Deniz Göktaş'ın babası hakkındaki iddialara dava avukatından yanıt
Komedyen Deniz Göktaş'ın babası Kemal Göktaş'ın 1980 Çorum olaylarına karıştığı yönündeki iddialar, dönemin dava avukatı tarafından yalanlandı. Avukat Sadık Eral, Kemal Göktaş'ın sanıklar arasında yer almadığını belirtti.

Komedyen Deniz Göktaş'ın babası Kemal Göktaş hakkında, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) üyesi olduğu ve 1980'deki Çorum Katliamı sırasında polis memuru Muzaffer Yeşilyurt'un hayatını kaybettiği, Mehmet Bektaş'ın ise yaralandığı olaylara karıştığı iddiaları ortaya atılmıştı. Ancak, bu iddiaların odağındaki dava sürecinde yer alan avukatlardan biri, Kemal Göktaş'ın sanıklar arasında bulunmadığını açıkladı.
Dava Dosyasında Kemal Göktaş'ın Adı Yok
Davanın avukatlarından Sadık Eral, yaptığı açıklamada, polis memurlarının ölümüyle ilgili davada Kemal Göktaş'ın sanık olarak yargılanmadığını vurguladı. Eral, davada sanık olarak yalnızca Halkın Kurtuluşu Örgütü'nden Ali Rıza Özdemir ve Günay Kılıç'ın yer aldığını belirtti. Bu durumun, Yargıtay 4. Dairesi'nin ilgili karar sayılı dosyalarında açıkça görüldüğünü ifade etti. Ayrıca, 3. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 1983 tarihli iddianamesinde veya Askeri Yargıtay 4. Dairesi'nin 1987 tarihli bozma ilamında da Kemal Göktaş'ın isminin geçmediğini kaydetti.
Çorum Olayları ve Polis Memuru Mehmet Bektaş'ın Tanıklığı
1980 yılının Mayıs ve Temmuz ayları arasında Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve meydana gelen olaylar sırasında polis memuru Muzaffer Yeşilyurt yaşamını yitirmişti. Olaydan sağ kurtulan polis memuru Mehmet Bektaş, yaşadıklarını şu sözlerle aktarmıştı:
- Trafikteki servislerin kaldırılması nedeniyle sabahları işe farklı araçlarla gittiklerini belirtti.
- O sabah Muzaffer Yeşilyurt ile Milönü'nden geçerken, boş bir arsadan üzerlerine dört el ateş açıldığını söyledi.
- Teslim olmaları yönündeki çağrılara rağmen ateşin devam ettiğini ve Muzaffer'in vurulduğunu anlattı.
- Muzaffer'in vurup düştüğünü, ardından ateş edenlerin uzaklaştığını kaydetti.
- Muzaffer'in son sözlerinin "Hemşerim beni kurtar!" olduğunu ve eğilip baktığında ölmüş olduğunu gördüğünü aktardı.
- Daha sonra kendisinin de kaçanların arkasından ateş ettiğini, ancak 100-150 kişilik bir grubun kendisine doğru geldiğini görünce kaçarak bir apartmana sığındığını ifade etti.
- Apartmana girmesiyle saldırıya uğradığını ve ev sahibi tarafından dışarı atıldığını, ardından üzerine atlayıp sürüklenerek sokağa çıkarıldığını belirtti.
- Eşinin kendisini oradan alıp hastaneye götürdüğünü sözlerine ekledi.



