İç Politika

Yapay Zeka Şirketleri Sahaf Raflarını Hedef Aldı: Milyonlarca Kitap Veri Hammaddesi Oldu

Avrupa'daki sahaflardan toplu halde eski kitaplar satın alan yapay zeka şirketleri, bu eserleri tarayarak dijital veri havuzlarına ekliyor ve ardından fiziksel nüshaları imha ediyor. Süreç, kültürel bir tasfiye olarak nitelendiriliyor.

Onur B.2 dakika okuma3 görüntülenme
Yapay zeka şirketlerinin veri toplamak için sahaflardan aldığı kitaplar.
Yapay zeka şirketlerinin veri toplamak için sahaflardan aldığı kitaplar.
Paylaş:

Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, şirketleri yeni veri kaynakları aramaya itti. İnternet üzerindeki verilerin yetersiz kalmasıyla birlikte, şimdi gözler sahafların raflarına çevrildi. Avrupa genelinde sahaflardan toplu olarak satın alınan milyonlarca eski kitap, yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla taranıyor ve sonrasında fiziksel kopyaları ortadan kaldırılıyor. Bu durum, kitap ticaretinin ötesinde, kültürel bir tasfiyeye dönüştüğü endişelerini beraberinde getiriyor.

Yapay Zeka İçin Kitapların 'Veri' Olarak Kullanılması

Olaylar, Avrupa'daki sahaflara gelen yoğun ve sıra dışı siparişlerle başladı. Özellikle Mayıs ayı başlarında Almanya'daki sahaflar, gece yarısından sonra başlayan ve kısa aralıklarla gelen, seri üretim bir makine tarafından verilmiş gibi duran siparişlerle karşılaştı. İlk başta sistem hatası sanılan bu durumun, Kanada merkezli 'Zoom Books' adlı bir şirketin yürüttüğü geniş çaplı bir operasyon olduğu anlaşıldı. Şirket, seçici davranmadan, özellikle 1970 sonrası ISBN numarasına sahip, kurgu dışı ve piyasa değeri düşük, 'depo ölüleri' olarak tabir edilen kitapları toplu halde satın alıyordu. İsviçre televizyonu SRF'ye konuşan bir sahaf, bu kitapların bir daha satışa sunulmasının imkansız olduğunu ve her türden sadece birer kopyanın alındığını belirtti.

Zoom Books, iddiaları reddederek 'normal bir ticaret' yaptıklarını savundu. Ancak depolardan sızan görüntüler, kitapların kıymet verilmeden, büyük kasalara kaba bir şekilde doldurulduğunu ve yerlerde sürüklendiğini ortaya koydu. Çekya-Almanya sınırında kurulan bir ara depoya, sadece Almanya'dan 700 bin, dünya genelinde ise yaklaşık 3 milyon kitabın ulaştığı tahmin ediliyor. Bu durumun temel nedeni olarak, yapay zeka şirketlerinin modellerini eğitmek için internetteki verileri tüketmiş olmaları ve daha derinlikli, zengin metinlere ihtiyaç duymaları gösteriliyor. Hukuki engeller nedeniyle internetten doğrudan alıntı yapamayan şirketler, fiziksel kitapları satın alıp tarayarak hem veriye ulaşmayı hem de telif hakkı sorunlarından kaçınmayı amaçlıyor.

Kültürel Miras Dijitalleşme Uğruna Yok Ediliyor

Benzer bir olay Hollanda'da da yaşandı. Haarlem'deki De Vries&De Vries kitabevinin sahibi Pieter de Vries, Singapur merkezli '2077AI' adlı bir şirketten 3 bin kitaplık devasa bir sipariş talebi aldı. İstenen kitaplar arasında jeomekanik ve İrlanda folkloru gibi birbirinden alakasız, niş alanlara ait eserler bulunuyordu. Bu durum, sahaf için normal bir satışın ötesinde bir anlam taşıyordu.

Bu tür dijitalleşme taktikleri daha önce ABD'de de gündeme gelmişti. Washington Post'un Anthropic şirketi üzerindeki haberi, şirketin 'Project Panama' adlı gizli projesiyle milyonlarca dolar harcayarak kitapları satın aldığını, taradığını ve ardından imha ettiğini ortaya koymuştu. ABD mahkemeleri ise, şirket fiziksel kopyaya yasal yollarla sahip olduğu sürece, bu sürecin 'adil kullanım' kapsamında değerlendirilebileceğine karar vererek tartışmalı bir emsal oluşturdu.

Başlangıçta satılmayan kitaplardan kurtulduğu için memnun olan sahaflar, şimdi sürecin kültürel boyutunu sorguluyor. Sahaflık, kitapların el değiştirdiği, yaşatıldığı bir nevi sirkülasyon halindeki kütüphane işlevi görürken, bu kitapların artık asla raflara dönemeyecek şekilde, tek bir merkezde veri yığınına dönüştürülüp yok edilmesi, kültürel mirasın yapay zeka uğruna kimsenin haberi olmadan dijital bir hammaddeye dönüşüp yok olması anlamına geliyor.

Paylaş: