Politika

15-16 Haziran Direnişi: İşçilerin Tarihe Geçen Mücadelesi

1970 yılının 15-16 Haziran günlerinde Türkiye işçi sınıfı, haklarına yönelik saldırılara karşı tarihin en büyük direnişlerinden birini sergiledi. O günlerin tanıkları, o destansı mücadeleyi ve unutulmaz anları anlattı.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi'nden bir kare.
15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi'nden bir kare.
Paylaş:

Türkiye işçi sınıfı tarihinin dönüm noktalarından biri olan 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi, o günleri yaşayanların anlatımlarıyla yeniden canlanıyor. Patronların ve siyasetin işçi sınıfına yönelik saldırılarına karşı yükselen bu isyan, tanıkların ifadeleriyle hafızalarda tazeliğini koruyor.

Polisler Kaçarken Dereye Atladı, İşçiler Tankların Üzerine Çıktı

Olayların tanıklarından Kemal Eroğul, yaşanan çatışmaları ve polisin paniğini şöyle aktarıyor: “Yoğurtçu Parkı’ndaki çatışma sonrası biz fabrikaya dönerken asker ve polis barikatıyla karşılaştık. Direncimize rağmen barikatı yardık. Bir albay bizi fabrikaya götüreceğini söyledi ancak sonra Yoğurtçu Parkı’nda işçilerin vurulduğu haberini aldık. Doğruca parka yöneldik. Orada işçilerle polisler arasında çatışma vardı. Polis ateş ediyordu, işçiler ise ellerinde ne varsa onunla karşılık veriyordu. Çatışma bittiğinde polislerin kaçabilenleri kaçtı, kaçamayanlar ise 'boklu dereye' atladı.”

Direnişin Kadıköy Salı Pazarı'na sıçradığı anları ise o dönem pazar hamallığı yapan Mustafa Metin Yakışırboy anlatıyor: “Pazarda hamallık yaparken işçilerin, polisleri kovaladığını gördüm. Otosan işçileri polisleri pazara doğru kaçırdı. İşçiler, bizim sepetleri (küfe) alıp yakaladıkları polislerin kafasına geçirip üstlerine oturuyorlardı. Bir arkadaşımızın elindeki sepet bir polisin kafasına geçirildiğinde, diğer polisler ateş açınca arkadaşımız kolundan vuruldu. Bir albay bir büfenin üzerine çıkarak işçilere konuşmak istedi, ancak işçiler büfeyi albayla birlikte kaldırıp götürdüler.”

Kartal Emniyeti İşgali ve Sendikacılara Hakaret Eden Albaya Sert Yanıt

16 Haziran’da Kartal Emniyet Müdürlüğü’nün işgali de direnişin önemli eylemlerinden biriydi. Gözaltına alınan üç işçinin serbest bırakılması talebiyle emniyet binasına yürüyen işçiler, binayı kısa süreliğine işgal etti. Maden İş Sendikası 4. Bölge organizatörü Adem Karabaş, olayları “Olağanüstü kalabalıktı. Kartal Emniyeti o kalabalığı görünce polisler bırakıp kaçtı. Hatta bir polis, yandaki fırında çuvalların arkasına saklandığını anlattı.” şeklinde aktarıyor.

Auer fabrikasında ise işçileri eylemlerinden vazgeçirmeye gelen bir albay ile fabrika baş temsilcisi Cengiz Turhan arasında yaşanan diyalog dikkat çekiciydi. Sendikacıların “cahil” olduğunu söyleyen albay karşısında, işçi Mustafa abi, “ha siktir ulan” diyerek tüm işçileri kahkahaya boğdu. Cengiz Turhan, albayı dışarı çıkarırken, “Albay’ı dinlediniz, ben çalışmıyorum, albayla beraber dışarı çıkıyorum, çalışanlar burada kalsın, çalışmayanlar benim arkamdan gelsin” diyerek işçinin haklı isyanına destek verdi.

Kadın İşçiler Tankların Üzerinde, Barikatları Aştı

Direnişin en çarpıcı anlarından biri de kadın işçilerin gösterdiği cesaretti. Vilayete giden kavşakta tankların kurduğu barikatı ilk aşanlar, Kimya-İş üyeleri başta olmak üzere kadın işçiler oldu. Nurten Arıcan, o anları, “Ben o tankın üstüne çıkıp, bir askeri böyle aşağı attığımı hatırlıyorum. Ondan sonra biz orayı da yardık.” diye anlatıyor.

Basın-İş üyesi İsmail Keresteci ise Cağaloğlu’ndan Beyazıt’a yürüyüşlerini ve kadın işçilerin rolünü şöyle dile getiriyor: “İran Konsolosluğu ile Milli Eğitim Müdürlüğü arasına tanklar koymuşlardı. O sırada beyaz önlüklü kadınlar tankların üstüne fırladılar. O kadınların tankların üzerindeki görüntüsü çok etkileyiciydi. Kadınlar yolu açtı, arkasından da gelen kitle tankların üstünden, yanından asker barikatını aştı.”

15-16 Haziran direnişi, Türkiye işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma ruhunu en güçlü şekilde ortaya koyduğu, hak arama mücadelesinde gösterdiği kararlılığın sembolü olmaya devam ediyor.

Paylaş: