TKP'den NATO Zirvesi Sonrası Açıklama: "Yoksulluktan Siyasi Operasyonlara Her Şey NATO ile İlgili"
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, NATO Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada, Türkiye'de yaşanan sorunların temelinde NATO'nun bulunduğunu ve bu durumun unutturulmaya çalışıldığını belirtti. Okuyan, "Karşımızda korkmaya ve dağılmaya mahkum bir güruh var tüm paralarına ve güçlerine rağmen" dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP), NATO Zirvesi'nin ardından Ankara'da bir etkinlik düzenleyerek, zirvenin sonuçlarını ve Türkiye üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Makina Mühendisleri Odası Kültür Merkezi'nde düzenlenen buluşmada konuşan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ülkedeki yoksulluktan siyasi operasyonlara kadar pek çok sorunun temelinde NATO'nun yer aldığını ve bu gerçeğin toplumdan gizlenmeye çalışıldığını savundu. Okuyan, “Eğer Türkiye'yi sömürüden, emperyalizmden arındırırsak zincirleme reaksiyon olur, burası kritik ülke, burası bereketli topraklar” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte, geçen hafta yayımlanan ve iktidarın NATO sürecini silah sanayisi için bir fırsat olarak kullandığına dikkat çekilen 28 maddelik TKP deklarasyonuna da atıfta bulunuldu. Deklarasyonda, Türkiye'nin emperyalist hedefler uğruna sıcak çatışmalara sürüklendiği uyarısı yapılmış ve NATO'dan çıkışın ancak bağımsız ve sosyalist bir Türkiye mücadelesiyle mümkün olabileceği vurgulanmıştı.
NATO'nun Gündemde Tutulması İçin Mücadele
TKP Ankara İl Başkanı Banu Ünver, yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye'de NATO'nun olağanüstü hal benzeri uygulamalarla gündeme geldiği bir dönemde sokağa çıkan yurtseverlerin ve komünistlerin direncine vurgu yaptı. Kemal Okuyan ise konuşmasına, NATO'nun dünya ve Türkiye için büyük bir tehlike oluşturduğunu belirterek başladı. Okuyan, toplumda NATO'ya karşı muazzam bir ilgisizlik olduğunu ve bu durumun, siyasi hareketlerin NATO'yu Türkiye için vazgeçilmez bir savunma örgütü olarak lanse etmesiyle açıklandığını ifade etti. Okuyan, “Bazen aykırı durmak, ses çıkarmak bile önemlidir. Bazen hiç duyulmaz sesiniz ama bir yerlerde yankılanır. Israrla gündemde tutmak gerekir bazı şeyleri” diyerek, TKP’nin bu konuyu ısrarla gündemde tutmasının önemine dikkat çekti.
Yasakların Ardındaki Niyet ve Halkın Umudu
Konuşmasında, eylemlerin yasaklanma nedenlerine de değinen Okuyan, yasakların asıl sebebinin, insanların on yıllardır süregelen anlatıların yalan olduğunu söylemesini engellemek olduğunu belirtti. Zirve güvenliği bahanesinin gerçek nedenleri gizlediğini savunan Okuyan, “Ankara’da sıkıyönetim ilan etmenin ya da farklı şehirlerde eylem yasakları koymanın sebebi güvenlik değil. Konuşulmasını engellemek istiyorlar. O yüzden gündemde tutmak zorundayız” dedi. Okuyan, bu tür eylemlerin, karşılarındaki gücün dikensiz bir gül bahçesinde olmadığını hissettirdiğini ve bu durumun halkta umudu artırdığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın “komünizm tehlikesi” söylemine de değinen Okuyan, komünistlerin bir tehdit değil, insanlığın geleceği olduğunu vurguladı.
Kemal Okuyan, kahraman beklentilerine karşılık örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti. “Örgütlü mücadele en kuvvetli mücadeledir. Ortak hareket etme kültürü, ortak irade, örgütlü iradeden büyük güç yoktur” diyen Okuyan, NATO'ya, sermayeye ve zorbalığa karşı mücadelenin ancak örgütlü bir şekilde verilebileceğini belirtti. Okuyan, “Birileri NATO eli kanlı terör örgütü diyecek, biz diyeceğiz ki hayır çok işe yarıyor, bir yerlere yazılıyor, insanların hafızasına ve yüreğine yazılıyor” diyerek eylemlerin ve mücadelenin önemini yineledi.
NATO'nun sadece askeri operasyonlarla değil, cinayetler, katliamlar ve darbelerle de saldırdığını belirten Okuyan, NATO’nun geçmişte binlerce siyasetçiyi ve sendikacıyı öldürdüğünü, hatta sağcıları öldürüp sorumluluğunu solculara attığını söyledi. 15 Temmuz darbe girişiminde ABD subayları ve NATO görevlilerinin rolü olduğunu bizzat iktidarın ilan ettiğini hatırlatan Okuyan, “O günlerde NATO’ya karşı çıkan ifadelerde bulunuyorlar, peki şimdi ne oldu? Her zamanki gibi ABD’nin ve NATO’nun uysal ve iddialı işbirlikçi ortağı olmak için canla başla uğraşıyorlar” dedi. Türkiye'nin NATO'dan çıkmasının tek başına yeterli olmadığını, NATO'nun da Türkiye'den çıkması gerektiğini savunan Okuyan, aksi takdirde NATO'nun Türkiye'nin toplumsal ve siyasal hayatına müdahalesinin devam edeceğini belirtti.
Okuyan, emperyalizmin acımasızlığına tarihsel örnekler vererek, NATO ve emperyalizmin zerre kadar vicdanı ve ülke bağı olmadığını ifade etti. Türkiye'ye yerleştirilen nükleer silahların bir kısmının menzilinin Türkiye dışına çıkmadığını belirten Okuyan, “Kendi çıkarlarını tehlike altında gördüklerinde Türkiye’de bir nükleer silah kullanacak bir alçaklıkla karşı karşıyayız. NATO ve emperyalizmde zerre vicdan, zerre ülke bağı yoktur” diye konuştu.



