Dış Politika

İran Saldırısında ABD Ordusunun İhmalleri Ortaya Çıktı: Komutanlar Askerleri Tehlikede Bıraktı

Kuveyt'teki ABD komuta merkezine düzenlenen İran İHA saldırısında altı askerin ölümü ve çok sayıda yaralanmanın ardından ciddi komuta ve güvenlik ihmalleri ortaya çıktı. Washington Post'un haberine göre, saldırı öncesi istihbarat uyarıları dikkate alınmadı, komutanlar askerleri tehlikede bırakarak sığınağa kaçtı.

Sinan Ö.3 dakika okuma0 görüntülenme
İran saldırısında hayatını kaybeden ABD askerleri için yapılan anma töreni.
İran saldırısında hayatını kaybeden ABD askerleri için yapılan anma töreni.
Paylaş:

İran'ın 1 Mart'ta Kuveyt'teki Şuayba Limanı'nda bulunan ABD komuta merkezine düzenlediği İHA saldırısının ardından, olayda ihmal iddiaları gündeme geldi. Washington Post'un, saldırıdan kurtulan askerler, görgü tanıkları ve ABD ordusunun soruşturma bilgileri dahil 17 kişiyle yaptığı görüşmelere dayandırdığı habere göre, saldırıda yaşanan can kaybının ardında ciddi komuta ve güvenlik zaafları bulunuyor.

İran'a ait Şahid tipi İHA'nın binanın merkezine isabet etmesi sonucu altı ABD askeri hayatını kaybederken, 30'dan fazla asker de yaralandı. Patlamanın etkisiyle askerlerin duvarlara savrulduğu, binada yangın çıktığı ve metal, cam gibi parçaların şarapnel etkisi yarattığı belirtildi.

Komutanların Sığınak Tercihi Tartışma Yarattı

Haberde öne çıkan tanıklıklardan biri, saldırı sırasında binada bulunan Tuğgeneral Clint Barnes'ın davranışlarına ilişkin oldu. Barnes'ın, saldırının hemen ardından koruyucu ekipmanlarını alarak acil çıkışa yöneldiği ve yakınlardaki bir sığınağa kaçtığı iddia edildi. Barnes'ın, kendisiyle birlikte gitmesi emredilen askerlere rağmen, binada mahsur kalan onlarca askeri geride bıraktığı aktarıldı. Sığınağın kapılarının açılmasının ardından yaralılara yardım etmek için binaya dönmek isteyen bir askere, Barnes'ın sığınakta kalması yönünde emir verdiği belirtildi. Başka bir subayın yangına doğru koştuğunu gören bu asker, daha sonra emre rağmen binaya dönerek dumanda hayatta kalanları aramaya çalıştığını ifade etti. Tanıklara göre Barnes, yanan binaya geri dönmedi ve yardım çalışmalarının başında görülmedi.

ABD Kara Kuvvetleri Merkez Komutanlığı ise komutanların olay yerindeki tahliyeye yardım ettiğini ve kendi yaralanmaları nedeniyle tedavi altına alındıklarını savundu. Komutanlıktan yapılan açıklamada, Tümgeneral John Hinson'ın beyin travması ve elinden yaralandığı bilgisi paylaşılırken, Barnes'ın yaralanıp yaralanmadığına dair net bir bilgi verilmedi.

Saldırı Öncesi İstihbarat Uyarıları Dikkate Alınmadı

Askerlerin anlatımlarına göre, ABD komutanlığı Şuayba Limanı'nın İran tarafından hedef alınabileceği riskini saldırıdan aylar önce biliyordu. Üsteki yapılan ilk güvenlik değerlendirmelerinde, tesisin Şahid tipi kamikaze İHA'lara karşı yeterli hava savunma sistemine sahip olmadığı ve askerlerin bölgeye yerleştirilmemesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtildi. Üste hava saldırılarına karşı koruyucu üst örtülerin bulunmadığı ve merkezi uyarı sisteminin de başlangıçta çalışmadığı aktarıldı.

Askerler, Barnes ve üst komutanı Tümgeneral Hinson'a Aralık ayında üssün zayıflıkları ve Şuayba Limanı'nın İran'ın hedef listesinde bulunduğuna dair gizli brifingler verildiğini söyledi. Bir asker, saldırıdan aylar önce Barnes'a “Planımızı değiştirmeliyiz, bu çok tehlikeli” şeklinde uyarıda bulunduğunu ancak buna rağmen askerlerin limana gönderildiğini belirtti. Birliğin bölgeye araç üzerine kurulu bir İHA savunma sistemi gönderilmesi talebinin ise “yeterli ekipman bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiği ifade edildi. Ayrıca, askerlerin limana silahsız gönderildiği ve otomatik silahların cephanelikte bırakıldığı iddia edildi.

Sağlık Hizmetlerinde de İhmaller Zinciri

Saldırı sonrasındaki sağlık hizmetlerine ilişkin de ciddi ihmallerin yaşandığına dair bilgiler yer aldı. Yaralı askerlerin bir kısmının hastaneye kendi imkanlarıyla ulaşmaya çalıştığı, ağır yaralanan yaklaşık 10 askerin birkaç gün sonra Kuveyt'ten tahliye edilebildiği, yaklaşık 20 yaralının ise ancak saldırıdan dokuz gün sonra Almanya'ya gönderilebildiği belirtildi.

Ancak bu askerlerin tıbbi tahliye kapsamında kaydedilmediği ve sistemde “ağır yaralı” olarak belirtilmediği ortaya çıktı. Almanya'daki Landstuhl Bölgesel Tıp Merkezi'nin, uçuş listesinde hasta olarak görünmeyen askerleri hastaneye kabul etmekte zorlandığı aktarıldı. Şarapnel yaraları, kırıkları ve beyin travması şüphesi bulunan askerlere acil serviste ayakta tedavi uygulandıktan sonra yakındaki kışlalara gönderildiği bilgisi paylaşıldı.

Soruşturma Sonuçsuz Kalabilir Endişesi

ABD ordusunun saldırıya ilişkin yürüttüğü soruşturmada şu ana kadar herhangi bir komutana sorumluluk yüklenmediği veya cezai işlem önerilmediği belirtildi. Askerler, soruşturmanın, bilinen güvenlik açıklarına rağmen üssün neden kullanıldığı, komutanların istihbarat uyarılarını neden dikkate almadığı ve saldırı sonrası yaşanan sağlık ihmallerine açıklık getirmeyeceğinden endişe duyduklarını dile getirdi. Binbaşı Stephen Ramsbottom, “Bu hatalardan ders çıkarmazsak ve hepimiz aynı yalana inanırsak, aynı şey ileride başka bir birliğin başına gelecek” diyerek duruma tepki gösterdi. ABD ordusu, istihbarat uyarıları ve hava savunma kapasitesi konularında ayrı bir gizli soruşturma daha yürütüyor, ancak bu soruşturmanın sonuçlarının kamuoyuna açıklanması beklenmiyor.

Paylaş: