Ankara'da Kadına Yönelik Şiddet: Eşinin Saldırısını Görüntüledi, Bakanlık Açıklama Yaptı
Ankara'da yaşayan Derin Deniz, bebeğinin yanında eşi tarafından darp edildiği anlara ait görüntüleri sosyal medyada paylaştı. Bakanlık açıklama yaparken, saldırganın durumu hakkında bilgi verilmedi.

Ankara'da yaşayan Derin Deniz, eşi tarafından maruz kaldığı şiddetin görüntülerini sosyal medyada yayınlayarak yardım çağrısında bulundu. Deniz, bebeğinin gözü önünde darp edildiğini, telefonunun elinden alındığını ve 2 yıldır sistematik şiddete uğradığını belirtti. Olayın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı açıklama yaptı.
Kadına Yönelik Şiddet Görüntülendi
Derin Deniz, eşinin kendisine uyguladığı şiddeti, bebeğinin yanında darp edildiği anları kaydederek sosyal medyada paylaştı. Görüntülerin yayılmasının ardından Deniz'e yönelik destek mesajları yağdı. Deniz, eşinin kendisini bir evde alıkoyduğunu, kapıyı kilitleyerek kaçmasını engellediğini ve bu sırada bebeğinin de yanında olduğunu ifade etti. Kendisine fiziksel müdahalede bulunan eşinin, yüzünde kanlar aktığını görünce durduğunu anlattı.
Olayın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Derin Deniz'in emniyette ifadesinin alındığını ve kendisine psikososyal destek ile rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sunulacağını duyurdu. Bakanlık, hukuki sürecin titizlikle takip edileceğini belirtirken, saldırgan eşin durumu hakkında herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
Hamilelik Sürecinde de Şiddet Gördü
Derin Deniz'in hamileliği boyunca da şiddet gördüğü ve telefonunda yüklü olan Kadın Destek Uygulaması (KADES) üzerinden yardım çağırmak istediği ancak baskı ve engellemeler nedeniyle bunu başaramadığı öğrenildi. Yaklaşık 4 saat boyunca bir evde alıkonulduğunu belirten Deniz, eşinin annesini arayarak olayı küçültmeye çalıştığını ve ancak annesinin olay yerine gelmesiyle evden çıkabildiğini söyledi.
Kadına yönelik şiddetin giderek arttığı bir dönemde bu tür olayların yaşanması, toplumsal tepkilere neden oluyor. Öte yandan, bazı siyasi figürlerin kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran söylemlerde bulunduğu ve bu durumun medya programları aracılığıyla daha da yayıldığı iddiaları da gündeme geliyor.



