İç Politika

İngiltere'de Lider Değişikliği: Keir Starmer İstifa Etti, Andy Burnham Başbakanlık Yolunda

İki yıldır başbakanlık koltuğunda oturan Keir Starmer, toplumsal desteğini yitirmesi üzerine görevinden istifa etti. Starmer'ın yerine, Manchester Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüten Andy Burnham'ın başbakan olması bekleniyor. Bu değişim, parti içinde ve kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı.

Sinan Ö.5 dakika okuma1 görüntülenme
Andy Burnham ve Keir Starmer'ın siyasi kariyerlerini temsil eden görseller.
Andy Burnham ve Keir Starmer'ın siyasi kariyerlerini temsil eden görseller.
Paylaş:

İki yıl önce güçlü bir parlamento çoğunluğuyla başbakanlık görevine gelen Keir Starmer, bu süreçte önemli ölçüde toplumsal desteğini kaybetti. Sabah saatlerinde görevinden istifa eden Starmer'ın bu kararı, Andy Burnham'ın başbakanlık yolunu açtı. Starmer, geçen haftaya kadar istifa etme niyetinde olmadığını ve liderlik yarışında aday olacağını belirtse de, Burnham'ın seçim zaferiyle meclise dönmesi üzerine hem kabinesinde hem de parti grubunda desteğini yitirdi ve istifa etmek zorunda kaldı.

Burnham ekibinin, değişimin hızlı ve barışçıl olması talebiyle salı gününe kadar süre tanıdığı, Starmer'ın ise bu talebi kabul ederek görevinden çekildiği belirtildi.

'Blair Döneminin Suç Ortağı' Olarak Bilinen Burnham Vitrine Çıkıyor

Andy Burnham, 1970 doğumlu profesyonel bir siyasetçi olarak biliniyor. 14 yaşından bu yana İşçi Partisi içinde aktif rol alan Burnham, Tony Blair ve Gordon Brown dönemlerinde maliye, sağlık ve kültür bakanlıkları gibi önemli görevlerde bulundu. Bu görevleri sırasında Blair döneminin politikalarına ortak olduğu yönünde eleştiriler bulunuyor.

Yaklaşık 10 yıl önce Ed Miliband ve Jeremy Corbyn karşısında iki kez parti liderliği için aday olan Burnham, bu yarışları kaybetmişti. Blaircı olarak tanımlanmasına rağmen, Corbyn döneminde bir süre gölge İçişleri Bakanı olarak görev yaptı. 2016'daki parti içi darbe girişimine katılmayan Burnham, 2017'de meclisten ayrılarak Manchester Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu ve bu göreve seçildi.

Burnham'ın Belediye Başkanlığı Dönemi ve Popülaritesi

Manchester Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca Burnham'ın popülaritesi arttı. Özellikle Covid-19 pandemisi sırasındaki politikaları destek gördü. Şehrin ulaşım sorunlarına müdahale ederek toplu taşımayı kamu kontrolüne aldı. Tam anlamıyla kamuculuk yapmasa da, kamu kontrolü ve aktif müdahale ile ulaşımı daha yaygın ve ucuz hale getirmeyi hedefledi. Ayrıca sosyal konutların inşasına önem verdi. Bu dönemde kendisine "Kuzeyin Kralı" lakabı takıldı.

Burnham, kendi yaklaşımını "iş dünyasına dost bir sosyalizm" olarak tanımlıyor ve partinin "hafif sol" kanadını temsil ediyor. Bu yaklaşım, yeri geldiğinde müdahale eden, yatırım yapan, kaynak ayıran ve özel sektöre alan açan ancak onu kontrol eden bir modeli öngörüyor. Manchester'da İşçi Partisi'nin güçlü olması sayesinde belediye başkanlığını rahat kazanan Burnham, parti için tarihsel olarak güçlü olan ancak son dönemde Muhafazakâr ve Reform partilerine oy kaybetmiş Kuzey İngiltere'deki "Kızıl Duvar" bölgelerinde de başarı elde etme potansiyeli taşıyor.

Filistin Meselesi ve Ekonomi Politikaları

Andy Burnham, Filistin meselesi hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, Manchester Belediye Başkanı olarak tüm verilere hâkim olamadığını belirtmiş ve İsrail'i kınamayı reddetmişti. Finansal kurumlara yönelik kısmi eleştirileri tepki çekince geri adım attığı ve Starmer hükümetinin ekonomi politikalarına uyacağı sözünü verdiği kaydedildi. Burnham, askeri harcamaları artıracağını ve aynı zamanda sosyal konulara yatırım yapacağını dile getirdi.

Burnham, Mayıs ayındaki yerel seçimler öncesinde de başbakanlık için bir girişimde bulunmuştu. Starmer'ın düşük popülaritesi ve partinin yerel seçimlerden yenilgi alacağı beklentisi üzerine bir vekil onun adaylığı için istifa etti. Ancak Starmer ve parti yönetimi Burnham'ın adaylığını bloke etti. Bu durumun ardından İşçi Partisi, Müslüman göçmenlerin yoğunlukta olduğu ve tarihsel olarak güçlü olduğu bir bölgede Reform ve Yeşiller partileri arasındaki rekabette Yeşiller'in zaferiyle sonuçlandı. Hem Burnham'ın engellenmesi hem de yerel seçimlerdeki hezimet, Starmer için bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.

