İç Politika

Sueda Kent Sitesi Davası: Depremin Büyüklüğü Tartışması Mahkemede Gerildi

Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde 65 kişinin hayatını kaybettiği Sueda Kent Sitesi'nin 8. duruşmasında, sanık avukatları ile hayatını kaybedenlerin yakınları arasında 'depremin büyüklüğü' üzerine hararetli bir tartışma yaşandı.

Kemal D.2 dakika okuma0 görüntülenme
Sueda Kent Sitesi davası duruşma salonundan bir görüntü.
Sueda Kent Sitesi davası duruşma salonundan bir görüntü.
Paylaş:

Adıyaman'da, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde 65 kişinin yaşamını yitirdiği Sueda Kent Sitesi ile ilgili açılan davanın sekizinci duruşması, sanık avukatları ile depremde yakınlarını kaybeden aileler arasındaki gerginlikle öne çıktı. Mahkemede, yıkıma neden olan depremin büyüklüğü ve yönetmeliklerde öngörülen sınırları aşıp aşmadığı konusunda taraflar arasında sözlü tartışmalar yaşandı.

Depremin Büyüklüğü Üzerine Tartışmalar

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Sueda Kent Sitesi B Blok'un yıkılması sonucu 65 kişinin hayatını kaybetmesi ve 14 kişinin yaralanmasıyla ilgili müteahhitler, proje sorumluları ve belediye görevlileri yargılanıyor. Davanın sekizinci duruşmasında, sanık avukatları ile hayatını kaybedenlerin yakınları arasında, depremin şiddeti ve yapıların dayanıklılığı üzerine yoğun bir tartışma yaşandığı tutanaklara yansıdı.

Sanık Muhittin Büyük'ün avukatı, Atatürk Üniversitesi'nden gelen bilirkişi raporuna itiraz ederek ek rapor talep etti. Avukat, rapordaki yöntemin hatalı olduğunu savunarak, özellikle düşey ivme grafiği dikkate alındığında depremin yönetmeliklerde öngörülen büyüklüğün üzerinde olduğunun ortaya çıkacağını iddia etti. Bu iddia, depremin şiddetinin yapıların yıkılmasında tek etken olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Aileler Beton Kalitesizliğine ve Hatalı Yapıya İşaret Etti

Depremde yakınlarını kaybedenlerin avukatları ve aileler ise sanık avukatlarının iddialarına sert tepki gösterdi. Bir müşteki avukatı, Adıyaman'da yıkılan bina sayısının, iddia edilen şiddette bir depremle orantılı olmadığını belirterek, enkazda yaptığı incelemelerde betonun kalitesizliğini ve etriye aralıklarının genişliğini bizzat gördüğünü ifade etti. Avukat, “Malzeme ve işçilik kötüydü” diyerek, binanın bulunduğu yerdeki A bloğun ayakta kalıp B bloğun yıkılmasının dahi hatalı yapıyı gösterdiğini vurguladı. Belediye yetkilileri dahil tüm sanıkların kusurlu olduğunu savunan avukat, sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti.

Depremde iki kardeşini kaybeden Hatice Özciriş, sanık avukatlarının depremin büyüklüğü iddiasının, olayın sorumluluğunu hafifletme amacı taşıdığını savundu. Özciriş, binanın 10 saniye sürmeden yıkıldığını belirterek, sanıkların elini kolunu sallayarak gezdiğini ve en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi. Benzer şekilde iki çocuğunu kaybeden başka bir vatandaş da binanın kısa sürede yıkıldığını ve sanık avukatlarının savunmalarına anlam veremediğini dile getirerek cezalandırma talebini yineledi.

Sanık Mehmet Bağcı'nın avukatı ise maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının önemini vurgulayarak, suçsuz bir kişinin cezaevine gönderilmesinin de adaletsizlik olacağını savundu. Bu sözler üzerine ailelerle avukat arasında kısa süreli bir gerilim yaşandı.

Mahkeme Kararları ve Duruşmanın Ertelenmesi

Mahkeme heyeti, müteahhitlerin avukatlarının bilirkişi raporuna karşı itirazlarını reddetti. Taraflara raporla ilgili beyanda bulunmaları için süre verilirken, sanık Ömer Yılmaz hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenilmesine karar verildi. Ayrıca, Adıyaman Belediyesi'ne yazı yazılarak 2010-2014 yılları arasında Yapı Kullanma Komisyonu'nun kurulup kurulmadığı, kurulduysa üyeleri ve raporları hakkında bilgi istenmesi kararlaştırıldı.

Dava, 25 Eylül tarihine ertelendi.

Paylaş: