Dış Politika

Küba Lideri Díaz-Canel: Ablukaya Rağmen Teslim Olmayacağız, Sosyalizmi Güçlendireceğiz

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ablukanın ülkenin en büyük engel olduğunu belirterek, 'Teslim olmak yerine direnme ve kendi imkanlarımızla ilerleme' kararlılıklarını yineledi. Ülkede kapsamlı reformlar ve yerel kalkınma hamleleriyle sosyalizm güçlendiriliyor.

Onur B.3 dakika okuma0 görüntülenme
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel konuşma yaparken
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel konuşma yaparken
Paylaş:

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ülkesine yönelik 60 yılı aşkın süredir devam eden ABD ablukasının en büyük engel olduğunu vurgulayarak, "Teslim olmak yerine direnme ve kendi imkanlarımızla ilerleme" kararlılıklarını yineledi. Bu süreçte Küba, kapsamlı reformlar ve yerel kalkınma hamleleriyle sosyalizmi güçlendirme yolunda ilerliyor. ABD'nin politikaları, kendi ülkesinde de siyasetçiler, gazeteciler ve aktivistler tarafından sert tepkiyle karşılanıyor.

Küba Ablukaya Karşı Direniyor, Reformlarla İlerliyor

Devlet Başkanı Díaz-Canel, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin bağımsız uzmanı George Katrougalos ile yaptığı görüşmede, ABD'nin ekonomik, ticari, mali ve son dönemde enerji alanına yayılan ablukasının ülkenin karşılaştığı en büyük zorluk olduğunu belirtti. Bu politikanın insanlık tarihindeki en uzun süreli abluka uygulamalarından biri olduğunu kaydeden Díaz-Canel, Küba'nın teslim olmak yerine direnmeye ve kendi imkanlarıyla ilerlemeye devam edeceğini vurguladı. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla'nın da hazır bulunduğu görüşmede, Katrougalos da uluslararası hukukun ihlallerle karşı karşıya olduğu günümüzde çok taraflılığın önemine dikkat çekti. Katrougalos, BM İnsan Hakları Konseyi'nin ABD ablukasını hukuka aykırı bulan değerlendirmelerini hatırlatarak, uluslararası toplumun bu politikaların Küba halkı üzerindeki etkilerine dair farkındalığının arttığını ifade etti.

Bu kapsamda Küba, ekonomik dönüşüm programını hayata geçirmek için 170'i aşkın reformu uygulamaya koyuyor. Bu reformlar, üretici güçleri serbest bırakmayı, zenginlik yaratmayı ve elde edilen kaynakları sosyal adalet temelinde dağıtmayı hedefliyor. Reformların büyük bölümünün Temmuz ayı sonuna kadar uygulamaya alınması planlanırken, öncelik emekliler, düşük gelirli kesimler ve savunmasız gruplar olacak. Küba, bu süreçte Çin ve Vietnam'ın deneyimlerinden yararlanırken, kendi tarihsel ve siyasi koşullarına uygun, özgün bir yol izliyor. ABD'nin baskısına rağmen birçok ülke ve şirketin Küba ile iş birliği yapmak istemesi, ülkenin ticaret yapma, yatırım çekme ve enerji satın alma hakkını kullanma iradesini ortaya koyuyor.

ABD İçinden Küba Politikasına Tepkiler Yükseliyor

ABD içinde de Küba'ya yönelik ablukaya ve Marco Rubio gibi isimlerin söylemlerine tepki büyüyor. Temsilciler Meclisi üyesi Don Beyer, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı Küba karşıtı raporu "paranoyak ve saçma" olarak nitelendirirken, savaş karşıtı Code Pink örgütü raporun barış yanlısı çevrelere yönelik "siyasi amaçlı bir cadı avı" olduğunu savundu. Kongre üyesi Mark Pocan, yaptırımların sona erdirilmesi gerektiğini dile getirdi. Code Pink kurucularından Medea Benjamin, raporu "tam bir çöp yığını" olarak değerlendirirken, gazeteci Rania Khalek, Marco Rubio'nun söylemlerini McCarthyci anlayışın yeniden canlanması olarak yorumladı. Yakın zamanda Küba'yı ziyaret eden Kongre üyesi Delia C. Ramirez ise Rubio'ya ABD'nin Latin Amerika'daki müdahaleci politikalarını hatırlatarak Küba'yı hedef alan suçlamaları reddetti. Temsilciler Meclisi üyesi Jim McGovern, ABD'nin altmış yılı aşkın süredir sürdürdüğü ekonomik ablukanın Küba halkı üzerindeki etkilerini "Gazze'nin yavaş çekimde yaşanan hali" sözleriyle tanımlayarak Washington'ın politikasına sert eleştiriler yöneltti.

Sağlık ve Yerel Kalkınma Alanlarında Önemli Adımlar

Küba, zorlu koşullara rağmen sağlık ve yerel kalkınma alanlarında da önemli başarılar elde ediyor. Havana Tıp Bilimleri Üniversitesi, Başkomutan Fidel Castro'nun 100. yılı anısına 1899 yeni sağlık profesyonelini mezun etti. Bu mezunlar arasında doktorlar, diş hekimleri ve sağlık teknolojisi uzmanları bulunuyor. Üniversite Rektörü Yoandra Muro Valle, yeni kuşağın halk sağlığına ve devrimci değerlere bağlı yetiştiğini vurguladı. Mezun olan uluslararası öğrenciler de Küba'da aldıkları eğitimin mesleki bilginin yanı sıra dayanışma, fedakârlık ve uluslararasıcılık ruhu kazandırdığını belirtti. Öte yandan, Villa Clara iline bağlı Remedios kentinde 26 Temmuz Ulusal İsyan Günü öncesinde hayata geçirilen iki yerel kalkınma projesi, kamusal alanları yenileyerek halka uygun fiyatlı hizmetler sunuyor. REMMAS projesi yaşlılara günlük yemek hizmeti verirken, "El Conquistador" projesi unlu mamul üretimi ve atıl durumdaki Gençlik Parkı'nın yeniden halkın kullanımına kazandırılması gibi faaliyetlerle gençlere istihdam sağlıyor.

Paylaş: