İstanbul'da Okullarda Mescit Açılması Talimatı: Eğitimde Yeni Bir Gerici Adım Mı?
İstanbul Valiliği, tüm ilçelere gönderdiği yazıyla yeni yapılacak okullarda mescit açılmasını zorunlu hale getirdi. Bu karar, eğitimdeki laiklik ve bilimsellik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İstanbul Valiliği, bünyesindeki 39 ilçe kaymakamlığına gönderdiği bir talimatla, tüm okullarda mescit açılmasını zorunlu kıldı. Yeni yapılacak eğitim kurumlarının proje aşamasında mescit alanlarının yer alacağını belirten valilik, mevcut okullarda da uygun alanların mescide dönüştürülmesini istedi. Bu karar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2023 yılında anaokulu ve ilköğretim kurumlarında mescit açılmasını zorunlu hale getiren düzenlemesinin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.
Eğitim Sistemindeki Sorunlar ve Gerici Uygulamalar
Valiliğin bu adımının, Türkiye'deki eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu derin sorunların üstünü örtme çabası olduğu yorumları yapılıyor. Eğitimdeki piyasacı ve gerici politikaların eğitim sistemini tahrip ettiği, bu durumun ise dinci uygulamalarla gizlenmeye çalışıldığı belirtiliyor. Özellikle ÇEDES projesiyle okullara imamların girmesinin önünün açılması ve şimdi de mescit zorunluluğu gibi adımların, laik ve bilimsel eğitim anlayışını zayıflattığı savunuluyor. Bu tür uygulamaların, eğitimdeki asıl ve acil sorunlar olan çocuk işçiliği, şiddet ve geleceksizlik gibi konuların göz ardı edilmesine yol açtığı vurgulanıyor. Geçtiğimiz yıl en az 94 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiği ve son 13 yılda bu sayının 836'ya ulaştığına dikkat çekiliyor.
'Manevi Değerler' ve 'Özgürlük' Kılıfı
İstanbul Valiliği'nin okullarda mescit açılması talimatının gerekçesinde, toplumun manevi değerlerine vurgu yapıldığı ve öğrencilerin temel hak ve özgürlükleri kapsamında ibadet ihtiyaçlarının karşılanmasının önemi belirtildi. Valilik açıklamasında, öğrencilerin sosyal, kültürel ve ahlaki gelişimlerinin desteklenmesiyle birlikte, inanç ve ibadetlerini uygun ortamlarda yerine getirebilecekleri alanların sağlanmasının eğitim hizmetlerinin bütünleyici bir parçası olduğu iddia edildi. Millî Eğitim Bakanlığı'nın ilgili yönetmeliklerine atıfta bulunularak, öğrencilerin cuma namazı gibi toplu ibadetlere katılabilmesi ve okul dışına çıkışların azaltılması amacıyla okul bünyelerinde mescit oluşturulması gerektiği ifade edildi.
Bu hamle, daha önce de farklı şehirlerde benzer şekilde gündeme gelmişti. İzmir'de okullardaki kütüphane ve sığınakların mescide dönüştürülmesi talepleri ve MEB'in okullara gönderdiği "ihtiyaç Analizi" formunda mescitlerin durumuyla ilgili soruların yer alması, eğitimde dini referansların artan etkisine işaret eden gelişmeler olarak kaydedilmişti.
- Yeni yapılacak okullarda proje ve planlamalarda, yeterli fiziki kapasiteye sahip mescit alanına yer verilecek.
- Mevcut okullarda ise imkanlar dahilinde uygun alanlar mescit olarak düzenlenecek.
- Amaç olarak, öğrencilerin ibadetlerini güvenli bir şekilde yapabilmeleri ve eğitim saatlerinin verimli kullanılması gösteriliyor.



