Politika

İran ve ABD Arasında Ateşkes Anlaşması: Tahran Masada Güçlü Oturdu

Aylardır süren gerilimin ardından ABD ve İran arasında ateşkes mutabakatı sağlandı. Cenevre'de imzalanması beklenen anlaşma, Washington'ın önemli tavizler verdiğini gösterirken, Tahran'ın Hürmüz Boğazı ve Lübnan gibi konularda elini güçlendirdiği belirtiliyor.

Yönetici3 dakika okuma0 görüntülenme
İran ve ABD bayrakları yan yana, ortasında bir anlaşma metni.
İran ve ABD bayrakları yan yana, ortasında bir anlaşma metni.
Paylaş:

ABD ve İran arasında aylardır süren askeri gerilim, Cenevre'de imzalanması beklenen bir mutabakat zaptıyla sona eriyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in duyurduğu anlaşma, her iki ülkenin tüm cephelerde askeri operasyonları kalıcı olarak durdurmasını öngörüyor. Bu çerçevede Lübnan'ın da yer alması dikkat çekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran ile anlaşmanın tamamlandığını ve Hürmüz Boğazı'nın serbest geçişe açılacağını, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılacağını iddia etti. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de savaşın ve askeri operasyonların yakın zamanda sona ermesini beklediklerini doğruladı. Nihai anlaşma için 60 günlük bir müzakere süreci öngörülürken, bu sürecin ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olacağı belirtiliyor.

ABD'nin Beklentileri Karşılanmadı

İlk açıklamalara göre, ABD'nin savaş boyunca dile getirdiği uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması, Hürmüz'ün ABD denetimine bırakılması, İran petrolü üzerinde kontrol kurulması gibi hedeflerin önemli bir bölümü masada elde edilemedi. İran medyasına yansıyan taslak maddelerde, füze programı ve bölgedeki müttefiklere destek gibi konuların müzakere gündeminden çıkarıldığı öne sürülüyor. Bu durum, ABD ve İsrail'in Tahran'a yönelik baskılarının istediği sonucu vermediğini gösteriyor.

Hürmüz Boğazı Anlaşmanın Merkezinde

Anlaşmanın en kritik başlıklarından biri Hürmüz Boğazı'nın durumu. Küresel enerji piyasalarını etkileyen gerilimin merkezinde yer alan Boğaz'ın yeniden trafiğe açılması, hem Washington hem de bölge ülkeleri için önem taşıyordu. Trump'ın boğazın 'ücretsiz' açılacağını savunmasına karşın, İran'a yakın kaynaklar boğazın yönetimi konusunda farklı senaryolar ortaya koyuyor. İran ve Umman'ın ortak denetimi gibi sinyaller, bu konuda henüz netleşmeyen maddeler olduğuna işaret ediyor. Mehr Haber Ajansı'na göre taslak anlaşma, ABD deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi, petrol satışlarına yönelik yaptırımların askıya alınması ve İran'ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılması gibi 14 madde içeriyor. Bu maddeler arasında ABD'nin 12 milyar dolarlık dondurulmuş İran varlığını serbest bırakması da yer alıyor.

Nükleer Program 60 Günlük Müzakereye Bırakıldı

Mutabakat, İran'ın nükleer programına ilişkin nihai bir çözüm sunmuyor. Bu konu, 60 günlük ek bir müzakere sürecine bırakıldı. Ön anlaşma daha çok savaşın sona erdirilmesi ve askeri operasyonların durdurulmasına odaklanıyor. İran'ın nihai görüşmelere başlamadan önce dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını ve Hürmüz'e yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını şart koştuğu iddia ediliyor.

Lübnan'ın Dahil Edilmesi İran İçin Stratejik Kazanım

Askeri operasyonların 'Lübnan dahil tüm cephelerde' sona erdirileceği yönündeki madde, İran açısından önemli bir diplomatik ve stratejik kazanım olarak değerlendiriliyor. Savaş boyunca İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, İran'ın bölgesel caydırıcılığı açısından kritik bir başlık haline gelmişti. Tahran'ın, ABD ile görüşmeleri yalnızca kendi topraklarına yönelik saldırıların durdurulmasıyla sınırlamayıp Lübnan cephesini de masaya taşıması, savaşın bölgesel karakterini kabul ettirdi.

İsrail'den Tepki

Ateşkes anlaşmasına İsrail'den ilk tepkiler geldi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, anlaşmanın İsrail'i bağlamayacağını belirterek, 'İsrail, ABD'nin bir sömürgesi değil' dedi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da ordunun Lübnan ve diğer işgal altındaki bölgelerde kalmaya devam edeceğini açıklayarak, anlaşmaya rağmen geri çekilmeyeceklerini belirtti.

Diplomatik Temaslar Devam Ediyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, anlaşma duyurusunun ardından Mısır, Irak ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri yaptı. Görüşmelerde İran-ABD mutabakatı ele alınırken, Irakçi, İsrail'in saldırganlığının ve Lübnan'a yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerin durdurulması gerektiğini vurguladı.

Anlaşmanın henüz resmen yayımlanmamış olması, İsrail'in tutumu ve Hürmüz Boğazı'nın statüsü gibi konulardaki belirsizlikler sürüyor. Ancak şimdilik görünen, ABD ve İsrail'in savaşın başındaki tüm hedeflerine ulaşamadığı, İran'ın ise masada Lübnan'ı anlaşmanın parçası haline getirmeyi başardığı yönünde.

Paylaş: