Çağlayan Adliyesi'nde Gazetecilere ve Vatandaşlara Giriş Kısıtlaması: Bariyerli Kuşatma Sürüyor
İstanbul Adliyesi çevresinde uzun süredir devam eden güvenlik önlemleri kapsamında gazetecilere ve vatandaşlara yönelik giriş kısıtlamaları sürüyor. Kurum veya uluslararası basın kartı sahibi gazeteciler adliyeye alınmazken, vatandaşlardan da ek belgeler talep ediliyor.

Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi çevresinde son dönemde artan güvenlik önlemleri, adeta bir kuşatma görüntüsü oluşturdu. Uluslararası basın kartı veya kurum kimlik kartı bulunan gazetecilerin adliyeye girişine izin verilmezken, adliyede işi olan vatandaşlardan da ek belgeler isteniyor. Bu durum, adliyeye erişimde yaşanan kısıtlamaların boyutunu gözler önüne seriyor.
Olağanüstü Önlemler ve Kritik Davalar
İstanbul Adliyesi'nde zaman zaman uygulanan olağanüstü önlemler, özellikle kritik davaların görüldüğü günlerde daha belirgin hale geliyor. Kaynaklara göre, daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili soruşturmalar ve davalar sırasında da benzeri sıkı önlemler ve yasaklamalar uygulanmıştı. Bu tür durumlarda adliye çevresinde bariyerler kurularak belirli noktalarda girişler kontrol altına alınıyor.
Gazetecilere ve Vatandaşlara Yönelik Kısıtlamalar
Son olarak Büyükçekmece Belediyesi Davası nedeniyle adliye çevresinde bazı noktaların bariyerlerle kapatıldığı ve girişlerin kısıtlandığı belirtildi. Sabah saatlerinden itibaren adliyeye sadece personel, turkuaz basın kartı sahibi gazeteciler ve duruşması olan kişilerin girişine izin veriliyor. Kurum kartı veya uluslararası basın kartı taşıyan gazeteciler adliye dışındaki kontrol noktalarında beklemek zorunda kalıyor. Bir vatandaşın, çocuğunun duruşması için adliyeye girebilmek üzere yaşadığı zorluk ve sonrasında gösterilen esneklik, mevcut uygulamanın yarattığı güçlükleri gözler önüne seriyor.
Adliyeye Girişlerde Yeni Düzenlemeler
Bu tür kısıtlamalar, yargı süreçlerinin şeffaflığı ve basının bilgiye erişimi açısından tartışma yaratıyor. Adliye girişlerindeki bu tür uygulamaların ardında yatan nedenler ve kalıcılığı konusunda resmi bir açıklama bulunmuyor. Gazetecilerin ve vatandaşların adliyeye erişimindeki bu kısıtlamaların ne zaman sona ereceği ise belirsizliğini koruyor.



