Antalya'da İdyros Antik Kenti'ne İnşaat Yasağına Rağmen İş Makinesi Sokuldu
Antalya Kemer'de, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olan İdyros Antik Kenti arazisine, inşaat yasağına ve iki bakanlığa karşı açılan davanın bilirkişi keşfine iki gün kala iş makinesi sokuldu. Vatandaşlar ve uzmanlar, bölgedeki kültürel mirasın korunması gerektiğini vurguluyor.

Antalya'nın Kemer ilçesinde bulunan ve 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen İdyros Antik Kenti arazisine, inşaat yasağı olmasına rağmen iş makineleri sokuldu. Bu durum, alanda yapılması planlanan 900 yataklı otel projesiyle ilgili iki bakanlığa karşı açılan davanın bilirkişi keşfine sadece iki gün kala yaşanmasıyla endişe yarattı.
Antik Kent Arazisi Otel Projesi İçin Tahsis Edildi
Antalya'nın Kemer ilçesindeki İdyros Antik Kenti kalıntılarının bulunduğu turizme tahsisli orman arazisi, 2023 yılında Özak GYO'ya devredilerek tahsis süresi 2068 yılına kadar uzatıldı. Şirket, bölgede 900 yataklı bir otel inşa etme hazırlıklarına başladı. Daha önce Fransız Tatil Köyü olarak bilinen tesislerin yıkımının ardından başlatılan çalışmalarda, arazide sondaj kazıları sırasında yeni buluntulara rastlandı. Antik kentin tamamının henüz ortaya çıkmadığını ve sınırlarının net olarak belirlenmediğini savunan vatandaşlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine iki ayrı dava açtı.
Mahkeme tarafından görevlendirilen uzman bilirkişi heyetinin 26 Haziran Cuma günü proje alanında inceleme yapması beklenirken, keşfe iki gün kala iş makinelerinin alana girmesi tepkilere neden oldu. Turizm bölgesi olmasına rağmen inşaat yasağı döneminde gerçekleştirilen bu çalışma, alandaki kültürel mirasın geleceği hakkında soru işaretleri doğurdu. Tahsisli arazi çevresinin ise tel örgülerle çevrilmiş olduğu görüldü.
Sondaj Kazılarında Tarihi Buluntular Ortaya Çıktı
Otel projesinin uygulanacağı orman arazisinin bir bölümü, daha önce tespit edilen kalıntılar nedeniyle arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş durumda. Proje için gerekli olan yapı yıkımı ve şantiye amaçlı geçici yapılar için Antalya Müzesi denetiminde yapılan sondaj kazılarında, 190'dan fazla arkeolojik sondaj çukuru açıldı. Bu kazılar sonucunda çeşitli mimari yapı kalıntıları, duvarlar ve seramik parçaları gibi buluntulara ulaşıldığı öğrenildi. Özellikle daha önce ortaya çıkarılan hamam kompleksinin doğusunda yoğunlaşan buluntuların, 2863 sayılı kanun kapsamında olduğu değerlendiriliyor. Bu buluntuların bir kısmı İdyros kazı evinde, bir kısmı ise Antalya Müzesi'nde koruma altına alındı.
Geçmişte bölgedeki yapılaşma ve yol çalışmaları nedeniyle kalıntıların bütüncül bir şekilde incelenmesinin zorlaştığı belirtiliyor. Arkeologlar Derneği de Kasım 2025'te yayımladığı bir raporda, İdyros Antik Kenti'nin bütüncül bir yaklaşımla korunması gerektiğini vurgulayarak, bölgenin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesini ve kamunun çıkarları doğrultusunda korunmasını önermişti.
Yargı Süreci Bekleniyor, Çalışmalar Durdurulmalı Talebi
Davacılar, bilirkişi keşfinden hemen önce gerçekleştirilen bu çalışmanın amacının açıklanmasını talep ederken, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını da bildirdiler. Vatandaşlar, alandaki tüm çalışmaların yargı süreci tamamlanana kadar durdurulmasını istiyor. Bölgede tespit edilen mimari yapı kalıntıları, duvarlar, sarnıçlar ve seramik parçaları, kurumların bölgede başka önemli kültürel miras unsuru olmadığı yönündeki resmi yazışmalarına karşın, bilimsel inceleme ve olası tescil işlemlerini gerekli kılıyor.
Bu durum, Türkiye'nin arkeolojik ve kültürel mirasın korunması ile turizm yatırımları arasındaki dengeyi kurma çabasında karşılaştığı zorlukları bir kez daha gözler önüne seriyor. Benzer bir durumun 2014'te Phaselis Antik Kenti'nde yaşandığı ve yargı mücadelesi sonucunda otel projesinin iptal edildiği hatırlatıldı. Uzmanlar, İdyros Antik Kenti'nde ağır iş makinelerinin alandan çıkarılması, inşaat faaliyetlerinin durdurulması ve bilimsel değerlendirmeler tamamlanana kadar fiziki müdahalelere son verilmesi gerektiğini savunuyor.