Bu dönemde Lord Mandelson skandalı da Starmer'ı etkiledi. İsrail yanlısı bazı danışmanlarını harcamak zorunda kalan Starmer'ın, Mandelson'a ait yazışmalarda İsrail politikaları nedeniyle kızgın olduğu anlaşıldı. Oysa Starmer'ın en başından beri Gazze'deki İsrail'i desteklediği ve halka suyun kesilmesini dahi doğru bulduğunu belirttiği biliniyor.

İsrail Lobisinin Desteği ve Seçim Stratejisi

Yerel seçimlerin ardından, Manchester'da beyaz işçi sınıfının yoğunlukta yaşadığı Makerfield bölgesinde bir vekil, Burnham lehine istifa etti. Bu vekilin açıkça Siyonizmi savunan ve aile üyeleri İsrail Savunma Kuvvetleri'nde görev alan biri olması dikkat çekti. Burnham, yerel seçimlerde Reform'un kazandığı ve göçmen nüfusun az olduğu bu bölgede, İşçi Partisi'nin adını ve logosunu kullanmadan kendi ismini öne çıkararak bir kampanya yürüttü ve 18 Haziran'da açık farkla zafer kazandı. Bu zafer, Burnham'ın Reform Partisi'ni geriletme potansiyelini gösterdi ve İşçi Partisi'nin "Kuzeyin Kralı" ile Kuzey İngiltere'yi yeniden kazanabileceği beklentilerini artırdı.

Burnham'ın sadece Kuzey İngiltere'de Reform'u geriletmesi değil, aynı zamanda Gazze ve Starmer politikaları nedeniyle Yeşiller Partisi'ne yönelen İşçi Partisi oylarını da geri çekmesi bekleniyor. Yeşiller Partisi, birkaç yıl önce Jeremy Corbyn'in yakaladığı rüzgarla oyunu artırmıştı. Burnham'ın söylemleriyle Yeşiller'e giden oyların bir kısmını geri almayı hedeflediği belirtiliyor.

Starmer'dan Sitemkar Veda

Starmer'ın İngiliz emperyalizmi adına görevlerini yerine getirdiği ancak toplumu ikna edemediği ve kısa sürede sevilmeyen bir figür haline geldiği ifade ediliyor. Starmer'ın geçen hafta yaptığı sitemli açıklamalarda, "Popüler değilim ama Burnham kolay yolu seçti. Corbyn ile mücadele etmek yerine, gitti rahatça belediye başkanı oldu. Ben kaldım, mücadele ettim, solu partiden attım, partiyi seçilebilir hale getirdim, partiyi tek başına iktidar yaptım, mecliste büyük bir çoğunluğu elde ettim. Ekonomide gelişmeler yeni yeni ortaya çıkıyor, uluslararası krizlerle mücadele ettim. Andy şimdi kolay yoldan, seçim kazanmadan başbakan olmak istiyor," dediği aktarıldı.

Bununla birlikte, Starmer'ın geçen hafta istifa eden savunma bakanı gibi kritik bir dönemde savunmaya yeterli para ayırmadığı gerekçesiyle sertçe eleştirildiği de biliniyor. Ancak Starmer'ın öngörüsü gerçekleşti ve yereldeki seçim zaferi üzerinden Andy Burnham, hiçbir yarış ve seçim olmadan kısa süre içinde başbakanlık koltuğuna oturacak. Yeşiller Partisi'nin seçim sistemini değiştirmeye sıcak bakması nedeniyle Burnham'a olumlu yaklaştığı, Burnham'ın ise bunun bir sonraki seçimlerin gündemi olacağını belirttiği ifade ediliyor. Beklediği desteği bulması halinde, erken genel seçime giderek seçimi kazanan başbakan olmayı da hesapladığı biliniyor.

Bugünkü destek hızla eriyebilir. Bu nedenle, Yeşiller ve Reform partilerinden oy çekip genel seçimde tek başına yeni bir iktidar dönemini gündeme alma planları yapıldığı belirtiliyor.

Sandıksız Devir Teslim Süreci

Ancak hem finans ve şirket temsilcileri hem de bürokrasi, özellikle de savunma bürokrasisi, içinde bulunulan süreçte yeni bir seçim istemiyor. Genel seçim bir yana, İşçi Partisi içinde dahi bir seçim sürecini arzu etmedikleri ifade ediliyor. Bu nedenle Starmer istifa edip aday olmayacağını duyururken, diğer aday Wes Streeting de aday olmayacağını ve Burnham'ı destekleyeceğini açıkladı. Bu kesimler, ekonomi programında hiçbir değişiklik olmamasını ve askeri harcamaların yükseltilmesini talep ediyor. Burnham'ın bu konularda söz verdiği ve ekibinin şu anda topluma ne sunabilecekleri üzerine çalıştığı belirtiliyor.

Paylaş: