Dış Politika

ABD'nin Önde Gelen 'Şahin' Siyasetçilerinden Lindsey Graham Hayatını Kaybetti

ABD Senatosu'nda görev yapan ve dış politikada sert tutumuyla bilinen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham'ın ölümü, Amerikan siyasetinde ve uluslararası ilişkilerde önemli bir figürün kaybı olarak değerlendiriliyor.

Onur B.2 dakika okuma1 görüntülenme
ABD Senatörü Lindsey Graham'ın vefatına ilişkin haber görseli.
ABD Senatörü Lindsey Graham'ın vefatına ilişkin haber görseli.
Paylaş:

ABD'nin Güney Carolina eyaletini temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 71 yaşında yaşamını yitirdi. Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, senatörün kısa süren bir hastalığın ardından vefat ettiği belirtildi. Hastalığının detayları hakkında ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Graham, ölümünden hemen önce Senato'daki görev süresi için kampanya yürütüyordu.

Amerikan Siyasetinde 'Şahin' Bir Figürdü

1955 doğumlu Lindsey Graham, hukuk eğitiminin ardından ABD Hava Kuvvetleri'nde askeri hukukçu olarak görev yaptı ve albay rütbesiyle emekli oldu. Siyasi kariyerine 1995'te Temsilciler Meclisi'nde başlayan Graham, 2003 yılından itibaren Senato'da görev yapmaktaydı. Amerikan siyasetinde askeri müdahaleleri, silahlanmayı ve sert ekonomik yaptırımları savunan 'şahin' kanadın önde gelen isimlerinden biri olarak tanınıyordu. Irak'ın işgalini desteklemesi, İran'a yönelik yaptırım ve askeri müdahale çağrıları, İsrail'e verdiği güçlü destek ve Ukrayna'ya yapılan yardımları savunmasıyla biliniyordu. Graham, Cumhuriyetçi Parti içinde Donald Trump'ın en sadık destekçilerinden biri haline gelmişti.

  • Irak'ın işgalini destekledi.
  • İran'a yönelik askeri saldırı ve yaptırım çağrıları yaptı.
  • İsrail yönetiminin en güçlü destekçilerinden biriydi.
  • Rusya'ya yönelik yaptırımların ağırlaştırılmasını savundu.
  • Ukrayna'ya daha fazla silah ve mali kaynak aktarılmasını istedi.

Türkiye'ye Yönelik Yaptırım Tehditleri ve Değişken Yaklaşım

Lindsey Graham'ın Türkiye ile ilişkileri, özellikle S-400 hava savunma sistemi alımı ve Suriye'deki operasyonlar nedeniyle sıkı bir takibe alındı. Graham, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasına sert tepki göstererek Ankara'ya yaptırım uygulanması yönünde çağrıda bulundu. Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte ABD Dışişleri Bakanlığı'na başvurarak S-400 alımının yaptırımsız bırakılmamasını talep etti. Ancak, Donald Trump'ın talebi üzerine Türkiye'nin S-400'leri faaliyete geçirmemesi karşılığında yaptırımlardan kaçınabileceği mesajını da iletti. Bu dönemde Türkiye ile doğrudan bir çatışma istemediğini ve krize çözüm bulunması gerektiğini belirtmişti.

Graham'ın Türkiye'ye yönelik en sert çıkışı, Ekim 2019'da Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yönelik başlattığı 'Barış Pınarı Harekâtı' sırasında yaşandı. Operasyona tepki gösteren Graham, Türkiye'ye yönelik "cehennemden gelen yaptırımlar" hazırlayacağını söyledi. Hazırladığı yasa tasarısı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve üst düzey yöneticilerin mal varlıklarının hedef alınmasını, vize kısıtlamaları ve Türkiye ile askeri veya enerji alanında çalışan kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasını öngörüyordu. Ayrıca, Türkiye'nin Kürt müttefiklere saldırması halinde NATO üyeliğinin askıya alınabileceği tehdidinde bulunmuştu.

Graham'ın Türkiye politikası, Washington'ın Ankara ile ilişkilerindeki ikili tutumu yansıtıyordu: Bir yandan NATO üyeliği ve bölgesel dengeler nedeniyle ilişkilerin korunması gerektiğini savunurken, diğer yandan S-400 ve Suriye politikası üzerinden Türkiye ekonomisini ve yöneticilerini hedef alan yaptırım tehditlerini gündemde tutuyordu.

Graham ayrıca, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri operasyonunun ardından Küba'yı da açıkça tehdit etmiş, ABD güçleri tarafından Venezuela'dan New York'a getirilen Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun Türkiye'ye gitme seçeneği sunduğu iddialarını dile getirmişti.

Paylaş: