DSP'de İstifa: Gizli Görüşme Sızdırıldı, Fırsat Kaçtı İddiası
DSP'de yaşanan istifa krizi yankılanıyor. Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Yumuşak, CHP ile yapılan gizli görüşmenin Genel Başkan Önder Aksakal tarafından basına sızdırıldığını belirterek görevinden ayrıldı.

Demokratik Sol Parti (DSP) içinde yaşanan bir istifa krizi, partinin genel işleyişi ve ittifak arayışları hakkında önemli iddiaları gündeme getirdi. DSP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Yumuşak, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile yapılan ve gizlilik kararı alınan bir görüşmenin Genel Başkan Önder Aksakal tarafından basına servis edildiğini öne sürerek görevinden istifa ettiğini duyurdu.
İstifasının ardından açıklamalarda bulunan Yumuşak, görüşmenin içeriği ve Aksakal'ın bu konudaki tutumu hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Yumuşak, CHP heyetinin DSP'ye birleşme ve işbirliği teklifinde bulunduğunu ancak bu teklifin Aksakal tarafından sabote edildiğini savundu.
CHP Heyeti DSP'ye Geldi, İşbirliği Teklif Edildi
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin alınan bir kararın ardından, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir başkanlığındaki bir heyetin DSP'yi ziyaret ettiği öğrenildi. Heyetin, DSP'ye katılma ve işbirliği yapma talebinde bulunduğu ancak DSP yönetiminin bu teklifi reddettiği belirtildi. Bu görüşmeye katılan DSP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Yumuşak, görüşmenin gizliliğine riayet edilmediğini iddia etti.
Gizlilik Kararına Rağmen Görüşme Sızdırıldı
İbrahim Halil Yumuşak, 4 Haziran'da Genel Başkan Önder Aksakal'ın bilgisi dahilinde CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile bir araya geldiklerini belirtti. Görüşmede Emir'in, olası bir erken seçim ve örgütlenme süreçlerinde yaşanabilecek zorluklar nedeniyle, seçime girme yeterliliğine sahip partilerden biriyle işbirliği yapmanın bir seçenek olabileceğini ifade ettiğini aktardı. DSP'nin bu açıdan uygun bir seçenek olabileceği yönündeki düşüncelerini dile getirmeleri üzerine Emir'in, DSP'nin bu konudaki tavrını öğrenmek istediğini söylediğini aktardı.
Yumuşak, görüşmeyi şu sözlerle anlattı: "Biz de kişisel tercihimizi belli etmeden, partililerimizin genel olarak konuya olumlu yaklaşabileceklerini ancak Genel Başkanımızın tutumunu bilemeyeceğimizi, bir sonraki görüşmeye uygun görürse Genel Başkanımızın da katılabileceğini ifade edip temasımızın gizliliği konusunda uzlaşarak toplantıyı sonlandırdık."
Aksakal'ın Tutumu ve Kılıçdaroğlu İddiası
Görüşme sonrası Genel Başkan Önder Aksakal'ı bilgilendirdiklerini belirten Yumuşak, bir sonraki benzer toplantıya Genel Sekreter Hasan Çelebi ile katılmalarının uygun olacağı sonucuna vardıklarını ifade etti. Ancak Yumuşak, Aksakal'ın daha sonra fikir değiştirdiğini öne sürdü. Aksakal'ın, CHP'deki Kemal Kılıçdaroğlu ekibiyle irtibatlı olduğunu söylediğini ve bu görüşmenin basına sızdırıldığını iddia etti.
Yumuşak, Aksakal'ın tutumunu şu şekilde eleştirdi: "Sn. Aksakal, kulaktan dolma bilgilere dayalı, subjektif ve masumiyet ilkesini hiçe sayan yaklaşımını ertesi gün, tarihi çok önceden belirlenmiş, Başkanlık Kurulu toplantısında da devam ettirmiş ve CHP'de Sn. Kemal Kılıçdaroğlu tarafıyla irtibatlı olduğunu belirtmiştir. Buna karşın bu irtibatın kapsam ve içeriği ile DSP'ye nasıl bir katkı sunacağı konusuna girmemiş ve bir vizyon sunamamıştır."
Aksakal'ın, kendileriyle yapılan görüşmenin gizliliğine riayet etmeyerek basına servis ettiğini ve bu durumun görüşmeleri daha başlangıç aşamasında sabote ettiğini belirtti.
DSP Fırsat Kaçırdı mı?
İbrahim Halil Yumuşak, DSP'nin Önder Aksakal'ın kişisel hırs ve emelleri nedeniyle önemli bir siyasi fırsatı kaçırdığını savundu. Partinin siyasi arenada giderek zayıfladığını ve tükenme noktasına geldiğini belirterek, Aksakal'ın tavrının partiyi daha da olumsuz bir duruma sürüklediğini ifade etti. Yumuşak, istifa kararını almasında bu nedenlerin etkili olduğunu vurguladı.
Yumuşak, istifasını duyururken şu ifadeleri kullandı: "Böylece son iki genel seçimde genel seçimlere katılamayan, en son yerel seçimlerde ülke çapında aldığı 46 bin 900 oyla siyasi arenada sıfırlanan, taraftar bulamadığı için çok büyük örgütlenme sıkıntısı çeken, tükenme aşamasına gelmiş parti malvarlığını satarak ayakta durmaya çalışan, üç emekçisinin dahi maaşını ödeyemeyen, çalışanlarının SGK prim ve vergi borçları nedeniyle binası hacizli ve hiçbir siyasi faaliyeti bulunmayan DSP, Genel Başkanının hırs ve emelleri uğruna önüne gelebilecek bir fırsatı daha kaçırarak siyasi partiler çöplüğündeki yerini almaya bir adım daha yaklaşmıştır. Tüm bu koşullar altında, DSP'ye gönül vermiş Ecevit ve demokratik sol sevdalısı partilileri kendi basit çıkarları uğruna feda etmekten zerre dahi tereddüt etmeyen Sn. Aksakal ile çalışmayı daha fazla içime sindiremediğimden DSP Genel Başkan Yardımcılığı görevimden istifa ediyorum."



