İç Politika

CHP'de Olağanüstü Kurultay Talebi: 10 Günlük Süre Sonrası Hukuki Yollara Başvuru İhtimali

CHP'de olağanüstü kurultay tartışmaları sürerken, parti tüzüğüne dayanan bir grup kurmay, genel merkeze teslim edilen imzalar için 10 günlük süre tanındığını ve bu sürenin sonunda tüzük hükümlerinin işletilmemesi halinde mahkemeye başvurulacağını bildirdi.

Aslı T.1 dakika okuma0 görüntülenme
CHP parti binası önünde toplanmış kalabalık.
CHP parti binası önünde toplanmış kalabalık.
Paylaş:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde, parti genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun olağanüstü kurultay çağrılarına kapalı olduğu yönündeki açıklamalarına rağmen, seçilmiş yönetime yakın bir grup parti yöneticisi mücadeleyi sürdürme kararlılığını ortaya koydu. Bu grup, il başkanları tarafından toplanan ve genel merkeze teslim edilen olağanüstü kurultay imzaları için 10 günlük bir süre tanındığını belirtti. Sürenin sonunda tüzük hükümlerinin gereğinin yerine getirilmemesi durumunda hukuki yollara başvurulacağı duyuruldu.

Kurultay Talebinde Israrcı Tutum

CHP'deki olağanüstü kurultay tartışmaları, parti genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yöndeki taleplere mesafeli duruşunun ardından daha da alevlendi. Partinin mevcut yönetimine yakın olduğu belirtilen bazı parti kurmayları, olağanüstü kurultay talebinden geri adım atmayacaklarını ve sürecin parti tüzüğü çerçevesinde ilerleyeceğini vurguladı. Bu isimler, konunun kişisel iradelerden ziyade parti tüzüğü ve kurallarıyla ilgili olduğunu ve yeterli imza sayısına ulaşıldığını ifade etti.

Süreç ve Hukuki Başvuru İhtimali

Edinilen bilgilere göre, il başkanları tarafından toplanan olağanüstü kurultay imzaları geçtiğimiz hafta çarşamba günü parti genel merkezine teslim edildi. Bu teslimatla birlikte, tüzük gereği genel merkeze konuyla ilgili adım atması için 10 günlük bir süre tanındı. Parti kurmayları, bu sürenin sonunda tüzüğün öngördüğü işlemlerin başlatılmaması halinde, mahkemeye başvurarak süreci hukuki zemine taşıyacaklarını açıkladı. Bu durumun, herhangi bir kişinin veya grubun kişisel kararlarına değil, tamamen parti tüzüğünün işletilmesiyle ilgili bir mesele olduğu kaydedildi.

Paylaş: