ABD'den 'aşırı sol terör' çıkışı: Küba'dan sert tepki
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, terörle mücadele stratejilerini 'aşırı sol terör' üzerine yoğunlaştıracaklarını duyurdu. Küba ise bu adımı askeri bir macera hazırlığı olarak nitelendirdi.

ABD'den 'aşırı sol terör' açıklaması
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'da düzenlenen terörle mücadele konferansında, ülkesinin uluslararası terörle mücadele stratejisini değiştireceğini açıkladı. Rubio, küresel çabaların bundan böyle 'aşırı sol terör' üzerine yoğunlaştırılacağını belirtti. İslami militanlık tehdidinin azaldığını savunan Bakan Rubio, sol kanat şiddetinin bir kör nokta oluşturduğunu iddia etti. Konuşmasında herhangi bir somut kanıt sunmayan Rubio, sol grupların ABD'ye düşman ülkelerle iş birliği yaptığını öne sürerek, bu tehdidi kökünden kazımayı hedeflediklerini ifade etti.
Küba'dan askeri operasyon uyarısı
ABD'nin bu yeni stratejisine en sert tepki Küba'dan geldi. Küba Komünist Partisi'nin yayın organı Granma'da yer alan değerlendirmede, söz konusu söylemlerin ABD'nin yeni şiddet eylemlerini ve askeri müdahaleleri meşrulaştırma çabası olduğu vurgulandı. Yazıda, bu adımın sadece bir retorik olmadığı, Pentagon'un Küba'ya yönelik askeri seçenekleri incelediği yönündeki sızıntılarla birleştiğinde ciddi bir 'kan banyosu' tehlikesi barındırdığına dikkat çekildi. Kübalı yetkililer, bu politikaların bölgedeki istikrarı bozabileceği uyarısında bulundu.
- ABD Dışişleri Bakanlığı, sol grupları hedef alan yeni vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu.
- Demokrat Parti'den 11 milletvekili, Rubio'ya gönderdikleri mektupta stratejinin partizan olduğunu ve yasal protestoları kriminalize edebileceğini belirtti.
- Trump yönetimi, yaklaşan seçimler öncesinde komünizm karşıtı söylemi kampanya merkezine yerleştirerek seçmen desteğini artırmayı hedefliyor.
Uzmanlar, Trump yönetiminin bu söylemi hem iç siyasetteki sınıfsal eleştirileri göğüslemek hem de dış politikada Çin ve Rusya gibi rakiplere karşı düşmanlığı körüklemek için kullandığını değerlendiriyor. Özellikle Latin kökenli seçmenlerin desteğini almayı amaçlayan bu 'antikomünist' çizginin, Küba üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade ediliyor.



