Hiranur Vakfı Kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'e Tahliye Kararı: Tepkiler ve Dava Süreci
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in 6 yaşındaki kızının istismarı davasında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verilmesi, kamuoyunda ve siyasette yankı buldu. Cübbeli Ahmet'in sevincini dile getirmesi dikkat çekti.

Hiranur Vakfı kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel'in, 6 yaşındaki kızının dini nikahla evlendirilmesi ve cinsel istismara maruz bırakılması davasında tahliye kararı çıktı. Mahkeme, Gümüşel hakkında adli kontrol şartı uygulayarak serbest bırakılmasını kararlaştırdı. Bu karar, kamuoyunda ve ilgili çevrelerde farklı tepkilere neden oldu.
Cübbeli Ahmet'ten Sevinç Açıklaması
Kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Yusuf Ziya Gümüşel hakkındaki tahliye kararını büyük bir sevinçle karşıladığını belirtti. Ünlü, yıllardır dua ettiğini ve bu kararın gelmesinde etkili olduğuna inandığı iki önemli görüşmesi olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz haftalarda AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Ünlü, bu görüşmelerin tahliye kararına olumlu bir tesiri olabileceğini düşündüğünü dile getirdi. Ünlü, ayrıca Yeni Şafak gazetesine de tahliye sürecindeki özel emeği nedeniyle teşekkür etti.
Cübbeli Ahmet, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
- Yusuf Ziya Gümüşel Hocaefendi'nin hapisten halası ve tahliye kararı alması kendisini büyük bir sevinç içerisine soktuğunu belirtti.
- Yıllardır dualar edip hacet namazları kıldığını, son olarak Hicri yılbaşında yaptığı hatimlerde Gümüşel'in kurtuluşu için niyet ettiğini söyledi.
- Geçen haftalarda yaptığı iki önemli görüşmenin tahliye kararında olumlu bir etkisi olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
- Allah'tan Gümüşel'e bir daha hapis yüzü göstermemesini niyaz etti.
- Tahliyesinde emeği geçen yetkili ve yetkisiz herkese, özellikle Yeni Şafak camiasına ve duasıyla destek olan tüm Müslümanlara teşekkürlerini sundu.
Dava Sürecinin Arka Planı ve Mahkeme Kararları
Olayın ortaya çıkışı, gazeteci Timur Soykan'ın 3 Aralık'ta BirGün gazetesinde yayımlanan haberiyle kamuoyunun gündemine gelmişti. Haber, Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in, kızı H.K.G.'yi henüz 6 yaşındayken Kadir İstekli ile dini nikahla evlendirdiğini ve çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığını ortaya koyuyordu. H.K.G.'nin 13 yaşında nişanlanıp 14 yaşında evlendirildiği ve 17 yaşında anne olduğu bilgileri de haberde yer almıştı.
H.K.G.'nin 2021 yılında boşandıktan sonra savcılığa başvurarak babası Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli hakkında cinsel istismar davası açması üzerine soruşturma başlatılmıştı. Mahkemeye delil olarak sunulan, H.K.G.'nin 6 ve 13 yaşlarındayken çekilen nişan fotoğrafları, davanın seyrini değiştiren önemli belgeler arasında yer aldı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel hakkında yakalama emri çıkarıldı ve tutuklanarak cezaevine gönderildiler. 23 Ekim 2023'te görülen davada mahkeme, Kadir İstekli'ye "birden fazla kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan 30 yıl, baba Yusuf Ziya Gümüşel'e ise aynı suçtan 20 yıl hapis cezası verdi. Anne Fatıma Gümüşel'e de 16 yıl 8 ay hapis cezası hükmedildi.
Ancak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, verilen cezaları usul ve esas yönünden bozarak dosyayı yerel mahkemeye iade etti. Daire, sanıklar hakkında birden fazla suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini ve anne ile baba olmaları nedeniyle cezalarda artırım yapılması gerektiğini belirtmişti.
Dosyanın yeniden ele alındığı mahkemede, savcı Kadir İstekli için toplamda 52 yıl 6 aya kadar, Yusuf Ziya Gümüşel için ise 47 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep etti. Firari sanık Fatıma Gümüşel hakkındaki dosya ise ayrıldı. Mahkeme heyeti, son olarak Kadir İstekli'ye 36 yıl, Yusuf Ziya Gümüşel'e ise 18 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Gümüşel'in bu cezanın ardından adli kontrol şartıyla tahliye edilmesi kararı alındı.
Gericilikle Mücadele ve Basın Tepkileri
Timur Soykan'ın haberlerinin ardından bazı çevreler, olayın faillerini aklama yönünde bir kampanya başlattı. Milat, Yeni Akit ve Yeni Şafak gibi gazeteler, haberi farklı bir perspektifle ele alarak, davanın yeniden görülmesi gerektiğini savundu. Bu durum, olayın toplumsal ve hukuki boyutunun yanı sıra, gerici akımların toplumsal değerler üzerindeki etkisini de yeniden gündeme getirdi.



