FETÖ'nün 'Belleği': Fişlemeler ve Örgütlenmenin Perde Arkası
1996'dan itibaren tutulan fişleme notlarını içeren FETÖ'nün 'belleği', örgütün TSK içindeki yapılanmasını ve muhaliflere yönelik baskılarını gözler önüne seriyor. Belleğin ortaya çıkışı ve sonuçları incelendi.

Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 1996 yılından itibaren tuttuğu fişleme notlarından oluşan 'bellek', örgütün yıllar içinde nasıl bir istihbarat ağı kurduğunu ve siyasi iktidarlarla olan ilişkisini yeniden gündeme getirdi. Son dönemde bir belgesel ve bu belleği anlatan bir kitapla kamuoyunun gündemine gelen konu, özellikle örgütün TSK içindeki yapılanmasına ve muhaliflere yönelik fişleme faaliyetlerine ışık tutuyor.
Söz konusu bellek, ilk olarak 2006 yılında bir otobüs muavini tarafından bulunarak bir firma yetkilisine teslim edildi. Firmanın yetkilisi, bellekteki verileri incelediğinde Alevi köylerinin fişlendiği bir tablo ve FETÖ'nün TSK içindeki yapılanmasına dair notlarla karşılaştı. Belleğin büyük ölçüde şifreli olması nedeniyle, yetkili bir kopyasını alarak bir general aracılığıyla Ege Ordu Komutanlığı'na iletti. Ancak ordudan bu konuda herhangi bir adım atılmadı.
Belleğin Adalet Arayışı ve Engellenen Gerçekler
Ordudan sessizlik üzerine, belleğin bir kopyasını elinde bulunduran firma yetkilisi, gazeteci Tuncay Özkan'a ulaştı. Özkan, gördüğü bilgilerin şoke edici nitelikte olması üzerine belleğin bir kopyasını alarak dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'a teslim etti. Başbuğ, benzer bir belleğin kendilerine ulaştığını ve inceleneceğini belirtti. Ancak bellek, içeriğinin ağırlıklı olarak Hava Kuvvetleri ile ilgili olması nedeniyle buraya gönderildi. O dönemde Hava Kuvvetleri'nin başında, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden Akın Öztürk bulunuyordu.
Sonradan ortaya çıkan bilgilere göre, bellek incelendiğinde 173 FETÖ'cü asker tespit edildi. Ancak bu sayı, FETÖ mensuplarının müdahalesiyle sıfıra indirildi ve dosya kapatıldı. Bu süreçte Tuncay Özkan tutuklandı ve çeşitli baskılara maruz kaldı. İlker Başbuğ da cezaevine gönderildi. Belleği inceleyen ekibin, darbe girişiminin sözde 'Hava Kuvvetleri imamı' Adil Öksüz'e toplantıda bilgi verdiği ve Öksüz'ün 40 yıllık emeğinin boşa gittiğini söylediği iddiaları da basına yansıdı.
Ancak o dönemde ne dönemin iktidarı ne de TSK içindeki kadrolar bu belleğin üzerine gitme gereği duydu. Günümüzde ise bu bellek, '10 yıl önce incelenseydi 15 Temmuz yaşanmazdı' şeklinde yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, o dönemde de sonrasında da ordu içindeki FETÖ yapılanmasının bilindiğini, ancak ortaklık ilişkileri nedeniyle kimsenin bu yapılanmaya dokunmak istemediğini belirtiyor. Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlarla da bu sürece karşı çıkabilecek isimlerin tasfiye edildiği ifade ediliyor.
Fişleme Kategorileri: Solcu, Alevi, Komünist...
Kitapta yer alan bilgilere göre, Fethullahçıların tam 27 farklı fişleme kategorisi bulunuyor. Bu kategoriler dört ana başlık altında toplanıyor: Dini-mezhebi etiketler, etnik etiketler, operasyonel-örgütsel etiketler ve kişisel zaaf etiketleri. Bellekte, özellikle solcu, komünist veya Alevi olarak etiketlenen kişilerin orduda yükselmelerinin engellendiği, bu kişilerin çeşitli baskılarla sindirildiği ve örgüt içi yükselişin bu şekilde kolaylaştırıldığına dair fişleme notları yer alıyor.
Örneğin, 19 Temmuz 2001 tarihli bir fişlemede bir kişi için "Komünist. Evli. Çok tehlikeli." ifadesi kullanılmış. Mart 2001 tarihli başka bir notta ise "Bekarlığında gençleri sol görüşe teşvik için çok çalışmış birisi. Komünist olma ihtimali var." deniliyor. Bir başka fişleme notunda ise "Komünist biri cumhuriyet okuyor. Çok rahat kullanılabilecek biri. İdealist biri. Oruç tutuyordu lisan okulunda, hoca baskı yapınca bıraktı. Sol görüşe sahip." gibi ifadeler yer alıyor.
Bu fişlemeler, FETÖ'nün sadece belirli bir kesimi değil, örgüt dışı gördüğü veya potansiyel tehdit olarak algıladığı herkesi hedef aldığını gösteriyor. Belleğin 1996'dan itibaren tutulmaya başlanması, örgütün uzun yıllar boyunca siyasi iktidarların desteğiyle nasıl bir fişleme ve istihbarat ağı kurduğunu ve 15 Temmuz darbe girişimine giden süreci nasıl örgütlediğini ortaya koyuyor.



