NATO Zirvesi nedeniyle 11 ilde eylem yasağı: Protesto hakkı kısıtlandı
Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde 11 ilde protesto ve eylem yasağı ilan edildi. Yaklaşık 19 milyon kişiyi kapsayan kararlar dikkat çekiyor.

11 İlde Eylem Yasağı Kararı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında Türkiye genelinde eylem yasağı uygulanan il sayısı 11'e ulaştı. Başkent Ankara'da uygulanan fiili kısıtlamaların ardından, Eskişehir, Mersin, Karabük, Adana, Bolu, Niğde, Konya, Sakarya, Elazığ ve Antalya'da da çeşitli sürelerle protesto ve eylem yasakları getirildi. Söz konusu yasak kararları; yürüyüş, basın açıklaması, miting, broşür dağıtımı ve afiş asma gibi etkinlikleri kapsıyor.
Yaklaşık 19 Milyon Vatandaşı Etkiliyor
İlan edilen yasaklar, yaklaşık 19 milyonluk bir nüfusu doğrudan etkiliyor. Türkiye'deki her beş kişiden birinin bulunduğu bu bölgelerde, NATO Zirvesi'ne yönelik yapılacak her türlü protesto resmen yasaklanmış durumda. Yasakların kapsamı ve süresi illere göre değişiklik gösterirken, bazı illerde 10 ile 14 gün arasında değişen sürelerle etkinliklere izin verilmiyor. Bu durum, zirve trafiğinin Ankara ile sınırlı olmasına rağmen, uzak şehirlerdeki protesto hakkının da kısıtlanması nedeniyle tartışmaları beraberinde getirdi.
Zirve Hazırlıklarında Alınan Diğer Tedbirler
NATO Zirvesi'ne yönelik hazırlıklar yalnızca eylem yasaklarıyla sınırlı kalmadı. Ankara başta olmak üzere birçok alanda hayatı etkileyen yeni düzenlemeler devreye alındı:
- Kamuda görevli personele idari izin verilirken, sınav, panel ve konser gibi toplu etkinlikler yasaklandı.
- KYK yurtları tahliye edilerek öğrencilerin eşyalarını boşaltmaları istendi.
- Hastanelerde randevu süreleri uzatıldı ve konuklar için izole alanlar oluşturuldu.
- Çankaya bölgesinde kreşler kapatıldı.
- Şehir merkezindeki şantiyelerde çalışmalar durduruldu.
- Gecekondu bölgelerinin görünmemesi için yol kenarlarına setler çekildi.
- Parklar ve sosyal alanlar yabancı heyetlerin programları gerekçesiyle halkın kullanımına kapatıldı.
Tüm bu uygulamalar, Türkiye genelinde kamu hizmetlerinin ve sosyal yaşamın zirve sebebiyle yeniden düzenlendiğini gösteriyor. Süreç içerisinde çeşitli toplumsal grupların etkinliklerine yönelik gözaltı haberleri de basına yansımaya devam ediyor.



