İBB Davası'nda İşkence İddiası: İmamoğlu'ndan Erhan Karaal Açıklaması
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Davası duruşmasında Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın ağır işkence gördüğünü iddia etti. İmamoğlu, bazı medya organlarının yayınlarını 'azmettirici' olarak nitelendirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, devam eden İBB Davası'nın 55. gününde önemli açıklamalarda bulundu. Duruşmada söz alan İmamoğlu, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırıldığını ve ağır işkenceye maruz kaldığını belirterek, mahkeme heyetini ve ilgili makamları uyardı.
Erhan Karaal'a Ağır İşkence İddiası
Sabah saatlerinde edindiği bilgilere göre Erhan Karaal'ın yoğun bakımda olduğunu ifade eden İmamoğlu, Karaal'ın yaklaşık 36 saat susuz bırakıldığı, tırnaklarının çekildiği ve çok ağır işkence gördüğü yönünde bilgiler aldığını aktardı. ANKA Haber Ajansı'nın geçtiği bilgilere göre, Karaal'a sorgusu sırasında para ve altınlarla ilgili baskı uygulandığı ve işkenceyi yapanların "200 kilo altın nerede, 500 kilo altın nerede, para nerede?" gibi sorular sorduğu belirtildi.
Medya Yayınları ve Tehdit İklimi
İmamoğlu, dava sürecinde sanık yakınlarının tehdit altında olduğunu daha önce dile getirdiklerini hatırlatarak, yaşanan son olayla birlikte tehdidin boyutunun daha da ciddi hale geldiğini vurguladı. Bazı medya kuruluşlarının hedef gösterici yayınlarının saldırı ortamını beslediğini belirten İmamoğlu, Akit ve Sabah gibi mecralarda yapılan milyarlarca lira ve yüzlerce kilo altın iddialarına yönelik yayınların artık propaganda olmaktan çıkıp açıkça azmettirici bir kaynağa dönüştüğünü savundu.
Dava sürecinde sadece sanıkların değil, ailelerinin de hedef haline getirildiğini belirten İmamoğlu, "Burada bulunan ve bulunmayan herkesin ailesi tehdit altındadır. Hepsi ciddi kaygı ve korku içerisinde. Bu mesele son derece mühimdir," dedi.
Yargı Makamlarına Çağrı ve Cezasızlık İddiası
Yaşanan gelişmelerin ardından İmamoğlu, yargı ve soruşturma makamlarına acil önlem almaları çağrısında bulundu. "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı açıkça uyarıyorum. Gerekli kurumların hızla harekete geçmesi gerekiyor," diyen İmamoğlu, haklarında yapılan yayınlara karşı yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ve sistematik bir cezasızlık yaşandığını iddia etti. İmamoğlu, yaklaşık 17 aylık tutukluluk süreçlerinde dahi kendileri hakkında yapılan ağır hakaret ve iftiralara karşı açılan davaların sonuç vermediğini ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı alındığını belirtti.
Kamuoyunda dolaşıma sokulan "ayakkabı kutuları", "gizli kasalar" veya "açıklanmayan tapular" gibi iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını vurgulayan İmamoğlu, tüm kurumları bu korku iklimine son verecek tedbirleri almaya ve insanları işkenceye hatta cinayete kadar götürebilecek bu zihniyetin önüne geçmeye çağırdı.



