Yerel

Kastamonu'da Yasak Salepten 13 Bin Liralık Gelir: 25 Dekarda Üretim Başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı destekli proje ile Kastamonu'da doğadan toplanması yasak olan salep, 25 dekarlık alanda yetiştirilmeye başlandı. Kurutulmuş salep kilogramı 13 bin liradan alıcı buluyor.

Elif K.1 dakika okuma0 görüntülenme
Kastamonu'da yetiştirilen salep bitkileri
Kastamonu'da yetiştirilen salep bitkileri
Paylaş:

Kastamonu'da, doğadan toplanması Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yasaklanan yabani salep, devlet destekli bir proje kapsamında 25 dekarlık alanda başarıyla yetiştirildi. Kurutulmuş salep, kilogramı 13 bin liraya kadar alıcı bularak bölge ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor.

Yabani Salep Yerine Kontrollü Üretim

Doğal ortamda nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve bu nedenle toplanması yasaklanan salep bitkisi, Kastamonu'da kontrollü üretimle yeniden doğuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın destekleriyle hayata geçirilen proje, hem doğayı korumayı hem de çiftçilere yeni bir gelir kapısı açmayı hedefliyor. Proje kapsamında 25 dekarlık bir alanda salep yetiştiriciliği yapılıyor. Bu sayede, yasağa rağmen doğadan kaçak yollarla salep toplayanlara karşı mücadele edilirken, talebi karşılayacak miktarda ürün elde ediliyor.

Yüksek Fiyatlı Bir Ürün Olarak Salep

Salep, özellikle dondurma ve tatlı yapımında kullanılan, kendine has özelliklere sahip bir bitki. Kurutulmuş salep, piyasada oldukça yüksek fiyatlardan alıcı buluyor. Elde edilen bilgilere göre, kurutulmuş salep kilogram fiyatı 13 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu durum, proje dahilinde üretim yapan çiftçiler için ciddi bir ekonomik potansiyel anlamına geliyor. Projenin yaygınlaşmasıyla birlikte, hem yerel halkın gelir düzeyinin artması hem de Türkiye'nin salep üretimindeki dışa bağımlılığının azalması bekleniyor.

Projenin Gelecek Beklentileri

Kastamonu'da başlatılan bu salep yetiştiriciliği projesi, bölgedeki tarımsal çeşitliliği artırma ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesini teşvik etme açısından büyük önem taşıyor. Çiftçilerin bu yeni üretim modeline ilgisinin yüksek olduğu ve projenin önümüzdeki yıllarda daha da genişleyeceği öngörülüyor. Bu sayede, hem doğal kaynakların korunması hem de sürdürülebilir bir tarımsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor.

Paylaş: