Arnavutluk'ta Kushner Projesiyle Büyüyen İsyan: Tepkiler Siyasi Boyut Kazandı
Arnavutluk'ta ABD'li iş insanı Jared Kushner'in tatil köyü projesi, halkın tepkisini çekmeye devam ediyor. Gösteriler, projenin ötesinde hükümetin İsrail politikalarına yönelik eleştirilere ve yolsuzluk iddialarına uzandı.

Arnavutluk'ta, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in ülkenin güneyindeki Zvernec sahilinde hayata geçirmeyi planladığı devasa tatil köyü projesi, halkın yoğun tepkisine neden oluyor. Günlerdir süren protestolar, başlangıçta çevre ve arazi kullanımı endişeleriyle başlasa da, kısa sürede hükümetin İsrail politikalarına ve genel yönetimine yönelik eleştirilere evrildi.
Başkent Tiran'da düzenlenen gösterilerde, yaklaşık 5 milyar avroluk projenin satışıyla Arnavutluk topraklarının elden çıktığı ve İsrailli yerleşimcilerin bölgeye getirilme ihtimali dile getiriliyor. Göstericiler, "Arnavutluk satılık değil" sloganlarıyla projeye karşı çıkarken, bazı katılımcılar ise projenin arkasında Siyonist bir yapı olduğunu iddia ediyor. Bu durum, halkın ülkesinin ikinci bir Filistin'e dönüşmesinden duyduğu endişeyi yansıtıyor.
Protestoların bir diğer önemli boyutu ise Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'nın İsrail ile olan yakın ilişkileri. Rama, geçtiğimiz ocak ayında İsrail'i ziyaret ederek Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmiş ve Netanyahu'nun meclisindeki konuşmasında Gazze'deki duruma ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Rama, konuşmasında Hamas'ı sorumlu tutarak, Gazze'de kurulması planlanan uluslararası istikrar gücüne Arnavutluk olarak Türkiye ile birlikte asker göndermeye hazır olduklarını belirtmişti. Bu ifadeler, Rama hükümetinin İsrail'in politikalarına verdiği desteğin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Gösterilerde ABD ve Avrupa Birliği bayraklarının da taşınması dikkat çekiyor. Bu durum, eylemlerin sadece yerel bir projeye karşı olmadığını, aynı zamanda ABD ve AB'nin bölgedeki etkisine ve İsrail'e verilen desteğe yönelik daha geniş bir tepkiyi de içerdiğini gösteriyor. Ancak bazı yorumcular, bu bayrakların eylemlere anti-emperyalist bir tonun katılmadığına işaret ettiğini savunuyor.
Protestoların odağında yer alan Kushner'in tatil köyü projesinin, Trump yönetiminin Gazze planıyla benzerlikler taşıdığı da iddia ediliyor. Bu planın, Gazze'den Filistinlileri sürerek bölgeyi zenginler için bir tatil köyüne dönüştürmeyi amaçladığı öne sürülüyor. Zvernec sahilindeki projenin gerçekleştirileceği alanın, Adriyatik Denizi'nin stratejik konumu nedeniyle askeri ve çevresel açıdan da önem taşıdığı belirtiliyor.
Başbakan Edi Rama ise projeyi savunmaya devam ediyor. Rama, yaklaşık 5 milyar avroluk projenin Arnavutluk için istihdam yaratacağını savunarak iptal seçeneğini reddediyor. AB'nin projeyle ilgili "endişeli" açıklamalarına da projenin doğaya zarar vermeyeceği gerekçesiyle yanıt veriyor.
Öte yandan, Arnavutluk'ta son dönemde artan yolsuzluk iddiaları ve kamu hizmetlerine yeterli kaynak aktarılamaması da halkın Rama hükümetine yönelik tepkisini artırıyor. Göstericiler, hükümetin istifasını talep ederek, hem yolsuzlukla mücadele edilmesini hem de ülkenin stratejik topraklarının yabancılara satılmasının engellenmesini istiyor.
Protestolara katılan aktivistler, Arnavutluk'un giderek İsrail'in etkisine girdiğini ve hükümetin şeffaf olmayan anlaşmalarla siyasi nüfuz elde etmeye çalıştığını öne sürüyor. Gazeteci Egon Loli, bu durumun Arnavutluk'un kleptokratik siyasi sınıfının kötü yönetimine karşı bir protesto olduğunu belirtiyor. Aktivist Floriar Arapi ise halkın bu tür yolsuzluklardan ve oligarşik yatırımlardan korktuğunu ve "Arnavutluk satılık değildir" sloganının bu endişeyi yansıttığını ifade ediyor.



