CHP'de 111 Milletvekilinden Olağanüstü Kurultay Çağrısı
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 111 milletvekili, partinin içinden geçtiği süreci aşmak amacıyla 12 Temmuz 2026 tarihinde olağanüstü kurultay toplanmasını talep etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bünyesinde hareketlilik sürüyor. Partinin 28. Dönem milletvekilleri arasından 111 isim, ortak bir bildiri yayımlayarak olağanüstü kurultay sürecinin başlatılması çağrısında bulundu. Söz konusu grup, kurultayın 12 Temmuz 2026 Pazar günü toplanması gerektiğini belirtti.
Hukuki Süreçlere ve Müdahalelere Tepki
Milletvekilleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, partinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. CHP'nin rotasını ve yönetim kadrosunu belirleyecek yegane merciinin parti delegeleri olduğunun altı çizilen metinde, mevcut kriz ortamının son bulması için iradenin sandığa yansıması gerektiği ifade edildi.
Seçimlere Giriş Riski ve Zamanlama
Bildiride, kurultay çağrısının siyasi bir zorunluluk olduğu kadar, teknik bir gereklilik olduğu da hatırlatıldı. CHP'nin 25 Temmuz 2026 tarihine kadar kurultay süreciyle ilgili gerekli adımları atmaması durumunda, yaklaşan seçimlere katılım noktasında hukuki risklerle karşılaşabileceğine dikkat çekildi. Bu durum, milletvekillerinin çağrısının aciliyetini artırıyor.
Parti İçi İradenin Önemi
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Partimizin yönüne, rotasına, kaderine ve yönetimine karar verecek olan yegane güç, üyelerimizin arasından seçimlerle süzülerek gelen delegelerimizdir. Yaşanan krizin, ülkemize ve partimize daha fazla zarar vermemesi adına, olağanüstü kurultayımızın en kısa sürede toplanması gerekmektedir.
Toplam 138 milletvekilinin bulunduğu CHP grubunda, 111 ismin imza attığı bu girişim, parti içi dengelerin yeniden şekillenmesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. İmza vermeyen 27 milletvekilinin ise sürece nasıl bir yaklaşım sergileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Atatürk'ün emaneti olan demokrasi ilkelerine bağlılık vurgusuyla biten açıklama, partinin kendi içindeki demokratik mekanizmaları işleterek krizi aşması gerektiği mesajını taşıyor.



