Dış Politika

Küba Liderinden ABD'ye Sert Yanıt: 'Bize Yaptığınız Saldırılardır'

Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ABD'nin Küba'ya yönelik yeni raporunu sert dille eleştirerek, 'Eğer bir ülke başka bir ülkeye iğrenç düzeyde casusluk yapmış ve saldırmışsa, bu ABD'nin Küba'ya karşı yaptığı saldırılardır' dedi. Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla ve Çin de ABD'yi suçladı.

Aslı T.2 dakika okuma0 görüntülenme
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez
Paylaş:

Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ABD'nin Küba'ya yönelik yeni raporunu sert bir dille eleştirerek, ülkesine yönelik suçlamaları reddetti. Bermúdez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin raporunu 'yozlaşmış yetkililer tarafından desteklenen' ve 'Florida'daki uyuşturucu kaçakçıları ve teröristlerle kanıtlanmış bağları olan' bir girişim olarak nitelendirdi. ABD'nin Küba'yı 'solcu radikalizmin ve üçüncü dünya ideolojisinin başlıca sponsoru' olmakla suçlayan raporuna karşılık Bermúdez, 'Eğer bir ülke başka bir ülkeye iğrenç düzeyde casusluk yapmış ve saldırmışsa, bu ABD'nin Küba'ya karşı yaptığı saldırılardır' ifadelerini kullandı.

ABD'nin Suçlamalarına Karşı Küba'nın Savunması

Díaz-Canel, Küba'ya yönelik yıllık milyonlarca dolarlık rejim değişikliği programlarının kamuya açık olduğunu ve bunun yıkıcı faaliyetlere ve terörizme hizmet ettiğini vurguladı. Tarihin, Küba'ya karşı gerçekleştirilen salgın hastalıklar, hemorajik dang humması salgını (101 çocuğun ölümüne neden oldu), bir uçağın düşürülmesi (73 yolcuyla birlikte), otel bombalamaları, suikast girişimleri ve psikolojik savaş gibi suç olaylarını kaydettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı ayrıca, ABD'nin uyguladığı 'abluka ve mevcut takviye ve enerji kuşatmasının' soykırım boyutuna ulaştığını ve bir devlete karşı bundan daha büyük bir yıkıcı eylem olamayacağını söyledi. Küba'nın tarih boyunca bu saldırılara karşı kendini savunduğunu ve hiçbir zaman Amerikan halkına zarar vermek için harekete geçmediğini, ABD ulusal güvenliğini de etkilemeye çalışmadığını ekledi. Bermúdez, ABD'de yeniden canlanan 'faşist akımdan' kaynaklanan ulusötesi neo-McCarthyizm'in, Küba'ya karşı saldırganlıkları desteklemek ve ABD'deki sivil özgürlükleri kısıtlamak için yalanlara başvurduğunu savundu.

Uluslararası Tepkiler ve Küba'daki Gelişmeler

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla da ABD Dışişleri Bakanlığı'nın raporunu 'yalan dolu fanteziyi hayranlık dozlarıyla karıştıran tuhaf bir girişim' olarak nitelendirdi. Parrilla, raporun, Küba halkı arasında 3 bin 478 ölüme ve 2 bin 99 yaralanmaya neden olan şiddet ve terör eylemlerinin sorumlusu bir hükümet tarafından yazıldığını belirtti. Bakan, 'Adalet için ve zulme ve suça karşı savaşanlarla dayanışma bir tehdit değildir. Küba bir tehdit değil. Abluka bir tehdittir' dedi.

Bu gelişmelerin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian da ABD'nin Küba hakkındaki raporunda yer alan istihbarat işbirliği iddialarını reddetti. Lin Jian, Çin'in Küba'nın egemenliğini savunmasına verdiği desteği yineleyerek, Pekin ve Havana arasındaki ilişkilerin 'açık ve şeffaf' olduğunu ve ABD'yi başkalarına çamur atmaktan vazgeçmeye çağırdı.

Öte yandan, Küba'daki iç gelişmelere bakıldığında, Ciego de Ávila ilinde bulunan Kanatlı Hayvan Şirketi çalışanları, felç olmuş kuluçka tesisini yeniden faaliyete geçirmeyi başardı. Tesis, güneş panelleri ve bataryalarla donatılarak temiz enerji üretimi ve üretim sürecinin sürekliliği sağlandı. Artemisa'da ise yerel yetkililer ve uzmanlar, dezavantajlı durumdaki insanları desteklemeyi amaçlayan toplumsal yeniden entegrasyon programlarının önemini vurguladı. Küba Ulusal Elektrik Sistemi'nde ise yetersiz üretim kapasitesi nedeniyle gün boyu elektrik kesintileri yaşandı.

Paylaş: