İç Politika

Murat Ongun'dan İBB Davası savunması: Somut delil yok, çifte standart var

İBB Davası'nda savunma yapan Murat Ongun, şirketlere yönelik suçlamaların somut delilden yoksun olduğunu belirterek, dosyada çifte standart uygulandığını savundu.

Onur B.2 dakika okuma0 görüntülenme
Murat Ongun İBB davasında savunma yaptı.
Murat Ongun İBB davasında savunma yaptı.
Paylaş:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 59’uncu duruşması, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda devam etti. Davada tutuklu bulunan Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, savunmasında kendisine ve belediye şirketlerine yönelik iddiaları yanıtladı. Ongun, suçlamaların hiçbir somut belgeye dayanmadığını vurgulayarak, yargı sürecindeki çelişkilere dikkat çekti.

Delilsiz suçlama ve çifte standart iddiası

Savunmasında iddianamede yer alan iddiaların MASAK raporu, para trafiği veya herhangi bir belgeyle desteklenmediğini ifade eden Ongun, buna rağmen birçok kişinin cezaevinde tutulduğunu hatırlattı. İddianamede bazı şirketlerin "örgüt firması" olarak tanımlanmasına tepki gösteren Ongun, diğer yandan büyük ölçekli ihaleler alan bazı şirketlere yönelik herhangi bir soruşturma açılmamasını "çifte standart" olarak nitelendirdi.

Ongun, savcılığın "örgüt firması" olarak nitelendirdiği şirketlerin 5 yıllık toplam iş hacminin 1 milyar TL olduğunu, buna karşılık Serdar Haydanlı'ya ait 4,5G şirketinin yalnızca 5 ayda yaklaşık 600 milyon TL değerinde ihale aldığını ve hakkında hiçbir suçlama bulunmadığını belirtti. Ongun, bu durumu şu şekilde özetledi: "Dört ana örgüt firması denilen şirket 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş almış. Tıbbi cihaz satıcısının kurduğu şirket ise 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Ama o örgüt firması değil."

İddianamedeki çelişkiler ve itirafçı beyanları

Ongun, iddianamenin güvenilirliğini zedelediğini savunduğu noktalara ilişkin şunları kaydetti:

  • Savcılığın bazı eylemlerde kamu zararını başlangıçta 45,5 milyon TL olarak belirleyip daha sonra hiçbir gerekçe göstermeden 18,7 milyon TL’ye düşürdüğünü belirtti.
  • İddianamede yer alan "örgüt üyesi" olduğu öne sürülen kişilerle telefon trafiğinin, bayram ve taziye gibi rutin görüşmelerden ibaret olduğunu ifade etti.
  • Kendisiyle ilişkilendirilen şirketlerin fiili ortağı olduğuna dair hiçbir somut belgenin sunulmadığını, suçlamaların yalnızca itirafçı beyanlarına dayandığını savundu.

Ongun, hayatında hiç görmediği kişilerin beyanlarının itibar gördüğünü belirterek, yargılamanın somut veriler yerine soyut iddialar üzerinden ilerlediğini öne sürdü. Savunmasında, alt taşeron sisteminin işleyişine dair tanık ifadelerinin de yapılan işlerin gerçekliğini doğruladığını belirten Ongun, dosyada yapılmayan bir işe dair tek bir somut örnek fatura dahi bulunmadığını sözlerine ekledi.

Paylaş: