İç Politika

Terör Suçları Soruşturma Büroları Kuruluyor: DGM'lerin Geri Dönüşü mü?

Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla 175 başsavcılıkta kurulacak Terör Suçları Soruşturma Büroları, DGM'lerin fiilen geri döndüğü yorumlarına neden oldu. Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, bu yapılanmanın hak ve özgürlükleri kısıtlayacağını belirtti.

Aslı T.2 dakika okuma0 görüntülenme
Adalet Bakanlığı binası ve Türk bayrağı görseli.
Adalet Bakanlığı binası ve Türk bayrağı görseli.
Paylaş:

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla Türkiye genelindeki 175 ağır ceza mahkemesi başsavcılığına gönderilen yazıyla, müstakil 'Terör Suçları Soruşturma Büroları' kurulması kararlaştırıldı. Bu yeni birimler, yalnızca terör suçlarına odaklanacak ve bu savcılar başka görevlerde (nöbet, duruşma vb.) yer almayacak. Bu gelişme, 2004'te AB uyum süreci kapsamında kaldırılan Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin (DGM) fiilen yeniden ihya edildiği yorumlarına yol açtı.

DGM'lerin Tarihsel Arka Planı ve Kapatılma Süreci

Devlet Güvenlik Mahkemeleri, ilk olarak 12 Mart askeri darbesinin ardından sıkıyönetimle birlikte önü açılan bir yapı olarak ortaya çıktı. 1961 Anayasası'na 1973'te eklenen bir maddeyle kurumsallaşan DGM'ler, askeri üyeler ve hükümet tarafından belirlenen hakimlerden oluşuyordu. Olağanüstü yetkilere sahip olan bu mahkemeler, özellikle 12 Eylül darbesi sonrası dönemde sol ve demokratik hareketlere karşı sert bir tutum sergiledi. Gazetecilerin, yazarların ve siyasi aktivistlerin yargılandığı DGM'ler, uzun yıllar boyunca devletin 'sınıfa ve sola karşı kılıcı' olarak nitelendirildi.

Avrupa Birliği ile uyum süreci kapsamında, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı döneminde 2004 yılında yapılan anayasa değişikliği ile DGM'ler yürürlükten kaldırıldı. Bu kaldırılma, Türkiye'nin demokratikleşme ve hukuk devleti standartlarını yükseltme çabalarının bir parçası olarak görülüyordu.

Yeni Yapılanma Hak ve Özgürlükleri Kısıtlar mı?

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, soL'a yaptığı değerlendirmede, kurulacak Terör Suçları Soruşturma Büroları'nın amacının terörle mücadeleden ziyade hak ve özgürlükleri kısıtlayacak yeni bir kurumsal yapı oluşturmak olduğunu savundu. Eminağaoğlu, daha önce bölge bazında faaliyet gösteren DGM'lerin, özel görevli mahkemeler ve savcılıklar aracılığıyla işlevini sürdürdüğünü, şimdi ise başsavcılıklar bünyesinde kurulan bu birimlerle her ilde fiilen yeniden yapılandığını belirtti.

Eminağaoğlu'na göre, 'terör' kavramının genişletilerek kullanılması ve suçlamalara kolayca yaftalanması, bu yeni yapılanmanın 'terörle mücadele' adı altında geniş yetkilerle donatılmasına ve muhalif sesleri susturmak için kullanılmasına zemin hazırlayabilir. Bu durumun, Türkiye'nin her bölgesinde hak ve özgürlüklerin koruyucusu olması gereken başsavcılıkları, adeta bu hakların kısıtlayıcısı konumuna getirdiğini ifade etti.

Yeni kurulan büroların sadece terör suçlarına odaklanacak olması ve bu savcıların başka görevlerden muaf tutulması, terör soruşturmalarına özel bir önem ve hız kazandırılmasını amaçlıyor. Ancak bu durum, 'terör' tanımının genişliği ve yargıdaki siyasi etkiler göz önüne alındığında, eleştirel yaklaşımların odağı haline geldi.

Paylaş: