Politika

Michael Adufu'nun Ölümünde Soru İşaretleri: Savcılık Kovuşturmaya Yer Yok Dedi, Baro İtiraz Etti

Gana uyruklu Michael Adufu'nun, hastanede tedavi görürken gözaltına alınıp, bilinci kapalı halde tutuklanması ve sonrasında hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada savcılık "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verdi. İzmir Barosu karara itiraz etti.

GündemDetay Haber Merkezi2 dakika okuma0 görüntülenme
Michael Adufu'nun tek bilinen fotoğrafı
Michael Adufu'nun tek bilinen fotoğrafı
Paylaş:

İzmir'de, Gana uyruklu Michael Adufu'nun hastanede tedavi görürken gözaltına alınması, bilinci kapalı halde ifadesinin alınarak tutuklanması ve ardından hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada savcılık, "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verdi. İzmir Barosu, karara itiraz ederek yaşam hakkının ihlal edildiğini vurguladı. Baroya henüz bir yanıt verilmediği öğrenildi.

Afrika'dan 2018'de Türkiye'ye çalışmak amacıyla gelen Michael Adufu, 2024 yılında İzmir İl Göç İdaresi Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde 8 ay kalmıştı. Adufu, 2025 yılı Mayıs ayında hastalanarak Alsancak Devlet Hastanesi'ne başvurdu. İkinci başvurusunda yatarak tedavi görürken, "kamu malına zarar verdiği" iddiasıyla gözaltına alındı. Bir gün gözaltında tutulduktan sonra adliyeye sevk edilen Adufu'nun, bilinci kapalı ve ayakta duramayacak halde olmasına rağmen savcılıkta ifadesi alındı.

İzmir Barosu'ndan görevlendirilen avukatının itirazlarına rağmen tutuklanan Adufu, cezaevi önüne bir çöp poşeti içinde bırakıldı. Durumunun anlaşılması üzerine tekrar hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi gören Adufu'ya "tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu" teşhisi konuldu. 21 Mayıs 2025'te beyin ölümü gerçekleşen Adufu, 23 Mayıs 2025'te yaşamını yitirdi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Adufu'nun hasta olduğu halde tutuklandığını, cezaevine girişi yapılmadan hastaneye götürüldüğünü ve tedavi sırasında hayatını kaybettiğini kabul etmişti. Ancak olayın aydınlatılmasına yönelik sorular yanıtsız kalmıştı. Hastanede ne kadar kaldığı, gözaltında başına bir şey gelip gelmediği, adliyede sorgusu neden yapıldığı gibi sorular yanıtsız kaldı.

Savcılığın kamera görüntülerini istemesi üzerine karakolların kayıtları silmek için bir hafta boyunca yanıt vermediği, adliyedeki görüntülerden bazılarının eksik olduğu ve Adufu'nun çöp poşetinde taşındığı bilgisinin kayıtlara geçirilmediği iddiaları soruşturma sürecinde gündeme geldi.

Aylar sonra, Mart 2026'da savcılık, Adufu'nun ölümünde "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verdi. İzmir Barosu bu karara tepki göstererek savcılık kararına itiraz etti. Baro, Adufu'yu muayene eden ve şikayetçi olan doktorun, gözaltı çıkışında "herhangi bir sağlık problemine rastlamamıştır" raporu verdiğini hatırlatarak, bu raporun hangi gerekçeyle verildiğini sorguladı. Ayrıca, bilinci kapalı haldeyken ifadesinin alınması ve tutuklanmasıyla ilgili hakim ve savcılar hakkında adli veya idari işlem yapılıp yapılmadığı da sorularak, bu kişilerin görevlerine devam edip etmediği soruldu.

İzmir Barosu Cezaevi Komisyonu'ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ceren Şen Tosun, Baro'nun itirazına haftalardır yanıt verilmediğini belirtti. Tosun, yaşananların hukuk ve vicdanla bağdaşmadığını belirterek, kararı "skandal" olarak nitelendirdi. Ortada sadece iddiaların değil, delil, tutanak ve şikayetlerin de olduğunu hatırlatan Tosun, etkin bir soruşturma yapılmadığını savundu. Adufu'nun ölçüsüz bir şekilde tutuklanmasının hiçbir açıklaması olmadığını vurgulayan Tosun, savcılık kararının, Baro'nun sorduğu tüm soruları yanıtsız bıraktığını ifade etti.

Paylaş: