İç Politika

TMSF'nin Yetki Alanı Genişledi: Yönetilen Şirket Sayısı 1184'e Ulaştı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), genişletilen yetkileriyle Türkiye ekonomisinde dev bir holdinge dönüştü. Kurumun yönettiği şirket sayısı 14 ayda yüzde 53 arttı.

Aslı T.1 dakika okuma0 görüntülenme
TMSF binası ve kayyım süreci
TMSF binası ve kayyım süreci
Paylaş:
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 2025 yılı başında yürürlüğe giren yasal düzenlemelerin ardından yetki alanını genişleterek Türkiye ekonomisinin en büyük aktörlerinden biri haline geldi. Kurumun kayyım olarak yönettiği şirket sayısı, son 14 aylık süreçte yüzde 53 oranında artış göstererek 1184'e yükseldi. TMSF'nin elindeki aktif büyüklük ise 500 milyar lira seviyesine yaklaştı.

Kayyım Uygulaması ve Şirket Profilleri

2025 yılı başında yapılan düzenleme, TMSF'ye malvarlığını aklama veya terörizmin finansmanı gibi suçlamalarla karşı karşıya kalan şirketlere 5 yıl süreyle el koyma yetkisi tanıdı. Söz konusu süreçte TMSF bünyesine dahil edilen şirketler arasında dikkat çeken bazı isimler şu şekilde sıralanıyor:

  • Bankpozitif
  • Ciner Holding
  • Can Holding
  • Assan

Nisan 2025 verilerine göre TMSF bünyesindeki 770 şirkette 40 bini aşkın kişi istihdam ediliyordu. Yeni devirlerle birlikte bu sayının ciddi oranda arttığı tahmin ediliyor.

Ekonomik ve Politik Bir Araç Olarak TMSF

1983 yılında bankacılık sistemindeki riskleri yönetmek amacıyla kurulan TMSF, zaman içerisinde farklı dönemlerde farklı işlevler kazandı. 2001 finansal krizi sonrasında bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılmasında kilit rol oynayan kurum, 15 Temmuz sonrası dönemde ise OHAL kapsamında şirketlere kayyım atayan bir yapıya evrildi. Günümüzde ise TMSF, ekonomik faaliyetlerinin yanı sıra siyasi dengelerin ve iktidar içi hizipler arasındaki güç mücadelesinin bir parçası olarak konumlanıyor.

Kurumun son dönemdeki uygulamaları, yalnızca ekonomik bir operasyon değil, aynı zamanda medya sahipliğinden enerji ve inşaat gibi stratejik sektörlere kadar uzanan bir dizayn aracı olarak değerlendiriliyor. Özellikle akaryakıt kaçakçılığı ve yasa dışı bahis iddialarıyla gündeme gelen bazı şirketlerin yönetimine el konulması, kurumun iktidar içindeki güç dengelerini belirleyen stratejik bir mekanizma haline geldiğini gösteriyor.

Paylaş: