ABD Yaptırımları Küba'yı Vurdu: Petrol Şirketi CUPET Listede
ABD, Küba devlet petrol şirketi CUPET'i yaptırım listesine alarak ülkedeki enerji krizini derinleştirdi. Küba ise ekonomik dönüşüm programıyla direnişini sürdürüyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Küba'ya yönelik ekonomik baskısı yeni bir boyut kazandı. ABD Hazine Bakanlığı, Küba devlet petrol şirketi CUPET'i (Küba Devlet Petrol Şirketi) yaptırım listesine ekleyerek ülkedeki enerji krizi ve elektrik kesintilerini artırdı. Bu adım, Küba'nın enerji sektörüne yönelik yaptırımların daha da sıkılaştırılması anlamına geliyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, ABD'nin bu kararını sert bir dille eleştirerek, Washington yönetiminin enerji alanındaki baskıyı tırmandırdığını vurguladı. Parrilla, yaptırımların elektrik üretimi ve yakıt tedarikini doğrudan olumsuz etkilediğini, enerji sektörüne yönelik ekipman ve teknik destek anlaşmalarının iptal edildiğini, banka transferlerinin engellendiğini ve petrol sevkiyatlarının baskı altına alındığını belirtti. Küba hükümeti, bu yeni yaptırımın sağlık, ulaşım ve elektrik gibi temel hizmetler üzerindeki krizi daha da ağırlaştıracağını ifade ederken, ABD yönetimi ise Küba'yı enerji kaynaklarını kötü yönetmekle suçlamaya devam ediyor.
Grammy ödüllü piyanist ve besteci Arturo O’Farrill, ABD’nin Küba’ya yönelik petrol ve enerji ablukasını “barbarca bir suç” olarak nitelendirerek yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. O’Farrill, yakıt kısıtlamalarının elektrik kesintilerini artırdığını ve temel hizmetleri olumsuz etkilediğini vurgulayarak ABD kamuoyuna seslendi. Sanatçı, Küba’nın ABD için bir tehdit oluşturduğu iddialarını reddederek, ülkelerin iç işlerine müdahalenin kabul edilemez olduğunu ve diplomatik yakınlaşma sürecine dönülmesi gerektiğini ifade etti.
Bu zorlu ekonomik koşullar altında Küba, kapsamlı bir ekonomik dönüşüm programını hayata geçiriyor. Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve enerji krizine karşı hazırlanan programın temelinde ABD’nin ağırlaştırılmış yaptırımlarının bulunduğunu belirtti. Díaz-Canel, Küba’nın geri adım atmayacağını ve kalkınma hedeflerinden vazgeçmeyeceğini vurguladı. Yeni dönemin öncelikleri arasında savunma hazırlıklarının güçlendirilmesi ve 2026 Ekonomik ve Sosyal Programı’nın uygulanması yer alıyor. Bu programla ekonomik yönetim mekanizmalarının yeniden düzenlenmesi, merkezi planlama ile piyasa araçları arasında denge kurulması ve üretim ile ihracatın önündeki yapısal engellerin kaldırılması hedefleniyor.
Program kapsamında devlet işletmelerine daha fazla özerklik tanınacak, bürokrasi azaltılacak ve yerel yönetimlerin karar alma yetkileri genişletilecek. Tarım ve gıda üretiminin artırılması, kullanılmayan arazilerin üretime kazandırılması ve üreticilerin piyasalara erişiminin kolaylaştırılması kritik başlıklar arasında bulunuyor. Dış ticaret süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yabancı yatırımların önündeki engellerin azaltılması da planlar arasında yer alıyor. Enerji alanında ise ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir kaynaklara geçiş hızlandırılacak, özellikle güneş enerjisi ve elektrikli ulaşım projeleri önceliklendirilecek.
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi Roberto Morales Ojeda, ülkeye yönelik kuşatmanın merkezinde mali ve ticari baskının bulunduğunu ve bunun bilinçli bir “boğma politikası” olduğunu belirtti. Ojeda, yaptırım korkusu nedeniyle yabancı şirketlerin enerji santralleri için gerekli ekipman ve teknik desteği sağlamaktan vazgeçtiğini ve banka transferlerinin engellendiğini kaydetti.
Öte yandan Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, ABD’nin Güney Florida bölgesindeki Küba karşıtı grupların saldırgan bir politika izlediğini belirterek, bu çevrelerin siyasi etkilerinin orantısız olduğunu dile getirdi. Cossío, bu grupların Küba halkına ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini savunanlara karşı çıktığını ifade etti.
Ülkede enerji üretimiyle ilgili sorunlar devam ederken, dün elektrik üretim kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle 24 saate varan kesintiler yaşandı. En yüksek açık saat 20.00’de 2027 MW olarak kaydedildi. Buna karşılık Küba, yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdürüyor; devreye alınan 54 güneş enerjisi santralinin günlük toplam üretimi 3288 MWh seviyesinde bulunuyor.



