İç Politika

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nden NATO'ya Karşı Dikmen'de Buluşma

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin çağrısıyla Ankara Dikmen'de bir araya gelen yurttaşlar, NATO'nun Türkiye ve dünya üzerindeki etkilerini tartıştı.

Kemal D.1 dakika okuma0 görüntülenme
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin Dikmen'deki buluşmasından bir görünüm
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin Dikmen'deki buluşmasından bir görünüm
Paylaş:
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) çağrısıyla Ankara Dikmen'deki Aşık Mahzuni Şerif Parkı'nda bir araya gelen yurttaşlar, NATO'nun tarihsel süreçteki rolünü ve emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesini gündeme taşıdı. Kent genelindeki kısıtlamalara tepki gösteren vatandaşlar, NATO'nun Türkiye ve dünya üzerindeki faaliyetlerini değerlendirdi.

NATO'nun Tarihsel Gelişimi ve Mücadele Vurgusu

Etkinlikte konuşan araştırmacı ve yazar Serpil Güvenç, NATO'nun 1949 yılında İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan jeopolitik dengelere karşı kurulduğunu belirtti. Güvenç, emperyalizme karşı geçmişten bugüne yürütülen bağımsızlık mücadelesini hatırlatarak, Türkiye'nin egemenlik haklarının korunması gerektiğinin altını çizdi. Amerika'nın Türkiye'de dilediği bölgeye üs kurabildiğini ve asker gönderebildiğini belirten Güvenç, geçmişteki 6. Filo protestolarına atıfta bulunarak mücadelenin süreceğini ifade etti.

Siyasi Suikastlar ve Toplumsal Çürüme Tartışması

THTM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erhan Nalçacı ise NATO'nun Türkiye'deki siyasi süreçler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Nalçacı'nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şunlardır:

  • NATO'nun bir topyekün savaş ve terör örgütü olarak kurgulandığı iddiası.
  • Türkiye'deki laiklik, cumhuriyetçilik ve kamuculuk anlayışının aşınmasında NATO'nun rolü.
  • 1977 yılındaki 1 Mayıs katliamı dahil pek çok siyasi suikast ve cinayet ile NATO bağlantısı.
  • Siyasi aktörler ve basın mensuplarının sürece dahil edilmesiyle toplumsal yapıda yaşanan çürüme.

Nalçacı, Yugoslavya, Irak, Afganistan ve Libya gibi coğrafyalarda yaşanan süreçlerin, NATO'nun tarihsel pratiğinin bir parçası olduğunu vurguladı. Etkinlik, konuşmaların ardından gerçekleştirilen müzik dinletileri ve marşlarla sona erdi.

Paylaş: