SGK'da Devlet Katkısı Kaldırıldı: Emekli Hakları 'Açık Kapama' Bahanesiyle Tehlikede
AKP'nin torba kanunla SGK'ya yapılan yasal devlet katkısını kaldırması, yerine takdiri "açık kapatma transferi" getirmesi emeklilerin hak ve zam taleplerini zora sokacak. Uzmanlar, bu düzenlemenin sosyal güvenliğe ayrılan kaynakları kısıtlama ve suni açık algısı yaratma amacı taşıdığını belirtiyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) yapılan yasal devlet katkısı uygulaması, AKP tarafından çıkarılan torba kanunla kaldırıldı. Yerine, Hazine'nin takdirine bağlı olarak yapılacak "açık kapatma transferi" adı altında bir sistem getirildi. Bu değişiklik, artan emekli nüfusuna rağmen sosyal güvenliğe ayrılan kaynakların kısıtlandığı gerçeğini gizlemeyi ve emeklilerin hak taleplerini "kasada para yok" gibi bahanelerle geri çevirmeyi amaçlıyor.
Malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası primleri için Hazine'den SGK'ya kaynak aktarılmasını zorunlu kılan madde de kanundan çıkarıldı. AKP yetkilileri, bu değişiklikleri "teknik bir sadeleştirme" olarak açıklasa da, uzmanlar bu durumun sosyal güvenlik taahhüdünü zayıflattığı görüşünde.
Yasal Güvenceden Takdiri Transfere: Sosyal Güvenliğin Niteliği Değişiyor
2008 yılında AKP iktidarı tarafından getirilen yasayla güvence altına alınan ve formüle bağlanan devlet katkısı, her ay otomatik olarak SGK'ya aktarılarak kurumun mali yapısını destekliyordu. Ancak aradan geçen 18 yılın ardından bu mekanizma ortadan kaldırıldı. Artık devletin sosyal güvenliğe yapacağı destek, yasal bir zorunluluk olmaktan çıkıp, hükümetin ve hazinenin ihtiyaçlarına bağlı takdiri bir transfer haline geldi. Bu durum, devletin sosyal güvenliğe yönelik kural temelli ve otomatik taahhüdünü, konjonktürel ve koşullu bir kaleme indirgiyor.
Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Aziz Çelik, bu değişikliğin özünü, "Eski düzende katkı, formüle bağlı, yasayla güvence altına alınmış, koşulsuz bir yükümlülüktü. Yeni düzende transfer, ihtiyaç oldukça yapılan, takdiri bir açık finansmanı yöntemine dönüşüyor" şeklinde özetliyor. Bu hukuki nitelik değişikliği, kağıt üzerindeki nakit miktar aynı kalsa bile, güvenceli bir yasal yükümlülüğün ortadan kalkması anlamına geliyor.
Suni Kriz Algısı ve Emekli Yoksullaşması
Yeni sistemle birlikte, SGK'nın mali tablolarında kurumun devasa bir açıkla karşı karşıya olduğu algısı yaratılacak. "Devlet katkısı" olarak kaydedilen ödemeler, "açık kapatma transferi" etiketiyle yer alacak. Bu durum, örneğin 2026 yılında SGK'nın 1 trilyonu bulan bir açıkla karşı karşıya kalmış gibi gösterilmesine yol açabilir. İktidarın, emeklilerin zam taleplerini geri çevirirken bu "açık" durumunu bahane olarak kullanması bekleniyor.
Ancak uzmanlar, SGK'nın iflas etmesinin mümkün olmadığını vurguluyor. SGK, harcamaları ve gelirleri kamuya ait olan, devletin sosyal güvenlik için ayırdığı kamu harcamasını ifade eden bir kurumdur. Emekli aylıkları, bir ticaretin getirisi değil, anayasal bir sosyal haktır.
Resmi verilere göre, 2008'de başlayan devlet katkısı uygulaması, kamunun sosyal güvenliğe sağladığı toplam desteği artırmak yerine, yıl içinde ciddi biçimde azalttı. 2002'de kurum gelirlerinin yüzde 40'ı düzeyinde olan kamu katkısı, 2025'te yüzde 15'e kadar geriledi. Bu durum, milyonlarca yeni emekliye rağmen kamu kaynaklarının kısılmasına ve emeklilere düşük maaşlar bağlanmasına neden oldu.
Yapılan son yasa değişikliğiyle, zaten azaltılmış olan kamu desteği "kara delik" olarak damgalanacak ve emeklilerin zam talepleri "kasada para yok" denilerek geri çevrilecek.



