Rojin Kabaiş'in Ölüm Nedenine Şüphe: Diatom Testi Talebi ve Hukuki Süreç
Van'da 18 gün sonra cesedi bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölüm nedenine ilişkin belirsizlik sürüyor. Aile ve Van Barosu, Adli Tıp Kurumu'nun 'boğulma' kararını sorgulayarak diatom testi talep ediyor. Dosyada cinsel saldırı şüphesi ve teknik zorluklar da öne çıkıyor.

Van'da 18 gün sonra cesedi bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi amacıyla aile ve Van Barosu tarafından diatom testi talep ediliyor. Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) 'suda boğulma' yönündeki kararını bilimsel gerekçelerle sorgulayan Baro ve baba Nizamettin Kabaiş, testin Türkiye'de uygulanmadığı gerekçesiyle reddedilmesine de itiraz ediyor. Kabaiş ailesi, son çare olarak mezarın açılarak yeniden inceleme yapılmasını istiyor.
Diatom Testi ve Adli Tıp Kurumu'nun Tutumu
Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada, baba Nizamettin Kabaiş ve yeni avukatları, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak daha önce yapılmadığını belirttiği diatom testinin uygulanmasını talep etti. Diatom testi, şüpheli ölümlerde kişinin suda boğularak mı öldüğünü yoksa öldürüldükten sonra mı suya atıldığını anlamaya yardımcı oluyor. Ancak, Van Barosu'nun yaptığı başvuruya Adli Tıp Kurumu, 'yöntemin Türkiye'de uygulanmadığı ve bilimsel olarak sağlıklı olmadığı' gerekçesiyle yanıt verdi. Van Barosu Kadın Hakları Merkezi ise bu karara bilimsel gerekçelerle itiraz ederek, Rojin Kabaiş'in akciğerlerinde su bulunmamasına rağmen ölüm nedeninin 'suda boğulma' olarak belirlenmesinin çelişkili olduğunu vurguladı.
Dosyadaki Kritik Bulgular ve Teknik Engeller
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından hazırlanan bilgi notunda, soruşturmadaki ciddi çelişkiler, teknik engeller ve kurumsal ihmallere dikkat çekildi. Dosyanın en kritik bulgularından biri, Rojin Kabaiş'in bedeninde tespit edilen iki farklı erkeğe ait DNA tiplemeleri oldu. Sternum (göğüs kemiği) ve intravajinal bölgesinde bulunan bu DNA'ların 'bulaş' ihtimaline karşı 490 kişiden örnek alındığı ve yaklaşık 2 bin erkeğe ait örnek setinin ayrıştırıldığı belirtildi. DNA eşleştirme işlemleri devam ederken, YYÜ Rektörü ve bir yakınına dair DNA kıyaslamalarının da yapıldığı bilgisi paylaşıldı.
Diğer yandan, Rojin Kabaiş'e ait Xiaomi Redmi marka cep telefonunun içeriğine erişilmesi konusunda iki yıldır süren teknik bir kriz yaşanıyor. Türkiye'deki imkanlarla açılamayan telefon, adli yardımlaşma yoluyla İspanya'ya gönderildi ancak oradan da sonuç alınamadı. Soruşturma makamları, cihazın imaj işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla üretici firma üzerinden Çin Halk Cumhuriyeti makamları nezdinde yeni bir araştırma süreci başlattı. Baro, telefon verilerinin dosyadaki 'maddi gerçeğin' ortaya çıkarılması için büyük önem taşıdığını savunuyor.
Cinsel Saldırı Şüphesi ve İdari Soruşturmalar
Hukuki süreçte 'cinsel saldırı' ihtimali üzerinde durulurken, Rojin'in kaybolduğu gün regl olduğu ve ailesine teslim edilen kişisel eşyaları arasındaki ped paketinden bir adet pedin eksik olduğu saptandı. Bu durumun ve bedendeki travmatik bulguların uzmanlarca yeniden analiz edilmesi talep edildi. Olay günü Rojin'in ayağında olan terliklerin bulunamaması da 'zorla kaçırılma' şüphelerini güçlendiriyor. Öte yandan, öğrencinin yurda dönmediğini ailesine zamanında bildirmeyen yurt yetkilileri hakkında Van Valiliği'nin verdiği 'soruşturma izni verilmemesi' kararına Baro'nun itirazı üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından itiraz kabul edilerek soruşturma başlatıldı. Kampüs sahilindeki kamera sistemlerinin olay tarihinde çalışmadığı veya sonradan söküldüğü de tutanaklara yansıdı.
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, Rojin Kabaiş dosyasının basit bir 'kayıp' veya 'intihar' vakası olarak kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirterek, erkek DNA bulgularının kime ait olduğunun kesinleşmesi ve dijital materyallerin çözülmesinin ertelenemez temel meseleler olduğunu ve maddi gerçek ortaya çıkana kadar davanın takipçisi olacaklarını vurguladı.



