Ortaklaşa Dergisi 9. Sayısında NATO'yu Mercek Altına Aldı
Ortaklaşa dergisi, Temmuz ayında Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde örgütün tarihsel ve güncel rolünü ele alan özel bir dosya ile okurlarıyla buluşuyor. Sayıda ayrıca CHP, Koç Holding ve teknofeodalizm gibi konular da işleniyor.

Ortaklaşa dergisinin son sayısı, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi dolayısıyla Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) gündemdeki yerini ve tarihsel rolünü detaylı bir şekilde inceliyor. Derginin 9. sayısı, emperyalist bir örgüt olarak tanımladığı NATO'nun hem güncel eğilimlerini hem de Türkiye kapitalizminin gelişimi üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor.
Derginin bu özel sayısında, NATO dosyasına ek olarak Türkiye'nin iç siyasetine dair önemli değerlendirmeler de bulunuyor. Ana muhalefet partisi CHP'nin kongre süreci ve alınan kararlar, parti içi tartışmalar ve bunun AKP iktidarının Cumhuriyet'i tasfiye etme girişimleriyle olan bağlantısı ele alınıyor. Ayrıca, Türkiye'nin kaynaklarıyla büyüyen ve 100. yılını kutlayan Koç Holding'in öyküsü anlatılırken, sermaye sınıfının AKP döneminde nasıl güçlendiği ve iktidarla olan siyasi-ekonomik ilişkileri irdeleniyor.
Ortaklaşa dergisi, işçi sınıfının tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 15-16 Haziran olaylarından çıkarılacak derslere de yer veriyor. Son dönemde tartışılmaya başlanan ve ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir'in yayınladığı bir manifesto ile gündeme gelen 'teknofeodalizm' kavramı ve kapitalizmdeki yeni eğilimler üzerine analizler de dergide okuyucuyla buluşuyor. Küba'nın ambargo altındaki mücadelesi, sinemadaki estetik yaklaşımlar ve muhalif iddiaların sınırları, İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin direnişi ve şair Nâzım Hikmet ile yazar Orhan Kemal arasındaki yoldaşlık gibi çeşitli konular da derginin 9. sayısında işlenen başlıklar arasında yer alıyor.
Derginin NATO dosyası, örgütün kuruluş amacını ve Soğuk Savaş dönemindeki rolünü hatırlatarak başlıyor. NATO'nun sadece askeri bir ittifak olmadığını, aynı zamanda casusluk, cinayet ve terör gibi faaliyetlerle de öne çıktığını belirtiyor. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından NATO'nun işlevini değiştirdiği ve Batılı emperyalistlerin yayılmacılık ve yağma politikalarında bir araç haline geldiği ifade ediliyor. Türkiye'nin NATO'ya üyelik sürecinin ülkenin emperyalizme bağımlılığını artırdığı, toplumsal kurtuluşu engellediği ve darbelerle ilişkili olduğu yönündeki eleştiriler de dosya kapsamında vurgulanıyor. Dergi, 7-8 Temmuz'daki zirveye ev sahipliği yapacak Türkiye'de komünistlerin NATO'dan çıkılması ve örgütün Türkiye'den uzaklaştırılması için mücadele ettiğini belirterek, bu terör örgütünün ve Türkiye'deki NATO'culuğun ülkeye verdiği zararları tüm boyutlarıyla ele aldığını duyuruyor.



