İngiltere'de Savunma Bakanı İstifa Etti, Savaş Bütçesi Gençlerin Umutsuzluğunu Artırdı
İngiltere Savunma Bakanı, silahlı kuvvetlere yeterli bütçe ayrılmadığı gerekçesiyle görevinden ayrılırken, ülkede gençler arasında derinleşen umutsuzluk ve geleceğe dair inançsızlık dikkat çekiyor.

İngiltere'de siyasi tansiyon yükselirken, Savunma Bakanı John Healey'in yeterli savunma bütçesi ayrılmadığı gerekçesiyle istifa etmesi hükümet içinde krize yol açtı. Başbakan Keir Starmer, savunma harcamalarında Soğuk Savaş sonrası en yüksek artışı yaptıklarını savunurken, ülkede yoksulluk ve gençlerin gelecek kaygısı giderek derinleşiyor.
İşçi Partisi hükümetinde yaşanan bütçe krizi, Savunma Bakanı John Healey'in istifasıyla sonuçlandı. Healey, istifa mektubunda, hükümetin silahlı kuvvetlere gerekli kaynakları sağlamakta isteksiz olduğunu belirtti. Savunma harcamalarının, artan tehditler karşısında yetersiz kaldığını savunan Healey, Başbakan Starmer'a hitaben, "Tehditlerin arttığı bu dönemde, ulusun ülkeyi savunmak için ihtiyaç duyduğu kaynakları siz taahhüt edemediniz, Maliye Bakanlığı ise buna istekli olmadı" ifadelerini kullandı. Kısa süre sonra Silahlı Kuvvetlerden Sorumlu Devlet Bakanı Al Carns da benzer gerekçelerle görevinden ayrıldı. Carns, hükümetin ordudan "daha sakin dönem için hazırlanmış bir bütçeyle çok daha tehlikeli bir dünyada faaliyet göstermesini" istediğini öne sürdü. Bu istifaların ardından Güvenlik Bakanı Dan Jarvis yeni Savunma Bakanı olarak atandı.
İstifalar, NATO Zirvesi öncesinde İngiltere'nin savunma ve maliye bakanlıkları arasındaki uzun süredir devam eden bütçe görüşmelerinin ardından geldi. Hükümetin, geçen yıldan bu yana ertelediği Savunma Yatırım Planı'nı yakında açıklaması bekleniyor.
Starmer: Harcamaları Biz Artırdık
Başbakan Keir Starmer ise hükümetleri döneminde savunma harcamalarında Soğuk Savaş'tan bu yana en yüksek sürekli artışı yaptıklarını belirterek, savunma bütçesi konusundaki sicilleriyle gurur duyduklarını söyledi. Starmer, 2024'te göreve geldiklerinde Muhafazakarların silahlı kuvvetleri zayıflattığını iddia ederek, savunma harcamalarını artırma kararı aldıklarını ifade etti. Savunma Yatırım Planı'nın, orduya kaynak sağlarken aynı zamanda harcamaların akıllıca kullanılmasını, İngiltere'deki istihdamı ve büyümeyi destekleyecek şekilde sürdürülebilir bir artış sağlayacağını belirtti. Bu artışın, diğer bakanlıklar arasında fonların önemli ölçüde yeniden tahsis edilmesi anlamına geleceğini de ekledi.
Gençler Geleceğe İnancını Kaybediyor
İngiltere'deki bu savunma bütçesi krizi, ülke genelinde gençler arasında artan bir umutsuzluk eğilimine işaret eden yeni bir raporla aynı zamana denk geldi. Kamu Politikası Araştırmaları Enstitüsü'nün (IPPR) 16-21 yaş arası gençlerle yaptığı araştırma, gençlerin başarılı olma konusundaki özgüvenlerinin on yıl öncesine göre düştüğünü ortaya koydu. Rapora göre, İngiltere'de gençlerin "çok çalışmanın ödüllendirileceğine dair inancı" yaşça büyük kuşaklara kıyasla daha zayıf. Gençlerin yalnızca dörtte biri, "Herkesin, yeteneği ve emeğinin elverdiği ölçüde ilerleme şansına sahip olduğu" fikrine katılıyor. Bu oran, 50-69 yaş grubunda yüzde 35, 70 yaş üstünde ise yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor.
'Kayıp Kuşak' Riski Kapıda
Eğitimde, istihdamda veya stajda olmayan (NEET) 16-24 yaş arası gençlerin sayısı son on yılda ilk kez 1 milyonu aştı. Eski İşçi Partisi bakanı Alan Milburn, İngiltere'nin bir "kayıp nesil" riskiyle karşı karşıya olduğu ve önlem alınmazsa NEET sayısının 2030'a kadar 1,25 milyona ulaşabileceği konusunda uyardı. IPPR Çocuk ve Gençlik Bölümü Başkanı Ellie Harris, gençlerin mevcut sistemin artık işlemediğini açıkça ifade ettiklerini ve sıkı çalışmanın güvence ve fırsat getireceği vaadinin artık inandırıcı gelmediğini belirtti. Bu durumun sadece küçük bir azınlığı etkilemediğini, İngiltere genelinde tüm sosyal gruplarda ve cinsiyetlerde güven düşüşü yaşandığını vurguladı.
Uzun soluklu "Understanding Society" araştırması da gençlerin gelecekteki başarı şanslarına dair beklentilerinin düştüğünü gösteriyor. Gelecekteki başarı şansını yüzde 20 veya daha az gören gençlerin oranı 2015-2017 döneminde yüzde 2 iken, 2023-2025 döneminde üçe katlanarak yüzde 6'ya ulaştı. Hayatları boyunca uzun süreli işsizlik yaşama ihtimalini yüzde 80 veya daha yüksek görenlerin oranı ise aynı dönemde üçe katlanarak yüzde 7'ye çıktı.



