İç Politika

İzmir Karaburun'da İkinci İmar Planı da İptal Edildi

İzmir Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi için hazırlanan ikinci nazım imar planı, mahkeme kararıyla iptal edildi. Bölgedeki yapılaşma baskısı sürüyor.

Aslı T.1 dakika okuma0 görüntülenme
Karaburun kıyılarında yapılaşma ve doğa manzarası
Karaburun kıyılarında yapılaşma ve doğa manzarası
Paylaş:

Karaburun'da İmar Planına Yargı Engeli

Türkiye'nin 19 özel çevre koruma bölgesinden biri olan İzmir Karaburun'da, bölgenin geleceğini belirleyen nazım imar planı bir kez daha mahkeme tarafından iptal edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan dava sonucunda, Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi’ne ilişkin hazırlanan ikinci imar planının da şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğuna hükmedildi.

Mahkeme, iptal kararında özellikle Mordoğan ve Kuyucak mevkilerindeki planlama hatalarına dikkat çekti. Mordoğan İskele bölgesinde askeri alan kullanımının gerekçelendirilmediği, Kuyucak mevkiinde ise zeytinliklerin bulunduğu doğal alanların konut gelişimine açılmasının hukuka uygun olmadığı vurgulandı.

Kapalı Kapılar Ardında Planlama Tepkisi

2019 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ilan edilen Karaburun'da, merkezi ve yerel yönetimlerin izlediği yöntemler bölge halkı ve sivil toplum tarafından eleştiriliyor. Bölgeye dair yürütülen planlama süreçlerinde şeffaflık eksikliği yaşandığı, paydaş toplantılarına yerel üretici kooperatiflerinin, çevre örgütlerinin ve basının dahil edilmediği belirtiliyor.

  • Planlama süreçlerinde halkın bilgilendirilmediği ifade ediliyor.
  • Toplantıların yerel unsurların katılımı olmadan yapıldığı öne sürülüyor.
  • Bölgedeki RES ve GES projeleri ile yoğun inşaat faaliyetleri ekolojik dengeyi tehdit ediyor.

Karaburun'da zeytinliklerin ve nergis tarlalarının bulunduğu bakir alanların imara açılmasına yönelik girişimler, rant odaklı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki yapılaşma baskısının devam etmesi ve vadiler ile dere yataklarında artan betonlaşma, ekosistem üzerindeki tehlikenin boyutunu artırıyor. Mahkemenin iptal kararı, bölgenin doğal dokusunun korunması adına atılan önemli bir adım olarak görülürken, yerel yönetim ve merkezi idarenin bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyeceği merak ediliyor.

Paylaş: