İran'da Hürmüz Boğazı Tartışması: Koz mu, Pazarlık Unsuru mu?
ABD ile artan gerilim sonrası Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi yeniden gündeme gelirken, İran içinde boğazın kontrolü ve kullanımı konusunda farklı görüşler öne çıkıyor. Bazıları boğazın kapatılmasını savunurken, diğerleri bunu yaptırımların kaldırılması için bir pazarlık kozu olarak görüyor.

ABD'nin İran'a yönelik artan baskısı ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırıların ardından, stratejik geçidin statüsü İran içinde de önemli bir tartışma konusu haline geldi. Ülkede, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün artırılmasını savunanlar ile bu durumu uluslararası yaptırımların kaldırılmasına yönelik bir anlaşmanın parçası olarak kullanmayı hedefleyenler arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor.
Hürmüz Boğazı: Hem Stratejik Koz Hem de Risk
Basra Körfezi'nden küresel piyasalara petrol ve doğalgaz sevkiyatının yapıldığı Hürmüz Boğazı, İran için hayati bir öneme sahip. Boğaz üzerindeki kontrol, Tahran yönetiminin ABD ve bölgesel müttefiklerine karşı elindeki en önemli kozlardan biri olarak görülüyor. Ancak bu durum, beraberinde bazı riskleri de getiriyor. İran içindeki bazı kesimler, boğazın tamamen kapatılmasının veya ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının, küresel enerji piyasaları üzerinde baskı oluşturabileceği ve ABD'nin daha sert askeri müdahalelerine zemin hazırlayabileceği endişesini taşıyor.
Savaş öncesinde günde ortalama 120-140 geminin geçtiği boğazda, çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde bu sayı iki tankere kadar düşmüştü. Bu belirsizlik, ABD-İran arasındaki müzakerelerde de en tartışmalı başlıklar arasında yer alıyor.
İran Basınında Farklı Yansımalar
Hürmüz Boğazı'na ilişkin tartışmalar, İran basınına da farklı şekillerde yansıyor. Mehr News gibi bazı yayın organları, boğazın İran için bir "stratejik kaldıraç" haline geldiğini ve Körfez güvenliğinin Tahran'ın rolü dikkate alınmadan sağlanamayacağını savunuyor. Bu görüşe göre, boğaz üzerindeki egemenlik iddiası, İran'ın bölgesel güç dengeleri açısından önemli bir kazanımı olarak görülüyor.
Diğer yandan, İran'ın resmi haber ajansı IRNA, Tahran'ın Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne sunduğu belgelerde boğazın kapatılmadığını, deniz trafiğinin belirli düzenlemeler altında sürdüğünü belirtti. Bu önlemlerin "düzenleyici, denetleyici ve ihtiyati" nitelikte olduğu ve boğazın kapatılması anlamına gelmediği vurgulanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı da daha önce boğazın kapatıldığına dair haberleri reddederek, ticari gemi trafiğinin devam ettiğini ve güvenli geçişin sağlandığını açıklamıştı.
Devrim Muhafızları ve Sertlik Yanlısı Görüşler
İran'da daha sert bir politika izlenmesini savunan görüşler, özellikle Devrim Muhafızları'na yakın medya organları ve parlamento çevrelerinden yükseliyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Alaeddin Burucerdi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin kararların en üst düzeyde alındığını ve bu konudaki düzenlemelerin mecliste hızla ele alınacağını belirtti. Daha önce Devrim Muhafızları'na yakın Tesnim haber ajansının ve muhafazakar Kayhan gazetesinin, ABD'nin anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması yönünde çağrılar yaptığı aktarılmıştı.



