İç Politika

Ahbap Soruşturması: Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur Üzerinden Gerçek Suç Örtülüyor mu?

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yardım faaliyetleriyle öne çıkan Ahbap Derneği, zimmete para geçirme, kara para aklama ve vergi usulsüzlüğü gibi iddialarla soruşturma dosyasına konu oldu. Dosyadaki ifadeler ve rakamlar, olayın boyutunu ve sorumluluk dağılımını mercek altına alıyor.

Onur B.3 dakika okuma0 görüntülenme
Ahbap Derneği soruşturmasıyla ilgili haber başlığı
Ahbap Derneği soruşturmasıyla ilgili haber başlığı
Paylaş:

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından milyonlarca yurttaşın desteğiyle toplanan yardımların zimmete para geçirme, kara para aklama ve vergi usulsüzlüğü gibi iddialarla soruşturma dosyasına konu olduğu Ahbap Derneği'nde Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un tutuklanmasıyla süreç yeni bir boyut kazandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, dernek yöneticileri, Levent ile çalışanlar ve ticari ilişkide bulunduğu öne sürülen kişilerin ifadeleri alınırken, toplanan bağışların akıbeti ve para hareketlerinin kaynağı tartışma yaratıyor.

Ahbap Soruşturmasında Kimler ve Hangi İddialar Yer Alıyor?

Ahbap Derneği hakkında başlatılan soruşturma, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" ve "Dernekler Kanunu'na muhalefet" gibi ciddi iddiaları barındırıyor. Soruşturma dosyasında yer alan Haluk Levent dışındaki isimlerin ifadelerinde ortak bir nokta dikkat çekiyor: Tüm sorumluluğun Haluk Levent'te toplandığı yönündeki beyanlar.

Dernek yöneticileri ve Levent ile çalıştığı belirtilen kişiler, kendi adlarına açılan bahis hesaplarının Levent tarafından kullanıldığını, para transferlerinin onun talimatıyla yapıldığını ve kaynaklarının bilinmediğini öne sürüyorlar. Örneğin, Alper Çelik isimli bir kişi, kendi adına açılan bahis hesaplarının Haluk Levent tarafından kullanıldığını ve yatırılan paraların Levent'e ait olduğunu iddia etti. Ahbap Derneği'nin kurucularından Emrah Gödeliner de benzer şekilde, banka hesaplarındaki para hareketlerinin Haluk Levent'ten kaynaklandığını ve paranın Levent adına hesabına girip çıktığını belirtti.

Bu iddiaların yanı sıra, Fatih Eke adlı bir patron da Haluk Levent ile arasında milyonlarca dolarlık ticari bir ilişki bulunduğunu, kripto varlık projesi Nigella Chain'i Levent'e devrettiğini ve okul projesi için de para alındığını ancak ödemelerin yapılmadığını ifade etti. Eke, Haluk Levent ile yaptığı çek yazışmalarının ve Yeliz Kaya üzerinden gerçekleşen para transferlerinin bu ticari ilişkinin bir parçası olduğunu söyledi.

Haluk Levent'in asistanı olarak görev yapan Yeliz Kaya ise kendi adına düzenlenen çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, taşınmazları Haluk Levent'in yönlendirmesiyle devrettiğini ve bu süreçte kendi adına ciddi mali yük oluştuğunu iddia ederek, Levent'in kendisini borçları nedeniyle kullandığını öne sürdü.

Denetim Süreçleri ve Rakamların Anlamı

Soruşturma dosyasında sadece para hareketleri değil, denetim süreçleri de mercek altına alınmış durumda. Bağımsız denetçi Emir Taşar, yürüttüğü çalışmanın tam kapsamlı bir mali denetim olmadığını, yalnızca banka hesaplarının giriş ve çıkış hareketlerini incelediğini belirtirken, mali müşavir Ersin Gökgün de hazırladığı raporların muhasebe kayıtları ve hesap hareketleriyle sınırlı olduğunu, bağışların kullanım amacını veya harcamaların uygunluğunu araştırmadığını ifade etti.

Dosyaya yansıyan rakamlar ise olayın boyutunu daha net ortaya koyuyor. 2020-2026 yılları arasında Alper Çelik'in hesabına 1.894 işlemde yaklaşık 89 milyon lira ödendiği, aynı hesaptan 6.126 işlemde yaklaşık 279 milyon liralık transfer yapıldığı ve yaklaşık 190 milyon liralık bahis kuponunun kaybedildiği tespit edildi. Ayrıca, Haluk Levent tarafından kullanıldığı iddia edilen hesaplar üzerinden aynı dönemde yaklaşık 990 milyon liralık yasal bahis hacmi oluştuğu ve yaklaşık 390 milyon liralık zarar edildiği yönünde tespitler bulunuyor. Bu veriler, soruşturmanın odağının sadece bahis olup olmadığı değil, yüz milyonlarca liralık para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği sorusu etrafında şekillendiğini gösteriyor.

Oğuzhan Uğur'un Soruşturmaya Dahil Oluşu

Dijital yayın platformu BaBaLa TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur da soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında yer alıyor. Uğur, Haluk Levent ile ilk kez 2018'de tanıştığını, ikinci kez 2021'de görüştüğünü ve üçüncü kez ise 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'a giderek yardım çalışmalarını görüntülediğini anlattı. Deprem yayınlarında hem Ahbap'ın hem de AFAD'ın bağış hesaplarını paylaştığını belirten Uğur, savcılık tarafından "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla sulh ceza hâkimliğine sevk edildi ve dokuz isimle birlikte tutuklandı.

Soruşturma dosyasındaki ifadeler ve ortaya çıkan rakamlar, olayın karmaşıklığını ve çok katmanlı ilişkiler ağını gözler önüne seriyor. Ancak, tüm bu karmaşanın ve suçlamaların Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur üzerinden okunmaya çalışılması, gerçek sorumluların ve sistemin çürümüşlüğünün üzerinin örtülüp örtülmediği sorusunu akıllara getiriyor.

Paylaş: