Selahattin Demirtaş'ın Tahliyesi Gündemde: Hukuki Süreç mi, Siyasi Pazarlık mı?
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tahliyesine ilişkin iddialar yeniden gündeme geldi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen süren hukuki süreç, siyasi kulislerdeki pazarlıklara bağlanıyor.

Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tahliyesiyle ilgili iddialar yeniden gündeme geldi. Daha önce de benzer şekilde dile getirilen bu iddiaların, Türkiye'deki siyasi gelişmeler ve kulislerdeki pazarlıkların bir sonucu olduğu değerlendiriliyor.
Selahattin Demirtaş hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen ihlal ve tahliye kararına Türkiye'nin itiraz süresi, geçtiğimiz yıl 8 Ekim'de dolmak üzereyken iktidar tarafından 7 Ekim'de itirazda bulunulmuştu. Bu gelişmenin ardından HDP kanadından sürece dair sert eleştiriler gelmişti. Konu, özellikle Kasım ayında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanmıştı.
Bahçeli, Kasım ayında yaptığı açıklamada, “Hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” ifadelerini kullanmıştı. Demirtaş ise Bahçeli'ye teşekkür ederek, bu çıkışın barışın inşası adına önemli olduğunu belirtmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu açıklamalara karşılık olarak, “Yargı bu konuda ne derse ona uyarız” şeklinde konuşmuştu. Daha önce AİHM kararlarını “bizi bağlamaz” şeklinde yorumlayan Erdoğan’ın bu sözleri, Demirtaş'ın kısa sürede tahliye edileceği şeklinde yorumlara yol açmıştı. Bu gelişmeler üzerine Kasım ve Aralık aylarında Demirtaş'ın tahliyesine dair çok sayıda haber yayınlanmış, ancak beklenen tahliye kararı henüz gerçekleşmemişti.
Tahliyenin Önündeki Siyasi Engeller
Edinilen bilgilere göre, AKP iktidarı ile İmralı arasında devam eden pazarlıkların gündem maddelerinden birini de tutukluların durumu oluşturuyor. Demirtaş'ın tahliyesine yönelik adımın hukuki olarak atılması gereken zamanda atılmamasının temel nedeninin, bu siyasi pazarlıkların henüz sonuçlanmamış olması olarak gösteriliyor. Pazarlığın hangi maddesinde anlaşmazlık yaşandığı veya tarafların Demirtaş'ın durumu hakkındaki kesin tutumları hakkında net bir bilgi bulunmasa da, tahliye kararının gecikmesinin hukuki değil, siyasi bir zemine oturduğu düşünülüyor.
Meclis'in kapanmasından önce çözüm sürecine yönelik bazı yasal adımların atılacağına dair beklentiler mevcut. Geçtiğimiz hafta İmralı Heyeti ile Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un bu konuya ilişkin yaptığı açıklamalar, sürecin hızlanacağına işaret etmişti. Meclis'teki ilgili komisyonlarda yer alan partilerin de destek verdiği bu yasal süreçte son aşamaya gelindiği belirtiliyor. Bu durumun ardından Demirtaş'ın tahliyesine dair haberlerin yeniden gündeme gelmesi dikkat çekiyor. Yandaş gazeteci Fatih Atik'in Demirtaş'ın sonbaharda tahliye edileceği yönündeki iddiası da, tıpkı daha önceki benzer haberler gibi, sürecin ve siyasi pazarlıkların seyrine bağlı olarak şekillenecek gibi görünüyor.


