İç Politika

İsyankâr Cadı: Beklemek Yerine Harekete Geçmenin Önemi

Yazılama Yayınları'ndan çıkan 'İsyankâr Cadı' kitabı, çocuklara iyilik perileri ve kahramanları beklemenin yerine sorgulamayı ve harekete geçmeyi öğretiyor. Kitap, Küba örneği üzerinden emperyalizme ve adaletsizliğe karşı örgütlenmenin önemini vurguluyor.

Aslı T.2 dakika okuma1 görüntülenme
İsyankâr Cadı kitabının kapağı ve içinden bir çizim
İsyankâr Cadı kitabının kapağı ve içinden bir çizim
Paylaş:

Yazılama Yayınları'ndan çıkan ve Enrique Perez tarafından yazılıp Enrique Martinez tarafından çizilen 'İsyankâr Cadı' adlı kitap, çocuklara alışılagelmiş masalların dışında bir bakış açısı sunuyor. Kitap, kahramanların gelip dünyayı kurtarmasını beklemek yerine, sorgulama yapmayı ve harekete geçmeyi teşvik ediyor. Bu yönüyle, çocuklara dünyayı anlatmaktan çok dünyayı sorgulamayı öğreten eserler arasında yer alıyor.

Kitabın en çarpıcı noktalarından biri, 'Dünyada bunca kötülük varken iyilik perileri ne işe yarıyor?' sorusu. Bu soru, çocukları masal dünyasından çıkarıp yaşadıkları gerçekliğin içine yerleştiriyor. Çocuklar genellikle birilerinin gelip her şeyi düzelteceğine inandırılarak yetiştirilirken, 'İsyankâr Cadı' bu beklentiyi sorgulatıyor. Gerçek hayatta savaşlar, açlık, yoksulluk ve doğa talanı gibi sorunlar sürerken, iyilik perilerinin ve kahramanların rolü belirsizliğini koruyor.

Masalların Ötesindeki Gerçeklik

Kitap, masallardaki iyilik perilerinin günümüzdeki karşılığını da eleştiriyor. Düzeni değiştirmeden iyilik dağıtanlar, sorunların kökenini sorgulatmadan yardım kampanyaları düzenleyenler ve adaletsizliklere karşı somut adım atmadan barış temennileri sıralayanlar, 'işe yaramaz iyilik perileri' olarak tanımlanıyor. Bu durum, sadece masal kahramanlarını değil, sistemi değiştirmeyen tüm iyi niyetli görünen çabaları da kapsayan bir eleştiri olarak öne çıkıyor.

Küba Örneği ve Örgütlenmenin Gücü

Kitap, eleştirilerini somutlaştırmak için Küba örneğine değiniyor. Altmış yılı aşkın süredir ağır ekonomik ambargoya maruz kalan Küba'nın mücadelesi, sihirli değneklerle değil, örgütlü bir halkın direnişiyle sürdürülüyor. 26 Temmuz, Küba'da Ulusal İsyan Günü olarak kutlanıyor ve Moncada Kışlası baskınının yıldönümünü simgeliyor. Bu olay, Fidel ve Raúl Castro gibi isimlerin yanı sıra, isimsiz binlerce insanın ortak mücadelesiyle şekillenen devrimlerin, birkaç cesur insanın eseri olmadığını gösteriyor.

Emperyalizmin Küba'ya duyduğu öfkenin nedeni, örgütlü bir halkın gücü olarak belirtiliyor. Ambargonun yarattığı enerji krizi gibi zorluklara karşı direnen Küba halkı, Türkiye'deki 'Küba'ya Güneş Topluyoruz' kampanyası gibi dayanışma örnekleriyle destekleniyor. Bu tür kampanyalar, hayır işi olmaktan çok, perileri beklemeden ablukaya karşı örgütlenenlerin bir eylemi olarak sunuluyor.

İsyan Eden Cadılar ve Beklemeyen Halklar

'İsyankâr Cadı', çocuklara bireysel başarı hikayeleri anlatmak yerine, sorular sormayı ve bu sorular etrafında birlikte hareket etmenin önemini vurguluyor. Kitaptaki 'cadı' figürü, egemenlerin korktuğu, itaat etmeyen öğretmen, hakkını isteyen işçi, ormanını koruyan köylü ve sorular sormaktan vazgeçmeyen çocuk gibi farklı kimlikleri temsil ediyor. Bu kişiler, bilgiyi paylaşarak, dayanışmayı büyüterek ve korkuya teslim olmayarak toplumsal değişimin öncüsü oluyorlar.

Kitabın en sıra dışı yönü, çocuklara yeni bir kahraman sunmak yerine, kahraman beklememeyi öğretmesi. Dünyayı iyilik perilerinin veya sihirli değneklerin değil, birbirini bulan, yan yana gelen ve örgütlenmeyi öğrenen insanların değiştirdiği vurgulanıyor. Küba halkının ambargo altında ayakta durması ve Türkiye'de Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana süregelen mücadele, bekleyenlerin değil, bir araya gelenlerin kazandığı dersini pekiştiriyor. 'İsyankâr Cadı', çocuklara isyan etmenin ve perilerin işini bitirmenin mümkün olduğunu anlatıyor.

Paylaş: