Oğuzhan Uğur'dan AHBAP Soruşturmasında Savunma: "Sadece Aracılık Ettik"
AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur, MASAK raporundaki şüpheli para hareketlerini ticari faaliyet olarak açıklayarak suçlamaları reddetti. Deprem sürecinde sadece aracılık görevi üstlendiğini belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü AHBAP Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur, emniyetteki ifadesinde hakkındaki suçlamaları reddetti. MASAK raporunda yer alan şüpheli para hareketlerini ticari faaliyetler olarak açıklayan Uğur, deprem sürecinde derneğe sadece aracılık hizmeti verdiğini savundu.
MASAK Raporu ve Şüpheli İşlemler
Soruşturmanın temelini oluşturan MASAK raporuna göre, Oğuzhan Uğur'un sahibi olduğu Babala TV, Babalayka Film gibi şirketlerin ve Uğur ailesiyle bağlantılı firmaların finansal hareketleri incelendi. Raporda, Gain Medya'dan 45 milyon lirayı aşan fon girişi, Çekmeköy'de 25 milyon liralık villa alımı, 2 binden fazla "iş avansı/avans iadesi" işlemi ve aynı gün içinde yapılan 6,5 milyon liralık nakit para işlemleri gibi kalemler dikkat çekti. Bu para trafiğinin finansal açıdan "riskli ve izlemeye değer" bulunduğu değerlendirildi. Uğur, bu işlemlerin karşılığında aylık gelirinin 150 bin ila 400 bin lira arasında olduğunu belirtti.
Yardım Süreçlerinde Aracılık Savunması
Oğuzhan Uğur, ifadesinde AHBAP Derneği'nin yardım süreçlerinde yalnızca aracılık görevi üstlendiğini vurguladı. Haluk Levent dışında dernekten kimseyi tanımadığını belirten Uğur, deprem döneminde AHBAP'ın yanı sıra AFAD ve Kızılay'ın da yardım hesaplarını paylaştıklarını hatırlattı. Uğur, "Hesaplarımız incelendiğinde tarafımıza bir kuruş dahi para yatmadığı görülecektir. Aktardığımız şey para değil, bilgidir. İnsanlara AHBAP'ın ya da AFAD'ın IBAN ve iletişim bilgilerini ulaştırdık," dedi. Yayınları sırasında izleyicilerden gelen beyanlara dayanarak AHBAP, AFAD ve Kızılay'a toplamda yaklaşık 60 milyon lira bağış yapıldığını tahmin ettiklerini, ancak bu rakamların doğruluğunu bilmelerinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.
Yüklü Transferlere Açıklama
Soruşturma kapsamında savcılık tarafından Babala TV şirket hesabından aynı araç için üç kez gerçekleştirilen toplam 9 milyon 700 bin liralık EFT işlemleri de Uğur'a soruldu. Uğur, bu durumun bir araç satın alma ödemesi olduğunu, alıcının isminin banka tarafından hatalı girilmesi nedeniyle paranın iki kez iade edildiğini ve üçüncü denemede ödemenin başarıyla tamamlandığını açıkladı. Bu işlemin toplamda 30 milyon lira olduğu anlamına gelmediğini ve banka çalışanı hatasıyla bu durumun yaşandığını belirtti. Gain Medya'dan gelen ödemenin bir program satışı, diğer ödemelerin ise ticari iş ortaklıkları kapsamında gerçekleştiğini savunan Uğur, tüm bu hesap hareketlerinin muhasebeleştirilmiş ticari işlemler olduğunu ifade etti.
Etkin Pişmanlık Talebinde Bulunmadı
Oğuzhan Uğur, ifadesinin sonunda herhangi bir suç işlemediğini belirterek etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini kaydetti. Gözaltına alınanlar arasında Uğur'un yanı sıra Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke de bulunuyor. Aynı soruşturma kapsamında ifadesi alınan eski AHBAP yöneticisi Hüseyin Küçük ise dernek yönetimine girdiği ve ayrıldığı dönemleri anlatarak, cep telefonunda bulunan AHBAP Derneği İktisadi İşletmesi adına düzenlenmiş çeklerin kendi ayrılmasından sonra ticari alacak-verecek ilişkilerinde kullanıldığını sonradan öğrendiğini ve bu konuda Haluk Levent ile Yeliz Kaya ile tartışmalar yaşadığını öne sürdü.



