İsrail'in Batı Şeria'daki 'Tepe Gençliği'ne Milyonlarca Şekel ve Günlük Destek
İsrail hükümeti, Batı Şeria'da şiddet eylemleriyle bilinen 'Tepe Gençliği' adlı gruba yönelik milyonlarca şekellik fon ayırıyor. Eğitim, istihdam ve orduya entegrasyon hedeflenirken, Filistin Kurtuluş Örgütü karara tepki gösterdi.

İsrail'de 1998 yılında dönemin Dışişleri Bakanı Ariel Sharon'un çağrısıyla kurulan ve Batı Şeria'daki tepelerde yerleşim birimleri oluşturarak Filistinlilere yönelik şiddet eylemleriyle bilinen 'Tepe Gençliği' grubuna yönelik yeni bir finansman paketi devreye giriyor. İsrail hükümeti, bu gruplara yönelik gençlerin 'eğitimi', 'istihdamı' ve hatta orduya entegrasyonu gibi iddialarla milyonlarca şekel aktaracak. Bu durum, uluslararası kamuoyunda tepkilere neden olurken, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İsrail hükümetini 'çetelere siyasi, hukuki ve mali koruma sağlamakla' suçladı.
'Tepe Gençliği'ne Yönelik Yeni Kurumlar ve Fonlar
Batı Şeria'da artan nefret suçları ve şiddet eylemleri uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açtı. Bu gelişmelere paralel olarak İsrail basınına yansıyan haberlerde, Savunma Bakanı Israel Katz'ın girişimiyle 'Tepeler İdaresi' adında yeni bir kurum kurulacağı duyuruldu. Savunma Bakanlığı bünyesinde hayata geçirilecek bu kurum, on milyonlarca şekel tutarında fon alarak, Batı Şeria'daki risk altındaki İsrailli gençlerle, özellikle de 'Tepe Gençliği' ile ilgili hükümet çabalarını koordine edecek. Kurum, gençlerin verilerini ve eğilimlerini analiz ederek bürokratik engelleri kaldırmayı hedefleyecek. Savunma Bakanlığı, 2028'e kadar her yıl 2 milyon şekel (yaklaşık 686 bin 400 dolar) finansman sağlayacak. Ayrıca, önümüzdeki yıllarda bu grupları askerlik hizmetine hazırlamak ve orduya katılımlarını teşvik etmek amacıyla refah odaklı programlar için yaklaşık 6 milyon şekel (yaklaşık 2 milyon 59 bin dolar) ayrılması bekleniyor.
Çok Sayıda Bakanlık Fon Sağlayacak
Tepe Gençliği'ne yönelik ayrılan fonlar sadece Savunma Bakanlığı ile sınırlı kalmayacak. Eğitim Bakanlığı, kendi kaynaklarından ve ek bütçeyle yaklaşık 36 milyon şekel (yaklaşık 12 milyon 362 bin dolar) ile ayrı bir program yürütecek. Bu program kapsamında sosyal hizmet uzmanlarının sayısı artırılacak ve şiddeti önleme iddiasıyla çeşitli projeler geliştirilecek. Ulusal Güvenlik Bakanlığı da 2028'e kadar her yıl yaklaşık 5 milyon şekel (yaklaşık 1 milyon 719 bin dolar) ayırarak polis faaliyetlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Yerleşim Bakanlığı'nın da fon katkısı sağlayacağı ve 'Gelecek Nesil' adında ulusal bir merkez kuracağı belirtildi. Çalışma Bakanlığı'nın ise mesleki eğitim ve istihdam programlarını genişletmek için 2028'e kadar yaklaşık 50 milyon şekel (yaklaşık 17 milyon 180 bin dolar) tahsis etmesi öngörülüyor.
Günlük 50 Şekel Destek ve Tepkiler
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra, 'şiddeti eğitimsel yollarla önlemeye yönelik' olduğu iddia edilen program kapsamında, İsrailli yasadışı genç yerleşimcilere günlük 50 şekel (yaklaşık 17 dolar) değerinde yiyecek ve giyim desteği sağlanmasına karar verildi. Bu destek, bu aydan itibaren yıl sonuna kadar yaklaşık yedi ay sürecek ve toplam bütçesi 5,5 milyon şekel (yaklaşık 1 milyon 887 bin dolar) olacak. Fon, Batı Şeria'daki tepelerde yaşayan ve Tepe Gençliği mensubu olduğu belirtilen gençlere dağıtılacak. Bu karar, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) tarafından sert tepkiyle karşılandı. FKÖ Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fettuh, İsrail hükümetinin bu kararla Filistinlilere karşı suç işleyen yerleşimci çetelerine siyasi, hukuki ve mali koruma sağladığını belirtti.
Hükümet İçi Tartışmalar ve Tepkiler
Tepe Gençliği'nin eylemleri, İsrail içinde de tartışmalara yol açtı. Batı Şeria'daki en üst düzey İsrail askeri yetkililerinden Merkez Komutanlığı Şefi Tümgeneral Avi Bluth, Tepe Gençliği'ne yakınlığıyla bilinen siyasetçileri, bu grupları güçlendirmek ve eylemlerine meşruiyet kazandırmakla eleştirdi. Başbakan Binyamin Netanyahu ise Bluth'a yanıt olarak, yasadışı yerleşimlerin gelişimine karşı olduğunu ve bu tür eylemlerin uluslararası yaptırımlara neden olduğunu ifade etti. Ancak aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yaptırımların ideolojik nedenlerden kaynaklandığını savunarak Netanyahu'nun görüşlerine karşı çıktı. Bu durum, kabine toplantısında hararetli bir tartışmaya neden oldu.



