim Haccac, bu düşüşün olumlu bir gelişme olmadığını ve nükleer tehlike seviyesinin artmakta olduğunu belirtti. Haccac, AFP'ye verdiği demeçte, nükleer silah stoklarındaki azalma eğiliminin kısa süre içinde tersine döneceğini ve bunun yerine bir modernizasyon sürecinin yaşanacağını öngördü.

SIPRI verileri, nükleer silahlara sahip devletlerin, mevcut stoklarını azaltmak yerine, bu silahları depolardan çıkarıp daha modern taşıyıcı araçlarla konuşlandırma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu durum, stoklardaki düşüşün aslında eskimiş silahların imha edilmesinden değil, yerlerine yenilerinin üretilmesinden kaynaklandığını düşündürüyor. Haccac'a göre, tamamlanacak modernizasyon projeleriyle birlikte, stokların imha edilmesi eğiliminin yerini hızla yeni nükleer başlıkların envantere eklenmesi alacak.

Fransız Le Figaro gazetesinin haberine göre, dünya nükleer silah stoklarının yaklaşık yüzde 83'ünü ellerinde bulunduran ABD ve Rusya, cephaneliklerini modernize etme yönünde önemli programlar yürütüyor. SIPRI'nin raporunda, ABD'nin nükleer modernizasyon programında planlama ve finansman zorlukları nedeniyle yavaş ilerleme kaydedildiği belirtiliyor. Rusya'nın programı ise kıtalararası balistik füzelerin testlerindeki başarısızlıklar ve Ukrayna savaşı ile ilgili yaptırımlar nedeniyle sekteye uğramış durumda.

Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise İsrail. Nükleer silahlara sahip olduğunu resmi olarak kabul etmeyen İsrail'in elinde yaklaşık 90 savaş başlığı bulunduğu tahmin ediliyor. İsrail'in de kendi nükleer cephaneliğini modernize etme çalışmaları yürüttüğü bildiriliyor.

Bu veriler ışığında, nükleer silah stoklarındaki azalma eğiliminin, küresel güvenlik açısından daha büyük tehditlere işaret ettiği anlaşılıyor. Stoklar azalırken, yerlerine daha gelişmiş ve potansiyel olarak daha tehlikeli yeni silah sistemleri entegre ediliyor. Dahası, nükleer cephaneliğin bir bölümünün stoklardan çıkarılarak aktif kullanıma hazır hale getirilmesi, gerilimi daha da artırma potansiyeli taşıyor.

Paylaş: