Küba'da Ekonomik Dönüşüm: Sosyalizm Korunurken Yeniden Yapılanma
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD yaptırımlarının derinleştirdiği krizlere karşı sosyalist kazanımları koruyarak yeni bir ekonomik dönüşüm sürecine girdiklerini açıkladı. Ülke, tarım ve enerji alanlarında toparlanma adımları atarken, sağlık emekçileri Venezuela'da dayanışma faaliyetlerini sürdürüyor.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında değişiklik öngören 176 maddelik reform paketinin detaylarını paylaştı. Bu yapısal dönüşüm programının, ABD'nin ağırlaştırdığı ekonomik ve enerji yaptırımlarına yönelik geçici bir yanıt olmadığını belirten Díaz-Canel, temel hedefin sosyalist sistemi koruyarak ekonomik yönetim modelini güncellemek olduğunu vurguladı. Reformlar kapsamında belediyelere daha fazla yetki verilecek, devlet işletmelerinin özerkliği artırılacak, kamu yönetimi yeniden yapılandırılacak, yabancı yatırımlar ve dış ticaret daha esnek hale getirilecek, bankacılık sistemi yenilenecek ve özel sektörün ekonomideki rolü genişletilecek.
Díaz-Canel, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi devrimin sosyal kazanımlarının ise “dokunulmaz” olduğunu ve sosyal adaletin ancak güçlü bir ekonomiyle korunabileceğini ifade etti.
Enerji Krizi ve Dönüşüm Adımları
Küba'da uzun süredir devam eden elektrik kesintilerinin temel nedeninin ABD'nin uyguladığı "enerji ablukası" olduğunu belirten Díaz-Canel, özellikle yakıt taşıyan gemilere yönelik baskılar nedeniyle ülkenin ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Hükümetin enerji dönüşüm programını kararlılıkla sürdürdüğünü kaydeden Díaz-Canel, son bir yılda yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının yüzde 3'ten yüzde 10'a yükseldiğini, güneş enerjisi yatırımları sayesinde Küba'nın dünyanın en hızlı enerji dönüşümü yaşayan ülkelerinden biri haline geldiğini belirtti. Kübalı bilim insanlarının yerli ham petrolün daha verimli rafine edilmesini sağlayan teknolojiler geliştirmesi de enerji bağımsızlığı açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
ABD İlişkileri ve Uluslararası Tepkiler
ABD ile ilişkiler konusunda ise Díaz-Canel, Washington'un baskı politikalarını eleştirirken, eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde diyaloğa açık olduklarını yineledi. Küba'nın siyasi sistemi, egemenliği ve bağımsızlığının pazarlık konusu olmayacağını vurgulayan Devlet Başkanı, iki ülke arasında ticaret, bilim, kültür ve güvenlik gibi alanlarda iş birliği yapılabilecek ortak başlıklar bulunduğunu söyledi. Ancak ABD'nin yaptırımları sürdürmesi ve diğer ülkelere yönelik müdahaleci politikalarının Küba halkında güvensizlik yarattığını da ekledi.
Bu bağlamda, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, Amerikan Devletleri Örgütü'nü (OAS), Küba'daki gelişmeleri değerlendirirken ABD'nin ülkeye yönelik abluka ve baskı politikalarını görmezden geldiği gerekçesiyle sert sözlerle eleştirdi. Rodríguez, OAS'ın Küba'nın iç durumuna ilişkin açıklama yaparken ekonomik ablukanın ağırlaştırılması, enerji kısıtlamaları ve ikincil yaptırımlar gibi politikalardan hiç söz etmemesini "skandal" olarak nitelendirdi.
Sağlık Dayanışması ve Devrim Mirası
Diğer yandan, Kübalı sağlık emekçileri Venezuela'da yaşanan depremlerin ardından uluslararası dayanışma faaliyetlerini sürdürüyor. Küba Sağlık Bakanı José Ángel Portal Miranda, Venezuela'da görev yapan Kübalı sağlık çalışanlarının güvende olduğunu ve depremin ilk anından itibaren yaralıların tedavisine katıldığını açıkladı. Kübalı doktorlar ve sağlık emekçileri, acil servisler ve sağlık merkezlerinde Venezuela sağlık sistemiyle koordinasyon içinde çalışarak afetzedelere hizmet sunuyor.
Küba Devrimi'nin önde gelen isimlerinden Ramiro Valdés Menéndez ise askeri bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. Fidel Castro önderliğindeki devrim mücadelesinin kritik anlarında yer alan Valdés, devrim sonrası devlet güvenliği kurumlarının kuruluşunda da öncü rol üstlenmişti.
Yerel Dayanışma ve Üretim Seferberliği
ABD ablukasının yarattığı ulaşım sorunlarının hafifletilmesine katkı sunmak amacıyla Matanzas'ta bir girişimci, halk gücü il hükümetine elektrikli araç bağışladı. Bu tür bağışların, abluka koşullarında toplumsal sorumluluk üstlenen özel sektör için örnek oluşturduğu belirtildi.
2025'in Ekim ayında Küba'nın doğusunu vuran Melissa Kasırgası'nın ardından ise Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Merkezi Acil Durum Müdahale Fonu ve Küba Tarım Bakanlığı'nın destekleriyle tarımsal üretimde toparlanma süreci hız kazandı. Santiago de Cuba'da üreticilere tohum, sulama ekipmanları ve yapı onarım desteği sağlanarak bölgedeki gıda güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Eğitim alanında ise Camagüey'deki Nicolás Guillén Batista İl Pedagoji Okulu'nun 13. mezuniyet töreninde 175 yeni öğretmen diplomalarını alarak eğitim sistemine katıldı. Okul yönetimi, mezuniyetin devrimin eğitim alanındaki kazanımlarına bir saygı duruşu olduğunu vurguladı.



