Türk Havadis'te Gazetecilere Mobbing ve Ücret Gaspı: Patron Ferit Önal'dan Tepki Çeken Uygulamalar
Ankara merkezli Türk Havadis gazetesinde çalışan 10 gazeteci, maaş ve tazminatları ödenmeden işten çıkarıldı. Gazeteciler, patron Ferit Önal'ın vaatler, mobbing ve güvencesizlik üzerine kurulu düzenini anlattı.

Ankara'da yayın yapan Türk Havadis gazetesinde çalışan 10 basın emekçisi, maaşları ve tazminatları ödenmeden işten çıkarıldı. Gazeteciler, patron Ferit Önal yönetimindeki gazetedeki süreçte sistematik mobbinge, tutulmayan vaatlere ve aldatmacaya maruz kaldıklarını dile getirdi. Önal Grup bünyesinde 19 Ocak 2026'da kurulan gazetedeki olaylar, medya sektöründeki emek sömürüsü iddialarını gündeme getirdi.
İşten çıkarılan gazeteciler, işe alım sürecinin başından itibaren manipülasyonla karşılaştıklarını belirtti. Bir basın emekçisi, iş görüşmesinde 'harçlık' adı altında verilen parayla gözlerinin boyandığını ve maaşların zamanında yatırılacağı vaadine karşın son ödemelerinin yapılmadığını söyledi. Gazetecilere, kurumsal bir yapı oluşturulacağı izlenimi vermek amacıyla Bilkent'te tadilatta olan bir binaya taşınacakları söylenmişti. Ancak ilerleyen süreçte böyle bir binanın hiç tutulmadığı ortaya çıktı.
Vaatler ve Gerçekler: Güvencesizlik Ortamı
Gazetecilerin aktardığına göre, Eylül ayında televizyon yayınına geçileceği ve sektörün en yüksek maaşını alacakları vaadi de yerine getirilmedi. İddialara göre, ofise bir kamera bile alınmadı. Çalışanlar, ilerleyen süreçte taşınılınca kamera alınacağı yalanıyla oyalandıklarını ifade etti.
Ayrıca, üretilen haberlerin sosyal medyada ilgi görmesi durumunda çeşitli hediyeler verileceği vaadinde bulunulduğu ancak bu vaadin de yerine getirilmediği belirtildi. Basın kartı konusunda da benzer bir oyalama taktiği izlendi. İşe başlarken basın kartlarının hemen çıkarılacağı söylenmesine rağmen başvuru bile yapılmadığı, bu durumun patron Ferit Önal'ın diplomasını kaybetmesi bahanesiyle geçiştirildiği öne sürüldü.
Ulaşım Hakkı ve Mobbing: Cinsiyetçi Yaklaşım İddiası
Ofis içinde yaşanan güvencesizlik ve mobbing, ulaşım hakkı konusunda da kendini gösterdi. Başlangıçta evden alacak bir servis düzeni vadedilmesine rağmen, sadece metro durağından çalışanlar alındı. Bir kadın çalışan, servis sorunuyla ilgili patrona başvurduğunda, sözleşmede servis sağlanacağının yazmadığını, 'kız çocuğu' olduğu için iyilik ve kolaylık amacıyla söylendiğini belirten bir yanıt aldığını aktardı.
Süreç ilerledikçe maaş gecikmelerine paralel olarak yönetimin tehditkar tavırları da arttı. Maaşların ne zaman yatacağı sorulduğunda, yöneticilerden birinin 'Burası özel şirket, devlet kurumu değil. Maaşlar öyle günü gününe yatmaz' dediği ve 'Beğenen kalır, beğenmeyen gider. İtirazı olan varsa gidebilir' şeklinde konuştuğu iddia edildi. Maaşlarını alamadıkları için işe gidemeyen gazetecilerin yol parası avansı talepleri de reddedildi.
Yol parası sorununa çözüm bulmak yerine üç gün evden çalıştırılan gazeteciler, ardından ofise çağrılarak işten çıkarıldı. İşten çıkarma gerekçesi olarak önce 'maddi sıkışıklıklar' ve 'faaliyet durdurma kararı' öne sürülürken, hemen ardından patron Ferit Önal'ın 'çalışanların işe gelmediği için çıkarıldığı' savunmasını yaptığı belirtildi. Bu tutarsızlığın ardından Ferit Önal'ın, 'Eğer işe gelemeyecek durumda olduklarını bilseydim iki yüz üç yüz lira cep harçlığı verirdim' diyerek gazetecilerle alay ettiği öne sürüldü. Gazeteciler, patron Ferit Önal'ın haklarını ödemesi gerektiğini vurguladı.



